BM'den 'Batı Şeria' açıklaması: Derin endişe duyuyoruz

Dujarric, Batı Şeria'nın Huvvara beldesinde artan şiddetin 'kabul edilemez' olduğunu söyledi. Wennesland ise, "Huvvara'da tanık olduğumuz şiddet olaylarından derin endişe duyuyoruz" dedi.

Abone ol

DUVAR - Birleşmiş Milletler (BM), işgal altındaki Batı Şeria'nın Huvvara beldesinde artan şiddetin kabul edilemez olduğunu bildirdi. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın brifinginde, Batı Şeria'da artan şiddete ilişkin konuştu.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland'ın açıklamalarını benimsediğini aktaran Dujarric, "Genel Sekreter, işgal altındaki Batı Şeria'da artan şiddetten derin endişe duyuyor. Huvvara'daki şiddet ve terörü güçlü bir şekilde kınıyor ve tüm suçluların hesap vermesi gerektiğinin altını çiziyor" ifadelerini kullandı. Terör, kundakçılık ve sivilleri hedef almanın hiçbir gerekçesi olamayacağını kaydeden Dujarric, "Güvenlik güçleri, güvenliği muhafaza etmekle ve kişilerin intikam almalarını engellemekle yükümlüdür. Genel Sekreter, şiddet ve kışkırtmaların derhal sonlanması gerektiğini kaydediyor" diye konuştu.

Dujarric, "Yerleşim yerlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıkça dile getiriyoruz. Bunlar iki devletli çözüm önünde de engel teşkil ediyor. Hafta sonu (Huvvara) bölgede gördüğümüz şiddet kabul edilemez ve bunu kınıyoruz. Herkese de kınamaları için çağrıda bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.

'ŞİDDET EYLEMLERİ KESİN BİR DİLLE KINANMALI'

BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland ise, "Batı Şeria'da kötüleşen güvenlik durumundan ve özellikle son 24 saatte Huvvara'da tanık olduğumuz şiddet olaylarından derin endişe duyuyoruz" dedi.  Wennesland, güvenliğin sağlanmasından ve bireylerin kendi adaletini sağlamasının önüne geçilmesinden güvenlik güçlerinin sorumlu olduğunun altını çizdi.

Huvvara beldesinde dün bir Filistinli tarafından düzenlenen silahlı saldırıda ölen iki İsrailli kardeşin ailesi ile Huvvara'da birçok kişinin yaralanmasına ve evlerin ateşe verilmesine neden olan Yahudi yerleşimcilerin misilleme saldırısı sırasında hayatını kaybeden Filistinlinin ailesine taziye dileklerini ileten Wennesland, şiddet olaylarının faillerinden hesap sorulması çağrısında bulundu. Wennesland, şiddet, provokasyon ve kışkırtma eylemlerinin derhal durdurulması ve bu eylemlerin herkes tarafından kesin bir dille kınanması gerektiğini vurguladı.

AB: TÜM TARAFLARIN ACİL ADIM ATMASI GEREKİYOR

Avrupa Birliği (AB) de, işgal altındaki Batı Şeria'da sürekli artan şiddet olaylarından büyük endişe duyduğunu bildirdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in ofisinden yapılan açıklamada, "AB, işgal altındaki Filistin topraklarında sürekli artan şiddet olaylarından büyük endişe duymaktadır" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, 26 Şubat'ta Batı Şeria'da iki İsraillinin hayatını kaybettiği terör saldırısını ve 27 Şubat'ta bir İsraillinin daha yaşamını yitirdiği saldırının kınandığı belirtilerek, "AB, bir Filistinlinin ölümü, yüzlerce Filistinlinin yaralanması, evlerin ve dükkanların yakılması, Filistin mülkünün kabul edilemez şekilde tahrip edilmesiyle sonuçlanan yerleşimci şiddetinin patlak vermesini kınıyor" değerlendirmesi yer aldı.

Borrell'in 26 Şubat gecesi İsrailli ve Filistinli yetkililerle temasa geçerek şiddet ve terörün durması, tüm sivillerin korunması ve gerilimi azaltmak için acil önlemlerin alınması gerektiği mesajını ilettiği bilgisine yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Tüm tarafların bu ölümcül şiddet döngüsünü sona erdirmek, daha fazla can kaybını önlemek, hesap verebilirliği sağlamak ve failleri adalete teslim etmek için acil adımlar atması gerekiyor."

İSRAİL ORDUSUNDAN YAHUDİ YERLEŞİMCİLERE KINAMA

Öte yandan, Yahudi yerleşimcilerin İsrail işgali altında bulunan Batı Şeria'daki İsrail güvenlik güçlerine saldırmasının ardından İsrail ordusundan açıklama geldi.  İsrail ordusu, Yahudi yerleşimcilerin, İsrail güçlerine yönelik saldırılarını kınadı. İsrail ordusunun Twitter hesabından yapılan yazılı açıklamada, bir grup Yahudi yerleşimcinin, Nablus'un batısındaki El-Gaz kavşağında İsrail askerlerini taşladığı belirtildi.

Açıklamada, bir yerleşimcinin ise olay yerindeki bir İsrail subayını araçla ezmeye çalıştığı, askerlerin aracın tekerleklerine ateş açtığı ancak yerleşimcinin kaçmayı başardığı aktarıldı. Ordunun açıklamasında, bir diğer yerleşimci grubun, Batı Şeria'daki Rimonim yerleşim birimi yakınlarında bir Filistinliye ait aracı taşladıkları sırada, buna engel olmaya çalışan bir komutanın üzerine yürüdüğü ve sözlü hakarette bulunduğu ifade edildi. İsrail güçlerinin, olaya karışan iki yerleşimciyi gözaltına aldığı belirtildi.

 Şiddet eylemlerinin ve özellikle İsrail güçlerine yönelik olanların kınandığı açıklamada, İsrail ordusunun, Yahudiye ve Samiriye'de (Yahudilerce Batı Şeria için kullanılan isim) güvenliği, düzeni ve kanunu korumak için çalışmaya devam edeceği vurgulandı.

Öte yandan, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, yerleşimcilerin İsrail güçlerine saldırılarını değerlendirdi. Gallant, 'Yahudi isyancıların İsrail askerlerine saldırmasının yanlış ve çok tehlikeli olduğunu ve kanuna aykırı hareket edenlere müsamaha gösterilmeyeceğini' ifade etti.

Ne olmuştu?

İsrail güçlerinin 22 Şubat'ta işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus'a birkaç noktadan düzenlediği baskın bölgede gerilimi yeniden tırmandırmıştı. Nablus'un tarihi Eski Şehir bölgesindeki bir evin etrafını kuşatan İsrail askerleri, baskını protesto eden Filistinlilere gerçek mermiyle müdahalede bulunmuş, biri çocuk, ikisi yaşlı olmak 11 Filistinliyi öldürmüş, 6'sı ağır 100'den fazla Filistinliyi yaralamıştı. İsrail ordusu, haklarında yakalama emri olan silahlı üç Filistinliye operasyon düzenlediğini savunmuştu.

Batı Şeria'nın kuzeyindeki Huvvara beldesinde pazar günü iki Yahudi yerleşimci silahlı saldırıda öldürülmüştü. Akşam saatlerinde ise yüzlerce Yahudi yerleşimci, İsrail ordusunun gözetiminde Huvvara beldesine gelerek Filistinlilere karşı toplu saldırılar düzenlemişti. Yerleşimciler, beldede gece boyu onlarca evi ve arabayı kundaklamış, Filistinlilere saldırmış, evlerini taşlamıştı. 

Huvvara yakınlarındaki Zatara köyünde Yahudi yerleşimcilerin saldırısı sonucu beş çocuk babası bir Filistinli hayatını kaybetmiş, olaylarda birçok Filistinli de yaralanmıştı. (DIŞ HABERLER)