Bir ‘oburluk’ hikayesi: KFC ve Pizza Hut niye iflasın eşiğinde?
KFC ve Pizza Hut Türkiye’nin sahibi İş Gıda konkordato ilan etti. Çok değil bir yıl önce ‘yılın girişimcisi’ ilan edilen şirketin sahibi İlkem Şahin, adeta krediye dayalı bir ‘saadet zinciri’ kurdu. Gıdadan inşaata, kağıttan janta, medyadan film yapımcılığına her alana el attı. İflasın eşiğindeki şirketleri aldı. Şimdi hesap günde bir kova tavuk budu, bir dilim pizza fiyatına çalışan 6 bin emekçiye kaldı.
İşte yine krediye dayalı bir ‘oburluk’ macerasının sonunu
izliyoruz. Art arda açılan onlarca yeni restoran, kuruyemiş
ticareti, film yapımcılığı, batık şirketleri satın alma derken, bir
ay içinde her şey iskambil kağıdı gibi devrildi. Ve yine hesap
döndü dolaştı günlük bir kova tavuk, bir dilim pizza fiyatına
çalışan 6 bin emekçiye kaldı. Şimdi haklarını almak için şu soğukta
KFC ve Pizza Hut restoranlarının kapısında bekliyorlar. Bizim büyük
‘girişimcimiz’ ise para edecek ne var ne yok dükkandan söküp
götürüyor!
Peki, Türkiye’nin en eski fast food zincirlerinden birisi nasıl
oldu da iflasın eşiğine sürüklendi? 2012’de Obama’nın seçim
kampanyasında görev aldı diye medyanın parlattığı, ‘Yılın
Girişimcisi’ ödülü verilen İlkem Şahin, iddia ettiği gibi ABD’li
tekelden kazık mı yedi? Yoksa tavuk tedariği bile sağlayamazken
iştahla başka işlere el atmanın ceremesini mi çekiyor? Hepsinden
önemlisi babasının serveti sayesinde sülalesinin ömrünü
garantilemiş bir patronun konkordato hakkı varken, eve ekmek
götüremeyecek onca çalışanın alacakları ve borçları ne olacak?
Tam bir yıl önce, 12 Şubat 2024’te, GQ Dergisi’nin ‘Men Of The
Year’ (yılın başarılı erkeği) seçtiği İlkem Şahin için övgüler
düzülüyordu. 1960’larda Malatya’daki kayısı tarlasında gıda işiyle
başlayıp kısa sürede Babaeski’de tekstile sıçrayan babasının
şirketini, 2014’te farklı alanlara açıp holdinge dönüştürmüştü.
GQ’nun 1980’lerden kalmış küflü ‘yuppie kuşağı’ (kentli girişimci
erkek) etiketine uygun biçimde yeni şirketinin tabelasına da adının
baş harflerini kazımıştı: İş Holding.
‘Kredi musluğunun’ gürül gürül aktığı yıllardı. O da kana kana
içti. GQ ödülü vesilesiyle verdiği röportajda uzun uzun iyilikten,
dostluktan, maddiyatın araç olduğundan filan bahsettikten sonra
şöyle diyordu: “Her şeyden önce değer yaratma potansiyeli olan
işlere odaklanıyorum.”
KAĞITTAN MEDYAYA İFLAS EŞİĞİNDEKİ ŞİRKETLER
Aradığı değerleri de hemen buldu zaten! 2020’de KFC ile Pizza
Hut’ın Türkiye operasyonlarını, ABD’li tekel Yum Brands’tan aldı.
2022’de Peyman Kuruyemiş’in yeni sahibi oldu. Bir yıl sonra
Almanya’da iflas aşamasına gelmiş jant üreticisi BBS’yi portföyüne
katıyordu. Aynı yıl yine Almanya’da iki asırlık kağıt fabrikası
Ober-Schmitten’i alıyor, lakin ne yatırım yapabiliyor ne maaş
ödeyebiliyordu. Nitekim Eylül 2024’te Alman mahkemesi kağıt
fabrikasına ‘geçici iflas yönetimi’ atadı. Fakat parlak
girişimcimizin ‘oburluğu’ dur durak bilmiyordu. Gitti bu sefer de
Almanya’da batık bir televizyona el attı. 2023’te yayına başladığı
halde 2024’ün başında iflas başvurusu yapan Rhein Main TV’nin
yanına, Hamburg’da Ocak 2024’te yine iflas başvurusu yapmış organik
gıdacı Purefood’u ekledi. Bu arada Türkiye’de sinemaya merak
salmış, Hann Yapım’ı kurup 12 film çekmişti.
Satın aldığı iflas eşiğindeki onca şirketi sayarken bile insan
yoruluyor. Ne var ki, GQ’nun ‘yılın girişimci erkeği’ yorulmak
bilmiyordu. Pizzadan tavuk buduna, fındık fıstıktan televizyon ve
sinemaya, janttan kağıda koşturup duran İlkem Şahin, Pizza Hut’ın
Almanya’daki 90 şubesini de alıp fast foodun adına yakışır hızda
bir büyümeye imza atıyordu. Bir yılda KFC restoranlarının sayısını
125’ten 283’e, Pizza Hut’ları 45’ten 254’e çıkardı. ABD’li tekel
Yum Brands da pek etkilendi. 2023’te İlkem Şahin’e yılın
franchise’ı ödülünü verdi. Ama işler sarpa sarıyordu. Şahin “tavuk,
patates nedir ki. Başkasından pahalı alacağıma kendim tedarik
ederim” diyerek bir şirket kurdu.
Fakat ürün tedarik edemez hale geldi. ABD’li tekel ile masaya
oturdu. 170 restoranın devralınması için görüşüyordu. Yum Brands,
75 gün süren detaylı inceleme sonucunda restoranları devralmak bir
yana, Ocak 2025’te bütün franchise anlaşmasını feshettiğini
duyurdu. Kararla beraber İş Holding’in bünyesindeki İş Gıda ve
Peyman konkordatoya başvurdu. Mahkeme 31 Ocak’ta geçici iflas
yönetimi atadı.
Konkordato kararı için mahkemeye sunulan tablo
ÖVGÜLER DÜZDÜKLERİ MUCİZE 1 AYDA ÇÖKTÜ
Böylece övgüler yağdırılan 4 yıllık baş döndürücü ‘girişimcilik
hikayesi’nin altının nasıl çürük olduğu ortaya çıktı. Her şey
kredilerle halledilmiş, Almanya’da bir sürü batık şirket alınmış,
film işlerine vs. girilmişti. Mahkemeye sunulan belgelere göre bir
KFC restoranın açılış maliyeti ortalama 300 bin dolardı. 500’ün
üzerinde açılmıştı. Üstelik kredi saltanatı sadece gıda ile sınırlı
değildi. İlkem Şahin’in İş Holding bünyesine kattığı hemen her
şirket kredi zinciri ile birbirine bağlıydı. Bol ve ucuz kredilerle
başlayan büyümeyi sürdürmek için faizlerin yükseldiği dönemde de
maliyetli kredilere sarıldı. Nihayetinde bankalar limitleri
kapattı. Konkordato başvurusunda KFC ve Pizza Hut’tan başlayan
yangının holdingin tamamına yayılabileceği vurgulanıyor. İlkem
Şahin’in de yegane hissedar olması sebebiyle şahsi mal varlığının
icra yoluyla ucuza satılması tehlikesi bulunduğu ifade
ediliyor.
“Önce malları kurtaralım” deniliyor yani. İlkem Şahin konkordato
kararından bir hafta önce, 23 Ocak 2025 günü Krispy Kreme Gıda
şirketini eşinin üzerine geçirdi. Mahkeme kararından sonra ise
aceleyle Afyonkarahisar, Kocaeli, İzmir ve Mersin depolarındaki mal
stoklarını sattığı söyleniyor. En çarpıcı olan ise gece
restoranlara dalıp içinde ne var ne yok söküp götürmesi… İşçiler
videolarla kanıtladılar durumu. Finansal kaynakların nasıl
kullanıldığı ise şimdilik muamma. Konkordato başvuru dilekçesinden
anlaşıldığı kadarı ile krediler şirket satın almaları için
kullanılmış. İş Holding’in içinde babadan kalma köklü şirket Modern
Tekstil, Mersin’de HES işleten Akkoç Elektrik, inşaat, endüstriyel
mutfak vb. alanlarda daha pek çok şirket bulunuyor. ‘Baba ocağı’
epey sağlam. Konkordato sayesinde şahsi mal varlığı da şimdilik
güvencede.
ABD’li tekel Yum Brands’ın da keyfi yerinde. 2024’te küresel
çapta 7.5 milyar dolar gelir elde etti. 1.5 milyar dolarlık karı
kasasına koydu. Türkiye’deki anlaşmanın getirisi de gayet güzel.
Yeni açıkladığı finansal raporunda KFC ve Pizza Hut Türkiye için
yeni bir franchise anlaşması planlandığı duyuruluyor.
Konkordato kararı ile kağıt üzerindeki plana göre işletme
sermayesi güçlendirilecek, finansal durum düzeltilecek, böylece
istihdam korunup borçlar ödenecek. Oysa gerçekte olacak olan belli:
Bankalar, devlet ve kudretli alıcılar öncelikle alacaklarını tahsil
edecek. Küçük tedarikçiler şansını deneyecek.
İçlerinde 30, 20, 19 yıldır çalışanların olduğu binlerce emekçi
ise ücretlerini, kıdemlerini, birikmiş primlerini alabilmek için
tabakta artık kalmasını bekleyecek. O esnada karda kışta, sıcakta
yazda şirket önünde, restoran kapısında bekleyip duracaklar. Kavga
etmedikleri, gürültü çıkarmadıkları müddetçe de kimse onları
umursamayacak. Hep böyle olmadı mı?