Yılın son pazar günündeyiz. Her yılın sonunda o yıldan kalanları
listelemek adetten, bu yıl da öyle olsun. Şüphesiz “benim gözümden”
yapılmış bir liste bu: Görmediklerim ve unuttuklarım muhakkak
olacak. Dahası, yılı Berlin’de geçirdiğim için bu yıl memlekette
olup bitene pek hâkim olmadığımı baştan söyleyeyim. “Uzaktan”
izlediğim kadarıyla gördüklerimi yazacağım. Baştan söyleyeyim:
2018, umutlarımızın arttığı bir yıl. Şüphesiz müzik adına
konuşuyorum. Memleket ahvali ortada, üzerine kelam etmeye başlarsam
yazı bitmez onun için hiç değinmeyeyim.
2018, tarihe Tükçe rap’in yeniden ana arteri ele geçirdiği yıl
olarak yazılacak. Cartel’in estirdiği fırtına ve Gemlik’ten
Kadıköy’e uzanan “yerel” hareketin bir anda su yüzüne çıkması,
‘90’lı yılların ikinci yarısında bu türü hayatımıza soktu;
ilerleyen yıllarda Ceza’dan Fuat’a, Sagopa Kajmer’den Aziza A’ya
art arda ortalığa çıkan isimler her dem görünür olmasını sağladı.
Bir ara sessizleşse de yeraltından, dipten ve derinden ilerleyen
bir dalga olarak varlığını korudu. Bu dalga, 2017 yılında Ezhel’in
büyük yükselişiyle yeniden su yüzüne çıktı ve Gazapizm’den Eypio’ya
gençlerin katılımıyla geçtiğimiz yıl ana arteri ele geçirdi.
2000’li yıllarda (Candan Erçetin’den Burcu Güneş’e, Aylin Aslım’dan
Müslüm Gürses’e) neredeyse bütün önemli isimler albümlerinde bir
konuk rap’çi ağırladı; 2018 rap’çilerin albümleri sayesinde
piyasanın güldüğü bir yıl oldu. Ezhel, yeni şarkılarından ziyade
talihsiz bir olayla gündeme geldi ama bu, yılı zirvede kapatmasına
engel olmadı. Onun yanına koyacağım topluluk, bir süredir şahane
işler yapan Tahribat-ı İsyan –ki ileride adlarını daha çok
duyacağız.
Rap bahsinde çok şey yazdım, bu yüzden iki albümü öne çıkartarak
diğer alanlara geçeyim. İlki, Ozbi’nin kendi yağıyla kavrularak
yaptığı “Serserilik ve Şiir”. Şüphesiz rap’ten beslenen ama
doğrudan rap çatısı altında inceleyemeyeceğimiz bir albüm bu; yılın
en başarılı çalışmaları arasına çoktan girdi. Altını çizeceğim
ikinci albüm, Ankaralı şahane topluluk Mode XL’in iki ayağından
biri olan Evren Besta’nın “Babafingo”su. Pek duyulmadı, ortalıkta
görünmedi belki ama dinleyicisini buldu. Mode XL demişken ikilinin
diğer ayağı VeYasin’in projesi Hey! Douglas’ın yıl boyu sahnelerde
fırtına gibi estiğini söyleyeyim.
Yılın sürprizi, Ari Barokas’ın solo albümü “Lafıma Gücenme”.
Yılın başında çıktı, en çok dinlediğim albüm oldu: Berlin’e
giderken yanıma aldım, hiç bırakmadım. Şu cümleyi tereddüt etmeden
kurabiliyorum: Duman’dan tanıdığımız, sevdiğimiz Barokas,
dokunduran sözleri, muazzam şarkı yazarlığı ve yorumuyla 2018’in en
önemli işine imza attı. Aynı hatta iki albümün adını anmak elzem:
Barlas Tan Özemek işi “Yalancılar Kahvesinde” ve Özgür Yılmaz
imzalı “Haller”. İkisi de bu yılın en başarılı albümleri
sıralamasında zirveyi zorlar. Özemek, içine girilmesi zor bir albüm
yapmış ama dinlemeye devam ettiğinizde vazgeçemiyorsunuz. Yılmaz
derseniz, çok zamandır özlemini çektiğimiz bir albüme imza attı:
Hâlden hâle geçiyorsunuz, şarkılarda kendinizi buluyorsunuz; bu
yüzden bırakamıyorsunuz.
2017 bilançosunu yaparken değerlendirme dışı bırakarak kenara
ayırdığım albüm, Taner Öngür’ün topluluğu 43,75 ile yaptığı
“Elektrik Gramofon”du. Bu yıl, yeni albümünü de aynı yere
koyuyorum: Eylül başında tanıştığımız “Sayko Ana”, şahane
yorumlarıyla bizi bizden aldı. Kategori dışı, değerlendirme dışı,
bence 2018’in en iyi işi. 2019 albümünü heyecanla beklediğimi
gizlemeyeceğim.
Gaye Su Akyol, geçtiğimiz yılın kazanan ismi. Maddi kazanç
anlamayın, manevi anlamda kazandı. Adı şahane albümü “İstikrarlı
Hayal Hakikattir” ile sadece memleket içinde değil, dışında da
büyük ses getirdi ve yılın “en”leri sıralamalarında kanımca zirveye
yerleşti. Berlin konserine şahit oldum, heyecanını ve
dinleyicilerin tepkisini yerinde gördüm, bir kere daha sevdim. Adı
şahane bir başka albüm, Serdar Ateşer’in yıllardır beklenen albümü
“İş İşten Geçer Geçmez Oradayım”. Tıpkı Gaye Su Akyol albümü gibi
dolu dolu: Sadece adı değil, içeriği de şahane. Yıllardır
beklediğimize değdi ama bir sonraki albüm için bu kadar sabretmek
istemiyoruz. Umarım yeni Ateşer şarkılarını en kısa zamanda
dinleriz.
Lafı Serdar Ateşer’den alıp “yılın olayı” olarak
değerlendirdiğim Mozaik konserine getireyim. Bu önemli hadise, Ekim
başında Kayıkhane’de yapılan ve enteresan buluşmalara sahne olan
BurADA Müzik Var başlıklı festival dahilinde gerçekleşti. Topluluk,
“Ölümden Önce Bir Hayat Vardır” başlıklı ilk albümlerindeki efsane
kadroyu bir araya getirerek repertuvardan örnekler verdi. Dilerim,
önümüzdeki başka buluşmaların habercisi olur bu ve önümüzdeki
yıllarda Mozaik’i diğer albümlerdeki şarkılarıyla kanlı canlı
dinleme olanağı buluruz.
Yine Mozaik kadrosundan Sumru Ağıryürüyen, Orçun Baştürk’le
birlikte kotardığı So Duo ile 2018 içinde “Ay Ana” başlıklı albüme
imza attı. Yılın ayrıksı ve önemli çalışmalarından biri bu. Cenk
Erdoğan’ın “Fermata”sı, Cihan Mürtezaoğlu’nun “Deli Zaman”ı, Akın
Eldes’inn “Tek Başına”sı, Demirhan Baylan’ın “kenarda kıyıda bir
toplama” diye tarif ettiği albümü “Yapayanlış Şarkılar”,
ıskalanmaması gereken albümler. Barış Demirel şahanesi “Fail Play”
de öyle. Demirel’in albümüyle yılın sonuna doğru, biraz gecikmeli
olarak buluştum, sonrasında hiç bırakamadım. Memleket topraklarını
aşması gereken albümlerden biri bu. Belli ki sadece bu yılda
kalmayacak, daha uzun yıllar dinlenecek.
Yasemin Mori’nin “Estrella”sı ve Mabel Matiz’in “Maya”sı, yılın
önemli albümleri arasında çoktan yerini aldı. Yüzyüzeyken
Konuşuruz, “Akustik Travma” ile adından söz ettirirken Palmiyeler,
“Akdeniz”i piyasaya sürdü. Gözyaşı Çetesi’nin “Karar”ı, yılın son
aylarında yüzümüzü güldürürken Ceylan Ertem, (adını çok sevdiğim)
“Seni Senin Gibiler Sevsin” ile 2018’e bir son dakika golü attı. Bu
yılın albümü ama 2019’a damgasını vuracağı muhakkak. Teoman, bu yıl
eski şarkılarını yeni bir yorumla canlandırdı ve onları bir araya
getirdiği “Koyu Antoloji” ile hayranlarını sevindirdi. Yıllardır
beklediğimiz yeni Saska albümü “Tinglä” ise bu yılın
sürprizlerinden biri oldu.
2018 içinde Evrencan Gündüz’den Melek Mosso’ya, Melike Şahin’den
Tuğçe Şenoğul’a yaptıklarıyla adından söz ettiren çok isim var ama
benim için bu yılın en önemli ismi, Budapeşte’den memlekete
gönderdikleriyle kalbimizi çalan “tek kişilik dev kadro” Ekin
Beril. Genç sanatçı, bu yılın kazancı; sonrasına dair umudumu
artıran isimlerden. Yaptıklarını tarif etmek imkansız; hepsi çok
iyi. Heyecanla yeni “iş”lerini beklediğim isim olarak bu yıl kazanç
haneme yazıldı.
Bilançoların riskli yanı şu: Bir şeyleri unutma/ıskalama
olasılığınız yüksek. 2018’de Fazıl Say imzalı “Güz Şarkıları”ndan
Gürol Ağırbaş’ın “Bas Şarkıları”na, son ayda yılı yakalayan Selva
Erdener albümü “Biliyor musun?”dan Peyk’in heyecanlandıran “Lay Lay
Lom”una uzanan pek çok albümü sevdim, bir kısmı hakkında uzun
yazılar yazdım. Ati ve Aşk Üçgeni, Ah! Kosmos, Can Kazaz ve yine
son dakikada yakaladığım Hedonutopia, 2018 içinde dinlemek için
kenara ayırdığım albümler yaptılar. Bulutsuzluk Özlemi, son
dakikada sağ gösterip sol vuran şarkıları “Hayat Geçerken /
Mücella”yı yayımladı, mor ve ötesi arada çıkarttığı “Sultan-ı
Yegâh” yorumuna yine son dakikada senfonik “Bir Derdim Var”ı
ekledi.
“Dışarından” yılı güzelleştiren isimler de var: Berlin’de
tanıdığım, sevdiğim Derya Yıldırım & Grup Şimşek, yılı “Oy Oy Emine
/ Kürk” 45’liğiyle kapattı ama yeni albümün önümüzdeki yıl piyasaya
çıkacağı müjdesini bize verdi. Altın Gün, albümleri “On” dışında
iki 45’lik piyasaya sürdü. Elektro Hafız, konserleri dışında
“Çukur”a verdiği şarkılarla adından söz ettirdi.
Bir şey daha: 2018’de Kardeş Türküler 25. yılını kutladı,
Moğollar 50. yılı devirdi. Bu bile yılı sevmemiz için bir sebep!
Yazık ki 30 yılı aşan Grup Yorum, bu yıl baskılar yüzünden konser
veremeyen topluluk olarak tarihe geçti, konserlerini internet
üzerinden dinleyicisiyle buluşturdu. Ezhel’in tutuklanmasından Grup
Yorum’a yapılan baskılara konuşulacak çok şey var ama o, bir başka
yazının konusu olsun.
Yazıyı bir noktada bitirmek gerek yoksa daha sıralanacak çok
isim, konuşulacak çok şey var ama tadında kalsın, eksiği benim
haneme yazılsın. İyisi mi bunu tamamlayıcı bir “iş” olarak Işıl
Çalışkan’la yaptığımız yıl sonu değerlendirmesine topu atayım,
huzurdan ayrılayım. duvaR’ın Artı Eksi 365 serisi çerçevesinde
yaptığımız programda yılı değerlendirdik, geleceğe dair
umutlarımızı yineledik. Bir kere daha söyleyeyim: 2018, bereketli
bir yıldı. 2019 ve sonrası umarım daha bereketli olur. En azından
kendi adıma umudumun bu yönde olduğunu söyleyeyim.
Artı
Eksi 365... Ezhel, Gazapizm, Eypio... 2018 rap'in yılı oldu