Binali Yıldırım: Karşıma geçti, 'Ne haber bakan bey' dedi

Binali Yıldırım, bakanlığı döneminde yaptığı bir genel müdür yardımcısı değişikliğinin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından geri gönderildiğini anlattı. Yıldırım, "O kararname döndükten sonra benim karşıma geçti 'Ne haber bakan bey' dedi" diye konuştu.

Abone ol

DUVAR - Başbakan Binali Yıldırım, Habertürk TV ve Bloomberg HT canlı yayınına katıldı. Yıldırım, programa katılan gençlerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Yıldırım, "Başbakanı korumak için hayır diyoruz" açıklamalarına yanıt verdi. "Kılıçdaroğlu neden benim için çalışıyor? Herkes kendisi için çalışsın" diyen Yıldırım, "Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin 65'inci hükümetinin Başbakanı olarak temsil ettiğim makamdan vazgeçiyorsam bunun bir anlamı var Türkiye için, sizin için. Yaşadığımız olaylar, acı tecrübeler, en son 15 Temmuz böyle bir değişikliğin şart olduğunu ortaya koydu. Çünkü Türkiye mutlaka ve mutlaka kuvvetli bir iktidara sahip olmalı. Her zaman tek başına güçlü iktidar olması lazım ki içeriden ve dışarıdan gelecek tehditlere karşı dimdik durabilsin"şeklinde konuştu.

'KRİZ ÇIKMASIN DİYE ALTTAN ALDIK'

Geçmişte cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasında sorunlar yaşadığı hatırlatan Yıldırım, kendilerinin de Ahmet Necdet Sezer'le problemler yaşadıklarını belirtti. Yıldırım, şunları söyledi:

"Biz Ahmet Necdet Sezer'le çok sorun yaşadık. Yutkunduk, yutkunduk kriz çıkmasın diye hep alttan aldık. Ben bakanım, bir tane genel müdür yardımcısı değiştireceğim, Başbakan imzalıyor Cumhurbaşkanı'na gönderiyor. O imzalamıyor kararnameyi geri gönderiyor. O kararname döndükten sonra benim karşıma geçti 'Ne haber bakan bey' dedi. Bu ne demek biliyor musun? Benim patronum Cumhurbaşkanı, sen değilsin. Vesayet odağı çeşitli yollarla meydana geliyor. Birincisi bu anayasanın kendisi. O günün şartlarında içinde ne var ne yok korkudan sorgulamamış insanlar. Yüzde 92 ile kabul edildi. Ben 'hayır' oyu verdim. Milletin yüzde 7'si 'hayır' dedi, yüzde 93'ü 'evet' dedi. Başta silahlı adamlar var. Sıkıysa itiraz et."

'TEK BAŞINA İKTİDARDA EKONOMİK BÜYÜMEK YÜKSEK OLUYOR'

Yıldırım'a "100 yıldır parlementer sistem bizi bir yere kadar götürdü. 15 yıldır AK Parti iktidarda. Açtığınız yollardan, yaptığınız hizmetlerden bahsediyorsunuz ama bunu parlamenter sistemle yaptık. Neden devam etmiyoruz?" sorusu yöneltildi.

Bunun üzerine Yıldırım, parlamenter sistemin gerçek anlamda 1950'de çok partili sistemle başladığı dile getirdi. Türkiye'nin 1960-1980 arasında koalisyon hükümetleri ile yönetildiğini hatırlatan Yıldırım, Türkiye'nin büyüme oranı 4.8 olduğunu aktardı.

Tek başına iktidar dönemlerinde ekonomik büyümenin dünya ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Yıldırım, "Özal dönemi 1980-1992 tek başına iktidar. Büyüme oranı yüzde 5.1, dünyada oran 2.9, neredeyse 2 katı büyümüş çünkü tek başına iktidar. 1992-2001 arası dünya ortalaması yüzde 3, bizim büyümemiz yüzde 2.2. Dünya ortalamasının da altına gitmişiz. 28 Şubat olmuş, koalisyonlar olmuş, 2001 krizi gelmiş. Sonra AK Parti gelmiş, dünya ortalaması 2.9, AK Parti iktidarında büyüme 5.95 iki katını bulmuş. Parlamenter sistemde de var ama süreklilik lazım Türkiye'ye" dedi.

'SİSTEM FİİLEN DEĞİŞTİ'

367 kararı ile cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılamadığını söyleyen Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Tersine dönemeyiz. Çünkü CHP, 2007'de cumhurbaşkanını seçtirmedi, yeni icat çıkardı 367 diye. Biz o zaman referanduma gittik. Orada da halk dedi ki 'Cumhurbaşkanı'nı ben seçiyorum'. Halkın doğrudan seçtiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Dolayısıyla artık sistem fiilen değişti. Halkın seçtiği cumhurbaşkanı var."

'HÜKÜMET MECLİS'İN TEPESİNE ÇÖKÜYOR'

"Yeni sistem görev alanlarını net olarak tanımlıyor. Kuvvetler ayrılığını keskin çizgilerle belirliyor. Mevcut sistemde o yok. Hükümet Meclis'ten çıkıyor, o hükümet Meclis'in tepesine çöküyor, istediğini yaptırıyor."

'KANUN KARARNAMEDEN ÜSTÜN'

"Bir konuda kanun çıkmışsa, aynı konuda cumhurbaşkanı kararname çıkarmışsa geçerli olan kanunun üstünlüğü var, kararname geçersizdir. Buna rağmen cumhurbaşkanı inat etti, kararnameyi uyguladı, kanunu gözardı etti. O zaman yargıya gidecek. Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor, doğrusu neyse onu söylüyor. Hukuki denetim var."

DEĞİŞİKLİK TEK ADAMLIĞA YOL AÇAR MI?

"Şu anda AK Parti tek başına iktidar. O dediğiniz olacaksa bu sistemde olur. Çünkü millet Başbakan'a ayrı yetki vermiyor. Meclis'e oy veriyor. Meclis'ten Başbakan çıkıyor. Dolayısıyla iktidar partisinin zaten elinde Meclis. İktidar partisinin dediği her şey olur. Onun dışında hiçbir şey olmaz. Biz bu sistemi değiştiriyoruz. Meclis'in gücü artsın, denetleme, yasama yeri olsun. Yürütmeye de ayrı yetki verilsin. Vatandaşın patron olduğu yerde tek adam olmaz.

'ASIL TEK ADAM KILIÇDAROĞLU'

"Kılıçdaroğlu tek adam asıl. 7 senedir kaybediyor devam ediyor. Hiç değişmiyor. Şimdiki sistemde cumhurbaşkanının dünya kadar yetkisi var, cezai sorumluluğu yok. İstediğini yapsa sadece vatan ihanetten sorgulanabiliyor. Öyle de bir suç yok zaten soyut bir şey. Biz bunu değiştiriyoruz. Cumhurbaşkanı hem yetkili, hem de sorumlu. Yetki kullanıp sorumsuz olmak çok tatlı bir iştir. Çok insan ister."

'LAN SEN İZMİR MARŞI'NI BİLİYOR MUSUN?'

CHP milletvekili Hüsnü Bozkurt'un "evet" oyu vereceklere yönelik sözlerinin sorulması üzerine Başbakan Binali Yıldırım, “İzmir'de biz denize kimi döktük. Bu ülkeyi işgal edenleri. Evet verenler, bu ülkeyi işgal edenlerden daha mı kötü? Densizlik. Bu adama sormak lazım. Lan sen İzmir Marşı'nı biliyor musun? Okusa, bilse, eminim bunları söylemez. Sen kimi düşman görüyorsun kardeşim? Bu ülkenin vatandaşı evet verir, hayır verir, sandığa gitmez" diye cevap verdi. (HABER MERKEZİ)