Yine bahar geldi. Hep geliyor. Gelişi, bayram gibi! Ağaçlar
çiçek açıyor, doğa uyanıyor, yeşilleniyor, çiçekleniyor ve başta
erik olmak üzere yaz meyveleri art arda soframıza konuk oluyor.
Geçtiğimiz yıl bugün, bahar dışında bizi heyecanlandıran,
umutlandıran bir şey vardı önümüzde: Referandum. Dilimizde
şarkılarla geleceği selamlıyorduk. Olmadı. Türlü hilelerle
sevincimizi elimizden aldılar.
Umutsuz olmak bizim işimiz değil. Yazılarımda, konuşmalarımda,
dost sohbetlerinde umutlu olmayı öğütüyor, her zaman bunun altını
çiziyorum. Umutsuzluk insanı insan yapan değerleri yavaş yavaş yok
ediyor, insanı yalnızlaştırıyor, “birlik” olma duygusunu yok
ediyor. Bir insanın kendine yapacağı en büyük kötülüklerden biri
bu. Tıpkı otosansür gibi. “Kendine mukayyet olma” hâli şüphesiz
güzel ancak olmak zorunda bırakılmak fena. Bugün yapılan bu:
“Yazma, düşünme, söyleme, çekme, oynama, dillendirme, sorma” gibi
emirler art arda sıralanıyor ya da yapılanlar insanları buna
yöneltiyor. Bugün geçerli olan şey, biat. Biat etmeyen
cezalandırılıyor. İşinden ediliyor, seyahat hakkı elinden alınıyor
ya da yekten özgürlüğü kısıtlanıyor. Yine de önümüz bahar, günler
güzel. Güneşli günler, umutsuzluğumuzu elimizden alsın, dilimizde
bahar şarkıları dolansın…
Tarihimizin en eski pop düzenlemelerinden biriyle başlayayım:
1966 yılında ikincisi düzenlenen Altın Mikrofon Armağanı
Yarışması’na katılan şarkılardan biri, Selçuk Alagöz tarafından
seslendirilen “Bahçelere Geldi Bahar”. Ama bahar denince akla
gelen, Muhlis Sabahattin’e atfedilen “hafifmeşrep” bir şarkıda
karşımıza çıkan dizeler: “Nisan Mayıs ayları / Gevşer gönül
yayları…” Sezen Aksu’nun seslendirdiği Selmi Andak tangosu “Ben Her
Bahar Âşık Olurum”, bunun pop müzikteki karşılığı. Tek değil,
yanına pek çok şarkı koyabiliriz. Ben bu yazıda aklıma gelenleri
sıralayayım, gerisini bulmak size kalsın…
Erol Büyükburç, pop tarihimizin önemli figürlerinden. Bir
dönemin yıldızı. Besteleriyle müziğin yönünü değiştirdi ve
şarkıları dilden dile bugünlere geldi. “Kırık Kalp”, çok satan
plaklarından. Arka yüzünde yer alan “Gözlerime İyice Bak”, baharı
bize getiren şarkılardan: “Bir taç öreceğim sana / Binbir bahar
çiçeğinden / Yeter ki sen koş gel bana / Rüzgar içsin eteğinden…”
Yıllar sonra bu duyguyu bir Mirkelam şarkısı olan “Ahu Gözlüm”de
bulduk: “Ellerini ver / Saçlarını aç / Al beni koynuna sar /
Kuşları kondur eteğine de / Bir kapa bir aç yar…”
Zafer – Banu – Hülya üçlüsünün Hülya’sı, kuş cıvıltılarıyla
açılan plağına “Baharın Geldiği” adını vermiş ama plağın kapağına
kısaca “Bahar” yazmış. İlhan İrem, kendi adını taşıyan ilk
albümünde yer alan enstrümantal şarkının adını “Bahara Özlem”
olarak belirlemiş. Ali Rıza Binboğa’nın (bugün artık bambaşka bir
yerden dünyaya bakan Yavuz Bingöl tarafından da seslendirilen)
şarkısı, “Baharı Beklerim” adını taşıyor. Binboğa, bu şarkısıyla
1978 yılında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye elemelerine
katılmış, başarılı olamamıştı.
Bülent Ortaçgil’in ilk albümü “Benimle Oynar mısın?”da yer alan
ve sonrasında Nükhet Ruacan, Gündoğarken gibi isimler tarafından da
seslendirilen şarkısının adı, “Bahar Türküsü”. Anlatımı sade ama
etkileyici: “Bahar geldi, kendimi seçtim / Kuşlar uçtu, kendimi
aştım / Seni ben yanımda bulunca, değiştim, güzelleştim / Söz
etsen, yüzüm gülse, gel desen…” Gündoğarken şarkısı “Bahar Oldum”,
aşkı ve baharı anlatan şahane şarkılardan: “Şenlendi bahçelerim /
Hüznüme virgül koydum / Bir başkayım bu akşam / Şimdi ben bahar
oldum…”
Güzin ile Baha’nın sesinden ünlenen ve halk arasında
“Ateşböceğim” olarak bilinen “Gençlik Başımda Duman” adlı şarkıda
sevgili, “bahar dalında yaprak” olarak tarif ediliyor. Attila
Atasoy, “Sarı saçlar, yeşil gözler / Adın bahar olsun senin” diyor,
Fatih Erkoç ise sevgiliyi “Bahar Bahçesi”ne benzetiyor: “Bal bahçe
öptüğüm dudaklar / Salkım salkım yediğim üzümler / Şerbetli
nefeslerin ve / Geceleri ay seferlerim…”
Özdemir Erdoğan, aşkı en iyi anlatan bestecilerden. 1971 tarihli
plaklarından biri, “Bahar Gelince” hissettiklerini anlatıyor.
Burada kalmamış, yıllar sonra albümlerinden birine “Bahar
Şarkıları” adını vermiş ve albümü boydan boya aşk şarkılarıyla
doldurmuştu. “Yeni açmış gibi dalında / Bahar çiçeği gibisin
sevgilim…” dizelerini haiz şarkı buradan. Albüme adını veren şarkı,
bütün zamanların en güzel aşk şarkılarından biri belki de: “Baharda
kuşlar gibi / Geldin kondun dalıma / Susamıştım sevgiye / Çiçekler
sundum sana / Seversin diye…”
Hep pop cenahından ilerlemeyeyim, dümeni biraz da arabeske
kırayım… Orhan Gencebay’ın “neşeli” şarkılarından biri, 1979
yılında ortalığı karıştıran “Yarabbim”. Sanatçının TRT ekranlarında
seslendirdiği ilk şarkı bu: “Şimdi aşk zamanıdır / Aşk ömrün
baharıdır / Bırak sarhoş olalım / Meyler aşk şarabıdır // Mevsim
bahar olunca / Aşk gönüle dolunca / Sevenler kavuşunca / Yaşamak ne
güzel…” Gencebay’ın en büyük rakiplerinden biri olan Ferdi Tayfur,
sevilen şarkısı “Nisan Yağmuru”nda şunları söylüyor: “Yine nisan
yağmurunda ıslanacağım / Yine sensiz bulutlarla dertleşeceğim…” Adı
“Nisan Yağmuru” olan tek şarkı bu değil… Gönül Yazar’ın sesinden
ünlenen, eski melodramlarda sıklıkla duyduğumuz bir başka şarkı, en
az Ferdi Tayfur şarkısı kadar acıklı: “Nisan yağmuru kadar kısa
suren hayatımız / Durmaz bir saadet arar, bir sevgiye can katar /
Sevgi denen şey yalanmış daldan dala konan için / Her çiçeğin balı
varmış ask sarhoşu olmak için…”
Bahar, alaturka şarkılarda da karşımıza çıkıyor ama onları başka
bir mecrada, yazarları arasında bulunduğum KAFA’nın Nisan
sayısında sıraladım. Yinelemeyeyim, pop hattından ilerleyerek
yazının sonuna geleyim… Işıl German’ın 1975 tarihli ilk 45’lik
plağında seslendirdiği şarkı, sözlerini Ayşe Özgün’ün yazdığı “Sen
Gelince”: “Sen dönsen her şey yeşerecek gibi / Bahar başlar yeniden
/ Geleceğim dediğin mektubu / Sabırla beklerim ben…” Rüçhan Çamay,
“Çocukluğum”da geçmiş yıllarını “Masmavi bir gök, mevsim bahar /
Yemyeşil kırlar çiçeklerle süslenen…” sözleriyle tarif ediyor. Erol
Evgin, sözlerini Çiğdem Talu’nun yazdığı Melih Kibar bestesinde
“Ayrı Dünyalar”ı şu sözlerle dillendiriyor: “Sen belli ki çok
mutlusun / Bense yıllar boyu mahzun / Senin gözlerinde bahar /
Benim gözlerimde yaş var…” Mehmet Teoman’ın sözlerini yazdığı
unutulmaz Tanju Okan şarkısı “Kadınım”, geçmiş güzel baharları
hatırlatan şarkılardan: “Hatırla o günü karşıki sokakta / Seni
öptüğümü ilk defa hayatta / Kollarımda benim ilk bahar sabahı
/ Sen…”
Bahar ve aşk, ayrılmaz ikili. 1973 yılında yayımlanan Nermin
Candan plağında yer alan “Canımın İçi”nde, “Bütün mevsimler bahar
yanımda sevgilim var” dizesine rastlıyoruz. “Bu Bahar Bekledim Yine
Seni” adlı şarkıyı da seslendiren Alpay, “Sendin Sevgilim”de,
sevgilisine “bahçemde açan bahar” diye sesleniyor. Barış Manço’nun
“Gülpembe”sinde rastladığımız dizeler, mevzuya noktayı koyuyor:
“Sen gelince bahar gelir Gülpembe / Dereler seni çağlar,
sevinirdik Gülpembe…”
Adı “Bahar” olan şarkılar, bahardan söz edenler, baharı evimize
getirenler saymakla bitmez. Bu bahiste ıskalamamamız gereken şarkı,
Turgay Fişekçi’nin “Asmaların Dansı” adlı şiiri üzerine yapılmış
Yeni Türkü bestesi: “Günebakan” albümünün güzeli, “Bahar Şarkısı”.
Son noktayı, sözlerini Çiğdem Talu’nun yazdığı bir Yeliz şarkısıyla
koyayım: “Birden zaman dursa, her gün bahar olsa / Bugün açılan
güller hiçbir gün solmasa / Kırılan kalplerin yerini sevgi alsa /
Kimse gücenmese, kimse ağlamasa / Ümitsiz günlerin sonu gelmiş olsa
/ Yediden yetmişe herkes mutlu yaşasa dünyada // Hoş geldin bahar /
Hoş geldin dostum / Neşe getirdin / Dünyaya / Yeniden doğmuş gibi /
Şimdi bütün dünya…”
Başa döneyim ve söylediklerimin altını bir kere daha çizeyim:
Bahar umudu beraberinde getirir. Doğayı örnek alalım, şarkılarla
canlanalım. Şu ara gerekli olan, birlik olmak. Bunu becerebilirsek
bahar gelecek ve hiç gitmeyecek.