AYM'den bir kolu olmayan hükümlünün tek kişilik odada tutulmasına ihlal kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), tek kolu olmayan hükümlü Ersan Nazlıer’in cezaevinde yerine getiremediği günlük temel ihtiyaçlarını kendi başına karşılamak zorunda bırakılmasına ihlal kararı vererek, 21 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. Nazlıer’in avukatı Mehdi Özdemir, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı, hasta mahpus olup tek kişilik hücrede cezası infaz edilen her bir yurttaş açısından emsal niteliğindedir” dedi.

Abone ol

Deniz Tekin

DİYARBAKIR - Sağ kolu olmayan ve cezaevinde tutulduğu tek kişilik odada temel ihtiyaçlarını tek başına karşılamak zorunda bırakılan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlüsü Ersan Nazlıer’in “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine” ilişkin 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvuruda karar çıktı. AYM, oy birliğiyle aldığı kararda, Nazlıer’in yaptığı başvuruyu kabul edilebilir olduğuna karar vererek Nazlıer’in, Anayasa’nın 17’inci maddesiyle güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine hükmetti. Nazlıer’in cezaevi koşullarının düzeltilmesi için 2016 yılında verdiği tedbir kararını kaldıran AYM, Nazlıer’e 21 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

AYM: EKSİKLİK; YANLIŞ UYGULAMA VE DEĞERLENDİRMEDEN KAYNAKLANDI

AYM, ihlal kararının gerekçesinde, başvurucunun 16 ay boyunca giyinme, yıkanma gibi öz bakımına ilişkin ihtiyaçlarını yardım almaksızın tek başına yerine getirdiği hatırlatılarak, “Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum olan başvurucunun kanun gereği tek kişilik odada cezasının infazı sağlanırken öz bakım ihtiyaçlarının karşılanması için bu konuda uzman bir personel veya eğitim almış bir hükümlünün görevlendirileceği ve tutulduğu odanın bedensel durumuna uyumlu hale getirilebileceği göz ardı edilmiştir. Özellikle 4675 sayılı Kanunu’nun 4. Maddesi göz önünde bulunduğunda bu eksikliğin mevzuattan değil makamların yanlış uygulama ve değerlendirmelerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

‘ASGARİ EŞİK AŞILDI’

AYM, başvurucu Nazlıer’in bedensel dezavantajına rağmen öz bakımına ilişkin ihtiyaçlarını tek başına karşılamaya zorlanması nedeniyle Anayasa’nın 17. Maddesinde kapsamındaki kötü muamele yasağı için gerekli olan “asgari eşiğin” aşıldığına işaret etti. AYM kararın devamında, “infazın iyileştirilmesi talebi konusunda kamu makamlarının makul karşılanmayacak bir süre boyunca pasif kalması insan onurunu zedeleyecek şekilde başvurucunun acı çekmesine neden olmuştur. Anayasa Mahkemesi, incelenen başvuruda kamu makamlarının ceza infaz kurumunda başvurucunun bedensel durumuna uygun özel önlemler almadığı için başvurucuyu öz bakım ihtiyaçlarını kendi başına yerine getirmeye zorlaması nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği sonucuna varmıştır” denildi.

‘KARAR, EMSAL NİTELİĞİNDE’

Kararı değerlendiren Nazlıer’in avukatı Mehdi Özdemir, hayatını tek başına idame ettirebilme olanağından yoksun müvekkilinin üçüncü kişilerin yardımı olmaksızın tek kişilik odada tecrit edildiğini ifade ederek “Bu durum AYM kararında da görüleceği üzere müvekkilin uzun süre tecrit altında tek başına ihtiyaçlarını karşılamaya zorlanmasına sebebiyet vermiştir” dedi.

Hasta hükümlü veya tutuklular için cezaevlerinin yapısı ve koşullarının dezavantajlı konumda olduğuna işaret eden Özdemir, “Hasta mahpusların sağlık durumlarının gözetilerek, infaz erteleme ve devam eden infazın iyileştirilmesi hususlarında, kamu otoritelerinin duyarsızlığı, Anayasa Mahkemesi kararında da açıkça belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı, hasta mahpus olup tek kişilik hücrede cezası infaz edilen her bir yurttaş açısından emsal niteliğindedir. Bu kararla dezavantajlı durumda olup tek kişilik hücrede tutulan her bir hükümlü/tutuklunun infazının ertelenmesi ya da sağlık durumuna uygun bir şekilde infazının iyileştirilmesi gerekir” diye belirtti.

‘YASAL DEĞİŞİKLİK YAPILMALI’

Özdemir, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2020 yılı verilerine göre, cezaevlerinde 591’i ağır hasta olmak üzere toplam bin 564 hükümlü ve tutuklu bulunduğunu hatırlattı. Özdemir, bir kişinin ömür boyunca tek kişilik tutulmasının yasal dayanağı olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının; işkence, insanlık dışı ve kötü muamele yasağını ihlali olduğunu ifade etti.

Özdemir, “Bununla birlikte, infaz yasası gereğince, tek kişilik odada cezanın infazı ve belirli haklardan kısıtlı yararlanma durumu, söz konusu suçtan hüküm giyenler açısından ‘cezaevi içerisinde cezaevi’ şeklinde uygulanan infaz sistemi, kendi içerisinde temel hak ve hürriyetleri ihlal etmektedir. Bu açıdan, insancıl bir ceza infaz sisteminin uygulanabilmesi için yasal değişikliklerin yapılması zaruridir” dedi.

Ne olmuştu?

Şırnak’ta 2006 yılında çatışmada ateşli silah yaralanması sonucunda sağ kolu dirsekten kesilen Ersan Nazlıer, Diyarbakır’da yargılandığı davada 2 kez “ağırlaştırılmış ömür boyu hapis” ve 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Nazlıer, cezasının 2014 yılında Yargıtay’ın onaması ardından tek kişilik odaya konuldu. Tam teşekküllü devlet hastanesinin, tek kişilik odada ihtiyaçlarını yalnız başına karşılayamayacağı yönünde rapor verdiği Nazlıer, infaz koşullarının düzeltilmesi için yaptığı başvurular reddedildi. Başvuru sürecinde sevk edildiği 9 Nolu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda da tek kişilik odaya konulan Nazlıer, infaz koşullarının yaptığı başvuruların reddedilmesi üzerine önce AYM’ye, ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AYM, 2016 yılında Nazlıer için tedbir kararı vererek, “sağlık durumuna ve fiziksel özelliklerine uygun koşullarda cezasının infaz edilmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmasını” istemişti. Kararın ardından, Silivri 9 Nolu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Nazlıer’in sağlık ve fiziksel durumuna uygun koşullarda cezasının infaz edilmesi, yaşamsal ihtiyacının karşılanması için infaz koşullarını kısmen düzelterek, günlük temel yaşam faaliyetlerine yardımcı olması için yanına bir hükümlünün gitmesine izin vermişti. (DUVAR)