ASELSAN soruşturması: Hüseyin'i öyle bir yere götürdüler ki...

ASELSAN mühendisi Hüseyin Başbilen'in 2006'da ölü bulunmasıyla ilgili soruşturma dosyasına giren ifadeler bazı kuşkuları beraberinde getirdi. Başbilen'in kardeşi ve babası, çocuklarının eşinin o dönem, "Hüseyin'i öyle bir götürdüler ki" dediğini, üsteleyince de eliyle ağzına kapatarak söylediğine pişman olduğunu öne sürdüler.

Abone ol

DUVAR - ASELSAN'da çalışan 3 mühendisin 2007 yılında kısa aralıklarla ölü bulunması ve kayıtlara 'intihar' olarak yansıyan soruşturmada yeni bir ifade ortaya çıktı. ASELSAN mühendisi Hüseyin Başbilen'in 2006'da aracında ölü bulunmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada eski eşinin olay günü söylediği iddia edilen ve soruşturma dosyasına giren bazı sözler dikkat çekici bulundu. Hüseyin Başbilen'in ikizi Hasan Başbilen, resmi ifadelerinde olayın intihar olduğunu söyleyen eski yengesinin ağabeyinin kaybolduğu gün kendilerine "Hüseyin'i öyle bir götürdüler ki" dediğini, üsteleyince de eliyle ağzını kapatarak söylediğine pişman olduğunu söyledi. Baba Vehbi Başbilen de savcılığa aynı doğrultuda bilgi verdi.

'SIK SIK TELEFONDA GÖRÜŞTÜ'

Hasan Başbilen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede şöyle konuştu: "4 Ağustos 2006 günü kayıp olduğunu öğrenince Hüseyin'in evine gittim. Gitmeden önce annemle babama haber verdim. Önce onlar gittiler. Hüseyin'in evine gittikten sonra eşi Gülen Seda sık sık telefonla görüşmeye başladı. Telefon geldiğinde bizim yanımızda görüşmüyordu. Telefonu alıp boş bir odaya geçiyordu. Yaptığı her görüşmeden sonra da farklı farklı şeyler söylüyordu. Gelen aramalar Hüseyin'in telefonundandı. İçeri girip bir görüşme yaptıktan sonra yanıma geldi. 'Hüseyin'i öyle bir götürdüler ki' dedi. Cümlesini tamamlamadan kendi eliyle ağzını kapattı. Ne demek istediğini sordum. Ancak 'İşte saçmalıyorum' dedi. Hüseyin'i kimin ne maksatla, nereye götürdüğü hususunda bir açıklama yapmadı. Cümlesi de yarım kaldı."

Hasan Başbilen, "Hüseyin ölmeden iki ay kadar önce evlendiler. Düğünlerinde bulundum. Ancak düğünden sonra Gülen Seda, kendi adetlerine göre yeni evli çiftlerin evine en az iki ay gidilmeyeceğini söyledi. Biz evine gitmemizi istemediğini anladık ve ne annem babam ne de ben Seda'nın bu talebi uyarınca evine gitmedik. Gülen Seda bize eve iki ay gelmememiz gerektiğini söyledi. İki ay dolunca da Hüseyin öldü. Bunun da planlı olduğunu düşünüyorum" dedi.

'HENÜZ KAYIPKEN İNTİHAR DEDİ'

Baba Hüseyin Başbilen de ifadesinde oğlu Hasan Başbilen'in şahit olduğu olayı doğrulayarak şunları söyledi: "Oğlum kız kardeşinin İstanbul'daki komşusunun arkadaşı ile tanıştı ve bir süre konuştuktan sonra olaydan iki ay önce evlendiler. Eşi Gülen Seda bizi evine 2 ay kabul etmedi. 2 ay içinde oğlumla yüz yüze 3 sefer görüştük.Telefon görüşmesi yapıyorduk. Oğlumun kayıp olduğunu öğrendikten sonra Yenimahalle'deki evlerine gittim. Gülen Seda'ya sordum, "Hüseyin nerede Hüseyin'e ne oldu?" dedim. Gülen Seda, 'Hüseyin intihar etti' dedi, ben de "Sen ne söylüyorsun" dedim. Gülen Seda 'Hastaydı' dedi. Ben de 'Ne hastası' dedim. Bana 'Psikolojik tedavi görüyordu' dedi. Ve oğlum 2 gün sonra bulunuyor. Bir insanın eşi kaybolduğunda 'Kocam öldü' diyebilir mi, 'Ona dua edin' deyip ümidi kesebilir mi? Bu bizim akıllarımızda çok soru işareti bıraktı. İnsan kocasının ölüm haberini alır da gözünden bir damla yaş akmaz mı? Gülen Seda olayın olduğu gün salonda dolaşırken "Eşimi kaçırdılar" dedi. Ben de 'Sen ne diyorsun kim kaçırdı?' dedim. 'Ay ben ne diyorum' dedi, ağzını kapattı. Eşi Gülen Seda oğlumun cenazesi bulunup defnedildikten sonra yani yas döneminde bizim ısrarımız doğrultusunda 2-3 kez evimize geldi. Ve her geldiğinde bir saatten fazla durmayıp gitti ve 3 gün sonra veraset ilamı çıkartmış. Bundan sonra avukatı ile görüşeceğimizi söyledi."

(Kaynak: Hürriyet)

Haberin kaynağı