Anayasa Mahkemesi Gazete Duvar'ın engellenen haberleri için tazminat ödenmesine karar verdi
Anayasa Mahkemesi, Gazete Duvar'ın da aralarında bulunduğu yayın organlarını bazı haberlerine erişimin engellenmesi ile ilgili başvurularında haklı buldu ve tazminat ödenmesine karar verdi.
DUVAR- Anayasa Mahkemesi (AYM), Gazete Duvar, Diken, Sol.org.tr, Birgün, Artı Gerçek ve tarımdanhaber sitelerinin bazı haberleri ile Çiğdem Toker'in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısına erişim engeli getirilmesi üzerine yaptıkları bireysel başvuruları değerlendirdi.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin internet özgürlüğü konusunda üye devletlere yönelik tavsiye kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin internet ve ifade özgürlüğüne ilişkin içtihatlarına atıf yapan Anayasa Mahkemesi, başvuruları kabul etti.
BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ
Yüksek Mahkeme, engelleme kararlarıyla Anayasa'nın 26 ve 28. maddelerinde yer alan ifade ve basın özgürlüğü ile 40. maddede güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Başvuruculara ayrı ayrı 8 bin 100'er TL manevi tazminat ile yargılama giderlerinin ödenmesine karar veren AYM ayrıca ihlallerin yapısal sorundan kaynaklandığına hükmedip, bu sorunun çözülmesi için de kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderilmesine hükmetti.
AYM'nin söz konusu kararı Gazete Duvar'ın "Yunan olmak da ayıp değil Pontus da...", "Haydar Baş'ın başı neden belada" başlıklı, Diken'in "CHP'nin istismar araştırması teklifine yanıt: Mümkün değil", Sol.org.tr'nin "Kolejlerle ilgili şikayetler artıyor, hem emekçilerin parası ödenmiyor hem velilerin", Birgün'ün "Hasankeyf taşıma ihalesi iptal edildi, bakanlık soruşturma açtı", artıgerçek'in "Gıda sahtekarlığından 15 kez ceza alan kişi Tarım Kredi marketlere genel müdür olarak atandı" haberleri ile Çiğdem Toker'in Cumhuriyet'te çalıştığı dönem yazdığı "Ferhat Tepe dosyası neden kapatıldı?" yazısına ilişkin alındı. (HABER MERKEZİ)
AYM, TBMM'ye ne dedi?
AYM'nin TBMM'ye gönderdiği kararda yapılacak düzenlemenin şunları içermesi gerektiği kaydedildi:
- Kanunun 9. Maddesi öngörülebilir niteliğe kavuşturulmalıdır.
Erişimin engellenmesi usulünün kapsamı ve hukuki niteliği yeterli
açıklıkta ve netlikte olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
- İnternetin sınırlandırılmasını düzenleyen kanunların
olabildiğince dar bir uygulama alanına izin verecek şekilde
tasarlanması ve kullanımının acil bir toplumsal ihtiyacın
gereklerine özgülenmiş olması gerekmektedir.
- Hangi davranış ve olgulara hangi hukuksal sonuçların
bağlanacağının ve bu bağamda kamusal makamlar için nasıl bir
müdahale yetkisi doğacağının belirli bir kesinlik ölçüsü içerisinde
ortaya konulması gereklidir. Erişimin engellenmesi gibi durumlara
ilişkin haksız fiilin ağırlığının boyutuna ilişkin bir ölçüt/eşik
değer belirlenmesi gibi kriterler oluşturulmalıdır.
- İfade özgürlüğünü kısıtlayan bir yolun keyfi uygulamalara yol
açmaması ve özgürlüğün kullanımını ölçüsüz biçimde ortadan
kaldıracak düzeyde olmaması için gerekli güvenceleri barındırması
elzemdir.
- Kararlara itiraz edildiğinde delil sunmak da dahil
savunmaları ortaya koyma imkanı bulabilecekleri bir yol kurulması
yükümlülüktür.
- İtiraz merci tarafından verilen kararların istinaf veya temyiz
mercii denetimine açılmasının demokratik düzen için vazgeçilmez
olan ifade ve basın özgürlüklerine yönelik halihazırda ortaya çıkan
ihlallerin önlenmesi açısından yaşamsal önemde olduğu
unutulmamalıdır.
- Sulh ceza mahkemelerine kılavuzluk edecek hükümler
getirilmelidir. Orantısız ve keyfi uygulamalara yol açmamak için
erişimin engellenmesinin zorunlu ve istisnai bir tedbir olduğu, en
son başvurulabilecek çare ve son önlem olduğu belirtilmelidir.
- Düzenlemede erişimin engellenmesi tedbirine başvurmadan önce etki
değerlendirmesi yapılması, gecikmeksizin erişimin engellenmesinin
haklı çıkarılması, kullanılan araç ile ulaşılmak istenen meşru amaç
arasında makul bir dengenin sağlanması yükümlülüğü getirilmeli,
erişimin engellenmesi dışında alternatif araçlara yer
verilmelidir.