Alper Canıgüz: Alper Kamu’nun bütün güç odaklarıyla meselesi var

Alper Canıgüz'le yeni romanı 'Kıyamet Park'ı konuştuk. Canıgüz, "Günümüz Türkiye’sinde doğa, otel, devlet destekli sermaye dediğinizde hikâye kendi kendisini yazıyor" dedi.

Abone ol

DUVAR - Günümüz edebiyatının öne çıkan kalemlerinden biri olan Alper Canıgüz’ün yeni romanı 'Kıyamet Park', Alfa Kitap etiketiyle geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı.

'Oğullar ve Rencide Ruhlar' ile 'Cehennem Çiçeği'nden sonra serinin üçüncü romanı olan 'Kıyamet Park', Canıgüz okurlarını çok heyecanlandırdı. Biz de bu vesileyle Alper Canıgüz’le kitabı konuştuk. 

Biz ilk tanıştığımız günden beri Alper Kamu’yu çok seviyoruz. İlk kitap 'Oğullar ve Rencide Ruhlar' 2004’te, ikinci roman 'Cehennem Çiçeği' 2013’te yayınlandı. 'Kıyamet Park'ın yazımını da 2014’te duyurmuştunuz yanlış anımsamıyorsam. Ancak kitap geçtiğimiz günlerde raflara girdi. Bunca sevilen bir karakterin devam romanları arasına neden bu kadar uzun aralar verdiniz?

'Kıyamet Park'ın temel fikri, yani beş yıldızlı turizm tesisinde geçecek yeni bir Alper Kamu macerası 2013’te 'Cehennem Çiçeği' çıktıktan hemen sonra aklıma düştü. Enteresan olan şu ki, 'Cehennem Çiçeği'nin konusuna da 'Oğullar ve Rencide Ruhlar'ı yazdıktan kısa bir süre sonra karar vermiştim. Hep söylüyorum, seri kahraman yazarına bağlamayı pek istemediğim için ve galiba bir de Kamu maceraları beni fazlaca yorduğundan muhakkak arada başka bir roman yazıyorum. 'Kan ve Gül/Bir Kara Dejavu' üzerinde çalışırken 'Kıyamet Park' bir kenarda yavaş yavaş demlendi. Romana giriştikten bir süre sonra araya, yapımı henüz gerçekleştirilememiş bir uzun metraj film ve internet dizisi çalışması girdi, süreç akamete uğradı. Neticede salgının ikinci yarısı gibi diyeyim, tekrar kitap üzerinde yoğun olarak çalışmaya dönebildim.

Alper Kamu ilk kitapta olduğu gibi hâlâ 5 yaşında. Hiç büyümüyor. Alper büyüyünce -çürüyünce mi demeli- büyü bozulur mu? Daha genele vurursak; büyümek/büyüklük 'Küçük Prens'te geçtiği gibi bir körlük, bir anlayışsızlık sebebi midir?

“Çocuk dedektif” elbette Alper Kamu hikâyelerinin temel fikri ve kahramanın büyümesi onu özel kılan unsuru yitirmek anlamına gelecektir. Öte yandan, bu beş yaşına sabitlenmiş olma hali sadece bir “enteresanlıktan” ibaret değil. Neticede kahramanımız zihinsel açıdan pek de çocuk sayılmaz; ben onu daha ziyade ters fonksiyonlu bir Peter Pan gibi görüyorum. Cesaretini, hayal gücünü, sevgisini korumak için zamanı durdurması onu Peter Pan’e benzer kılıyor ancak ondan farklı olarak bunu çocukça değil idealindeki erişkin gibi gerçekleştiriyor.

ALPER KAMU’YA YENİ BİR RAKİP

Serinin ilk iki kitabına kıyasla 'Kıyamet Park'taki en büyük farklardan biri sanıyorum Alper Kamu’nun karşısına Altan isimli bir rakibin çıkmasıdır. Bu ikili, otelde işlenmiş bir cinayeti çözmek için iki koldan araştırmaya girişiyor, bir yandan katili ararken bir yandan da birbirleriyle yarışıyorlar. Alper Kamu’ya bir rakip yaratma fikri nasıl ortaya çıktı?

Altan karakterinin birden çok işlevi var. Bir kere, artık galiba Alper Kamu’nun dişine göre bir rakiple karşılaşmasının zamanı gelmişti. Aralarındaki rekabetin hikâyeye dinamizm kazandıracağını düşündüm. Bunun yanı sıra, Alper Kamu’dan daha zeki bir karakterin, kahramanımızı normalleştirmesi fikri de hoşuma gitti. Böylelikle onun zekası dışındaki niteliklerine, duygusal, içedönük yanına ve galiba vicdanına yoğunlaşma şansımız ortaya çıktı.

Kıyamet Park - Bir Kamu Davası, Alper Canıgüz, 248 syf., Alfa Kitap, 2021.

Romanın öne çıkan özelliklerinden biri de, oteldeki cinayetin araştırmasına paralel şekilde ilerleyen bir doğa katliamına tanıklık etmemiz. Maden ocağı açıp daha çok kâr elde etmek için doğayı, insanı, hayvanı umursamayan, minareyi çalmadan kılıfını uyduran insanların türlü manipülasyonuyla karşılaşıyoruz. Bu konuyu işlemeye nasıl karar verdiniz?

Alper Kamu’nun bütün güç odaklarıyla meselesi vardır. Bu kitabın bağlamında da, günümüz Türkiye’sinde doğa, otel, devlet destekli sermaye dediğinizde hikâye kendi kendisini yazıyor desem yeridir. Picasso’nun şu ünlü Guernica resmiyle ilgili olarak Alman subayının, “Bunu siz mi yaptınız?” sorusuna “Hayır, siz yaptınız” diye karşılık verişi türünden bir şeyler söyleyesim var ama öyle bir durumda bizdekilerin hicap duymak yerine, “Madem biz yaptık, uçlan bakalım kitabın telifini” diye boğazıma çökmesinden çekinirim.

'AFORİZMA KAFASI, MESELELERİN SIĞLAŞMASINA, ÇARPITILMASINA DA HİZMET EDİYOR'

Genel olarak değerlendirirsek; üç romanın da en dikkat çekici yanlarından biri ilk cümleleri. Kolayca okuyup geçemediğimiz, aynı zamanda kitabın ruhunu özetler nitelikte cümleler tercih ediyorsunuz. İlk cümle ve roman ilişkisine dair neler söylemek istersiniz?

Hem Kamu hikâyelerinde hem de diğerlerinde dediğiniz türden açılışlar yapmayı seviyorum, bu doğru. Okuyacağınız hikâyenin ruhunu taşıyan, insanı bir durup düşünmeye iten ve galiba bir yönüyle de okuru suç ortaklığına davet eden giriş cümleleri bunlar. Öte yandan, bilhassa sosyal medyada bunların bağlamsız biçimde, hatta bazen değiştirilerek kullanılması beni epey rahatsız ediyor. “Aforizma kafası” meselelerin aşırı sığlaşmasına, çarpıtılmasına da hizmet ediyor maalesef.

Sevdiğiniz yerli/yabancı polisiye romanlardan bahsedelim mi biraz da? Alper Canıgüz son zamanlarda neler okuyor?

Bir süredir okuma alışkanlığım kurgu dışı eserlere kaydıysa da hâlâ roman da okumaya çalışıyorum. Özellikle polisiye düşkünü sayılmam ama söz konusu türde sevdiğim eserler “kim yapmış” sorusunun ötesine geçen ve ekseriyetle dedektifin bir profesyonel ya da polis olmadığı hikâyeler. Eduardo Mendoza’nın deli, Lawrence Block’un hırsız dedektiflerini severim. Arturo Pérez-Reverte’nin sahaf, restorasyoncu ve şövalye dedektifleri de iyidir. Siyasi polisiye romanları yazan Wolfgang Schorlau’nun Dengler’ini de, eski bir polis olmasına rağmen ilginç buluyorum. Ancak hepsinin ötesinde, Borges ve Casares’in H. Bustos Domecq adıyla yazdığı 'Don Isidro Parodi’ye Altı Bilmece' kitabının çağdaş polisiye edebiyatı ve parodisinin harikalarından biri olduğunu düşünürüm.

'YENİ ALPER KAMU HİKÂYELERİ MÜMKÜN'

Şu sıra başka bir çalışmanız var mı peki? İleride yeni Alper Kamu romanları okuyacak mıyız?

Yeni Alper Kamu hikâyeleri mümkün, evet. Şu aralar kafamda dönen yeni kitap fikirleri var ama ne zaman bunlardan birini dile getirecek olsam o iş bir türlü olmuyor, olamıyor. Galiba net bir şeyler söylemek için biraz daha zamana ihtiyacım var.