Almanya'daki seçmenler neden Erdoğan'a oy verdi?

Prof. Hacı Halil Uslucan'a göre, Almanya'daki Türkiye vatandaşları 'otokratik bir yapı içinde büyüdükleri için' Erdoğan'ı tercih ediyor.

Abone ol

Yunus Ülger

DUVAR - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'da oyların yüzde 67.2'sini alması, uzmanlar ve siyasetçiler arasında, “Demokratik bir ülkede yaşayıp, otokratik birine oy vermek nasıl olur?” tartışması başlattı. Bazı siyasetçiler bunu 'uyumun başarısız olmasıyla' açıklarken, uzmanlar farklı sebepleri olduğunu düşünüyor. Ruhr Bölgesi'nin Essen kentindeki Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi Vakfı Direktörü Prof. Hacı Halil Ulucan, bu tercihi Türkiye vatandaşlarının otokratik ve muhafazakar bir toplum yapısı içinde büyümüş olmalarına bağladı. Bunun yanı sıra, Almanya'da dışlanma duygusunun da Erdoğan'ı tercihte rol oynadığını belirtti.

'EKONOMİK SORUNLAR TERCİHLERİ ETKİLEMİYOR'

Prof. Uslucan, Erdoğan'a oy verenlerin Türkiye'nin kırsal kesimlerinden geldiklerini, dolayısıyla muhafazakar ve dine bağlı olduklarını söyledi. Bununla birlikte son 10 yıldır Almanya'da yürütülen uyum tartışmalarının, Türkiye vatandaşlarında dışlanmışlık duygusuna yol açtığını belirtti. Bu iki sebebin Almanya'daki Türkiye vatandaşlarının Erdoğan'ı tercihinde önemli rol oynadıklarını dile getirdi. 

Prof. Uslucan'a göre üçüncü önemli bir sebep, Türkiye vatandaşlarının çocukluktan itibaren otokrat bir toplum yapısı içinde büyümüş olmaları. Bunun ailede otoriter baba ile başladığını belirten Prof. Uslucan, “Okulda otoriter bir eğitim sisteminden geçiyorlar. Askerlikte yine oldukça otoriter bir sistem var. Hayatları boyunca demokratik bir sistem içinde yaşamıyorlar. Şimdi bunlardan demokratik sistemden yana bir tercih yapmaları beklenemez. Dolayısıyla maço politika bunlarda karşılık buluyor” dedi. Türkiye'de son 20 yılda altyapı alanında gelişmelerin, Almanya'daki Türkiye vatandaşlarında bir gurur duygusu oluşturduğunu belirten Prof. Uslucan, Türkiye'de yaşamadıkları için ekonomik sorunlardan etkilenmediklerini, dolayısıyla bu sorunların oy tercihlerinde bir rol oynamadığını vurguladı.

'ŞAŞILACAK BİR DURUM YOK'

Hamburg Protestan Yüksek Okulu öğretim üyesi Dr. Yaşar Aydın da, Almanya'daki seçmenlerin muhafazakar ve dine bağlı olduğunu hatırlatarak, “Erdoğan'ı tercih etmelerinde şaşılacak bir durum yok” dedi. Seçmenlerin ekonomik ölçütler yerine inandıkları değerlere göre oy verdiklerini belirten Dr. Aydın, ekonomik çıkarlarla örtüşmese bile inanılan değerlerin oy vermede belirleyici olduğu görüşünü ifade etti. 'Diaspora gerçeği' olgusuna dikkat çeken Dr. Aydın, “Almanya'daki Türkler için uzakta özlemi çekilen, gerektiğinde sığınılacak, romantize edilen bir vatan var” ifadelerini kullandı. 

Dr. Aydın, Almanya'dan Türkiye'ye gidenlerin altyapı yatırımlarını gördüklerinde bunu 'iktidarın başarısı' olarak değerlendirdiklerini belirtti. Sadece Türkiye'de değil, son 20 yılda bütün dünyada bir gelişme yaşandığını hatırlatarak, “Erdoğan'a oy verenler bunu görmüyor ya da görmek istemiyor. Bunu sadece Erdoğan'ın başarısı olarak görüyor” görüşünü ifade etti. 

'BÜTÜN DÜNYADA DEMOKRASİ SORGULANIYOR'

Alman medyasında, “Demokratik bir ülkede yaşayıp nasıl otokrat birini oy veriyorlar?” sorusuna Dr. Aydın, Almanların da aşırı sağcı AfD partisine oy verdiklerini hatırlatıp, “Demokratik bir ülkede yaşamak, demokrasiden yana oy vermeyi gerektirmiyor” yanıtını verdi. Öte yandan, küreselleşmenin getirdiği yorgunluk ve korku sebebiyle demokrasinin bütün dünyada sorgulandığını dile getirdi. Bu sebeple dünyanın birçok ülkesinde otokratik liderlerin iktidarda olduğunu aktardı.

ÖNCE UYUM, SONRA VATANDAŞLIK

Öte yandan, ana muhalefet Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) Federal Meclis sözcüsü Thorsten Frei, Türkiye vatandaşlarının Erdoğan'a oy vermesini, uyumun başarısız olmasına bağladı. Die Welt gazetesine konuşan Frei, Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser'den Alman vatandaşlığına geçişi kolaylaştıran yasa teklifini geri çekmesini isteyerek, “Önce uyum, sonra Alman vatandaşlığı verilsin” görüşünü savundu. Erdoğan yandaşlarının seçim kutlaması hakkında ise, “Araba konvoylarıyla kutlama bize bir uyarı olmalı” değerlendirmesini yaptı.

Yine Die Welt'e konuşan Yeşiller Partisi'nden Lamya Kaddor, bu eleştirilere karşı çıkarak, Almanya'daki 3,5 milyon Türkiye kökenlinin yarısının seçme hakkının bulunduğunu, bunların da yarısının oy verdiğini hatırlattı. Seçim sonuçlarını, 'zor katlanılır' olarak niteleyen Kaddor, seçime gitmeyenlerle birlikte çoğunluğun Erdoğan'a karşı olduğunu söyledi.

Solingen kurbanlarını anma etkinliğinde konuşan Federal Tarım Bakanı Cem Özdemir ise Federal Hükümet'ten Türkiye politikasında köklü değişim istedi. Putin ile yaşananlardan ders çıkarılmasını isteyen Özdemir, Erdoğan'ın seçim başarısının kutlanmasının, liberal demokrasinin reddi demek olduğunu söyledi. Türkiye'den gelen imamların seçmenler üzerinde etkisine dikkat çeken Özdemir, “Bunların gelecek kuşaklar üzerinde etkilerini konuşmamız gerekiyor” dedi.

ERDOĞAN'A EN ÇOK OY RUHR BÖLGESİNDEN

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Erdoğan yüzde 67,2 oranında oy alırken Kemal Kılıçdaroğlu'nun oyu yüzde 32,8 oldu. Yüzde 78,8 ile Erdoğan'a en yüksek oy Ruhr Bölgesinden verildi. Burada büyük çoğunlukla Orta Anadolu ile Karadeniz bölgelerinden gelenler yaşıyor. Erdoğan Almanya'da yüzde 51,5 ile en düşük oyu Berlin ve çevresinden aldı.