Almanya siyasetindeki Suriye tartışmaları Türkiye'yi güçlendiriyor

Almanya, Türkiye'nin mültecileri güvenli bölge kurarak oraya yerleştirmesi fikrine en başından beri tıpkı mülteci anlaşması konusunda olduğu gibi sıcak bakıyor, bu fikri destekliyor. Almanya'da yaşanan her tartışmadan AKP hükümeti destek alarak çıkıyor.

Abone ol

KÖLN - Geçtiğimiz cumartesi Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas Suriye'nin kuzeyinde yaşanan gelişmeleri görüşmek üzere Türkiye'ye bir ziyarette bulundu. Maas, Ankara'da mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.

Maas'ın ziyareti sırasındaki tutumu Almanya'da sert eleştirilerin hedefi oldu. Çünkü Maas'a bir gazetecinin hükümetin büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) genel başkanı aynı zamanda da Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer'nın (AKK) Avrupalı NATO üyeleriyle birlikte Suriye'nin kuzeyinde bir güvenli bölge oluşturma önerisinin konuşup konuşmadıklarını sorması üzerine, Çavuşoğlu'nun konuyla ilgili yaklaşık üç dakika konuşmasının ardından Maas, "Bu konuşmamızda basın toplantısındakine kıyasla daha az zamanımızı aldı" dedi. Almanya Dışişleri Bakanı, "Şu anda daha ziyade teorik bir karaktere sahip olan şeyler için zamanımız kalmadı, zira Suriye'deki insanların teorik tartışmalara zamanı yok" ifadelerini kullanarak Savunma Bakanı'nın fikrini başka bir ülkede açıktan eleştirmesine ilk önce CDU'lar tepki gösterdi.

Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier (CDU) Maas'ı sosyal medya hesabından eleştirdi. Altmaier, "Pratikte her siyasetçi açısından on yıllardır şurası açıktır ki yabancı bir ülkeden ne muhalefetteki ne de kendi hükümetindeki siyasetçileri eleştirmezsin" diye yazdı.

CDU'lu milletvekillerinden Norbert Röttgen Maas'ın açıklaması için "Bu, Alman dış politikasının utanç verici bir anı" ifadelerini kullandı.

Röttgen "Türkiye uluslararası hukuka aykırı bir işgale girişiyor ve Alman Dışişleri Bakanı Türkiye'nin işgali yerine Birleşmiş Milletler'in yetkisi altında bir uluslararası güvenlik bölgesi kurulmasının iyi bir fikir olmadığı yönündeki fikrini onaylatmak için Türkiye'yi ziyaret ediyor" dedi.

Meclisteki muhalefet partilerinden Hür Demokrat Parti (FDP) lideri Christian Lindner de "Heiko Maas Türkiye ziyaretini Büyük Koalisyon'daki Suriye anlaşmazlığını dünya sahnesine taşımak için kullanıyor. Dış politik konularda Federal Hükümet bir tavuk kümesini andırıyor ve böylece de Almanya'nın çıkarlarına zarar veriyor. Başbakan'ın duruma derhal bir netlik kazandırması gerek" dedi.

MAAS TÜRKİYE ZİYARETİ İLE İÇ POLİTİKAYA MESAJ VERDİ

Maas da Türkiye'nin Suriye'ye yaptığı askeri harekatı defalarca eleştirdi. Hatta ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna düzenlediği askeri harekatı "acı bir kötüye gidiş" olarak nitelendirerek 'Barış Pınarı Harekatı'nın uluslararası hukuk nezdinde meşruiyeti olmadığını, Türkiye'nin askerlerini Suriye'den çekmesi gerektiğini söylemiş ve Çavuşoğlu ile Twitter'da karşı karşıya gelmişti.

Maas belki de Ankara'ya yaptığı kısa ziyaretle biraz da Almanya dış politikasını kimin temsil ettiğini net bir biçimde göstermek istedi. Çünkü Almanya Savunma Bakanı'nın kendi Dışişleri Bakanı'na tüm gün birlikte olmalarına rağmen yeni güvenli bölge fikri ile ilgili sağlıklı bilgilendirme yapmamıştı. Bu duruma hem Maas hem de Sosyal Demokratlar tepki göstermişti. AKK Maas dışında Londra, Paris, NATO ve cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın dahil olmak üzere hemen herkesi bilgilendirmişti.

Ayrıca Maas'ın güvenli bölge konusunda Almanya'nın aktif rol almasını doğru bulmaması yeni bir konu da değil. ABD, Kramp-Karrenbauer'dan önceki savunma bakanı Ursula von der Leyen'den yılın başında Suriye'de bir güvenli bölge oluşturmaya Almanya'nın askeri gücünü katmasını istemiş ve Maas bu fikri reddetmişti.

ALMANYA SİYASETİ SURİYE KONUSUNDA HEP KENDİSİNDEN YANA

Suriye savaşı konusunda Almanya'nın politikası hep kendi alanını korumak üzerine kuruluydu. Bu nedenle her gün hükümet partilerinden çelişkili açıklamalar, eleştiriler geliyor. Duruma göre tavır belirleyerek asıl politikalarının üstünü örtüyorlar. Buna Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine düzenlediği askeri harekatı da dahil.

Daha iki hafta önce Almanya'nın en yüksek tirajlı gazetesi Bild, Lüksemburg'daki AB dışişleri bakanları toplantısından Türkiye'ye yönelik AB çapında silah satışının durdurulması ve yaptırımlar uygulanmasına yönelik bir karar çıkmamasının nedeni olarak Almanya Dışişleri Bakanlığı'nı gösterdi. Buna gerekçe olarak da gerçek bir silah ambargosu, tüm AB üyelerinin Türkiye'ye yapılan her türlü silah teslimatlarını derhal durdurmak zorunda kalmaları anlamına geleceğinden böyle bir uygulama, Almanya'nın Türkiye'ye yönelik aldığı ve "Türkiye’nin askeri harekatında kullanılabilecek yeni silah teslimatlarını durdurma" kararının ötesine geçmiş olacaktı. Almanya, onaylanmış silah teslimatlarını hali hazırda yapmaya devam ediyor. Maas, bu konudaki ifadeleri iyice yumuşatıp, Türkiye'ye yönelik aldığı silah ihracatını askıya alma kararında “önceden verilmiş izinlerin geri çekildiğini düşündürecek,” tazminat ödemesine yol açabilecek bir “izlenim uyandırmayacak” şekilde dile getirdi.

SPD'li bakan Maas Almanya'nın silah ticaretini risk altına girmesini engellerken aynı SPD'nin meclis grup başkanı Rolf Mützenich ise Suriye'nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekât nedeniyle Türkiye'nin NATO üyeliğinin sorgulanması gerektiğini söyledi. SPD'li politikacı, Türkiye'nin Suriye'deki varlığını "işgal" olarak nitelendirdi ve Mützenich, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in, Suriye'nin kuzeyindeki askeri operasyonun Türkiye için NATO'daki rolü açısından ne tür sonuçları olacağını değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Ancak Maas bu kez de Ankara'daki görüşmeden sonra “Türkiye Almanya için önemli bir NATO müttefiki ve öyle kalacak” dedi.

Yine Almanya Başbakanı Merkel'in pazar günü cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda Suriye'nin kuzeydoğusuna ilişkin gelişmeleri ve bölgesel konuları konuştukları basına yansıdı. Aynı gün Welt'in Pazar eki olan Welt am Sonntag gazetesi CDU'lu politikacı AB Bütçesi Komisyon Üyesi Günter Oettinger'in açıklamalarını yayınladı. Oettinger, Mülteci Anlaşması uyarınca Avrupa’ya Türkiye’ye yapılan ödemelerde indirim çağrısında bulundu.

CDU'lu politikacı "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın planlarına göre, birçok mülteci Suriye'deki güvenli bölgeye taşınacak. Orada birçok okul, hastane ve barınma önceki fonlarla önceden inşa edilmiş olması gerektiğinden maddi gereksinim daha az olacaktır" dedi. Oettinger, "Üstelik Ürdün veya Lübnan gibi diğer ülkeleri de öncekinden daha güçlü desteklemeliyiz" dedi.

Tüm bu tartışmalara çelişkili açıklamalara bakılacak olursa Almanya hükümetinden (koalisyon ortaklarından hangisi olursa olsun) Türkiye'nin Suriye'ye yaptığı askeri harekatına karşı yapılan sert açıklamaların, işgal nitelendirmelerinin amacının kamuoyunu bir nebze kontrol altında tutmanın ötesine geçmediği net biçimde görülüyor. Almanya, Türkiye'nin mültecileri güvenli bölge kurarak oraya yerleştirmesi fikrine en başından beri tıpkı mülteci anlaşması konusunda olduğu gibi sıcak bakıyor, bu fikri destekliyor. Almanya'da yaşanan her tartışmadan AKP hükümeti destek alarak çıkıyor. Almanya'nın Türkiye'yi yeni mülteci politikasında ilk destekleyen ülke olacağını söylemek çok da yanlış bir öngörü olmayacaktır.