AK Parti: Mansur Yavaş sahte senetle icra takibi yaptı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Millet İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Adayı Mansur Yavaş'ın sahte senetle icra takibi yaptırdığına yönelik iddialar olduğunu belirterek, "Bununla ilgili yargı süreci 2016'da tamamlandı ve hüküm giydi. Neden tek bir açıklama yapılmıyor bu konuda?" diye sordu.

Abone ol

DUVAR - Yerel seçime 3 hafta kalırken, Millet İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Adayı Mansur Yavaş'a önce hükümete yakın medyadan, ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'sahte senetle icra takibi' suçlaması geldi. Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Yavaş'ı bu konuda açıklama yapmaya çağırdı.

Çelik, haftalık bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

VAHİM İDDİALAR: Önemli bir gündem konusu var, günlerdir basında CHP’nin Ankara adayı olan Mansur Yavaş ile ilgili iddialar var. İddialar basında yer alıyor ve bunlar önemli, vahim iddialar. Fakat ne CHP’den ne de Yavaş’ın kendisinden bir açıklama gelmedi. Halbuki sorumlu bir partinin derhal açıklama yapması, olayı açıklığa kavuşturması gerekirdi. Bu iddiaları, arkadaşlarımız sordular bize. Bizim önce incelememiz gerekiyordu. İddiaların hepsini takip ediyorduk fakat bir açıklaam yaparlar mı diye bekledik, gelmedi. Bizim vardığımız sonuçlar, belgeli bilgili sonuçlar olarak vahim bazı durumların olduğunu ortaya çıkardı. Yavaş ile ilgili olarak ortaya atılan iddia, sahte senet kullanarak icra takibi yaptığına dairdir. Ne Yavaş’ın kendisi ne CHP genel başkanı açıklama yapmıyor. Bu çok ağır bir iddiadır.

DAVA SÜRECİ 2016'DA SONUÇLANDI: Bu konuyu görmezden gelme, üstünü örtme tavırları var. Yapılan incelemede görülen şudur; basında ortaya koyulan iddia şuydu. Bir vatandaş Mansur Yavaş’ın sahte bir senedi 2015’te icra takibine koyarak kendisinden 600 bin dolar tahsil etmeye çalıştığını iddia ediliyor. Tabi bunun neticesinde Mansur Yavaş ile ilgili olarak yasal süreç başlatılıyor. Neticede bu imza incelendiğinde, senetteki imza incelendiğinde vatandaşa ait olmadığı; jandarmanın ve emniyetin bilirkişilerince açıkça ortaya konuyor. Adli tıp raporlarında da sabit hale gelmiştir. Bu senedin sahte olduğunu ortaya koyuyor. Tabi sahte senedin tespitiyle ilgili icra takibi iptal edilmiş oluyor. Ve mahkeme Yavaş ile ilgili olarak para cezasına hükmediyor. Dava süreci sonuçlanıyor 2016 yılında Yargıtay tarafından onanıyor ve kesinleşiyor. Yani CHP’nin Türkiye’nin kalbine belediye başkanı olarak önerdiği şahsın, sahte senet takibi yaptığı, bu senetteki imzaların sahte olduğuna dair raporların kesin olduğu, yargı neticesinde kötü niyet tazminatına ve para cezasına çarpıtıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu açıdan basında ortaya çıkan iddialara niye cevap verilmediği… CHP ve ilgili aday tarafından niye örtbas edilmeye çalışıldığı da ortaya çıkmış oluyor.

KARŞILIKLI 28 AYRI SORUŞTURMA, DAVA VAR: Tabi olay devam ediyor. 2015’ten bu zamana kadar Mansur Yavaş ile bu vatandaş arasında karşılıklı iddialar ilgili  28 ayrı soruşturma, dava ve icra takipleri devam ediyor.  28 davaların içeriğinde; basındaki iddiaların doğru olduğu ve önemli bi Resmi evrakta sahtecilik, şantaj ve menfaat temini en vahimi yargı içerisinde örgüt kurmak ve kişisel ilişkilerle nüfuz ticareti yapmak gibi suçlamalarla ilgili olarak süreç devam ediyor. Mansur Yavaş’a yöneltilen suçlamalar bu şekilde. Ankara ağır ceza mahkemesinde, avukatlık suçlarıyla ilgili devam eden bir ceza davası sürdüğü söylenmektedir.

KILIÇDAROĞLU DİKTATÖR GİBİ: CHP içerisinde pek çok yönetici adaylar tespit edildikten sonra; CHP’de kurulların işletilmediğini, Kılıçdaroğlu’nun diktatör gibi davranarak adayları belirlediği açıklamaları yapmıştı. CHP’nin Ankara’ya belediye başkanı olarak önerdiği bu şahıs sahte bir senetle icra takibi yapmış mıdır? Yapmamış mıdır? Kesinleşmiş yargı süreci var mıdır? Yok mudur?

NEYİN ALACACAĞI?: Mansur Yavaş “Söz konusu vatandaştan alacağım vardır” diyor. Bu alacağının hangi hizmete karşı olarak olduğunu sormak gerekiyor. Çünkü Yavaş, bu şahsın müvekkili değil, vekili değil. Dolayısıyla hangi ilişkinin neticesi olarak bu alacaktan bahsedilmektedir? Sahte senet kullandığı 2016’da Yargıtay kararıyla kesinleşen bu şahısla ilgili olarak CHP niçin cevap vermemiştir? Vatandaşın önüne temiz aday çıkartmak bütün siyasi partilerin görevidir. Böyle bir şeyin bilinmemesi mümkün değil. Bunu bilinmesine rağmen, hangi ahlak prensibiyle uygun olduğunu düşünüyorsunuz?

ADAYLIKTAN ÇEKİLECEK Mİ?: En önemli konu da şudur. Hakkında bu şekilde iddialar olan birisi, Ankaralıların önüne belediye başkan adayı olarak çıkartma tutumunuz devam edecek midir? Israrınız var mıdır? Resmi evrakta sahtecilik, yargı içinde örgüt kurmak, şantaj, kaçak işçi çalıştırmakla ilgili de yargı süreçleri devam ediyor. Tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, görevi kötüye kullanmak gibi konularda ise yargı süreci 28 ayrı davayı kapsayacak şekilde sürmektedir. Dolayısıyla Türk siyasi tarihi açısından, tarihe geçecek bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görmekteyiz.

YUNANİSTAN'IN S-300'LERİNE NEDEN BİR ŞEY DENİLMİYOR: Hava savunma sistemleri konusunda Rusya'nın verdiği teklif, fiyat, performans, teknoloji paylaşımı konusunda Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayacak niteliktedir. Vizyonsuz açıklamaların Türkiye açısından hiçbir manası yoktur, Türkiye birilerinin kaprislerini bekleyecek değildir. NATO üyesi olan, olmayan 20 ülkeye S-400 satışı yapılmış, kimseye yaptırım olmamıştır. Bize karşı S-400 dayatması yapanlar, Yunanistan'ın S-300'lerine neden bir şey demiyor?

F-35 AÇIKLAMALARINI ABSÜRD BULUYORUZ: S400’leri bizim üçüncü ülkeye satma gibi bir şeyimiz yok. Teslimi temmuzda yapılacak. Patriotlar konusunda teknik ayrıntıları veremem size. Fiyat, kredi ve teknoloji paylaşımı Türkiye için vazgeçilmez konulardır. Özellikle teknoloji transferine çok önem veriyor Cumhurbaşkanımız. Bu talepleri Rusya tarafından karşılandığı için olumlu karşılık vermiş oldu. F35 konusundaki açıklamaları son derece absürd buluyoruz. Zaten orada subaylarımız eğitim görüyorlar. Bu bizim başından beri içinde olduğumuz proje. Büyük projelerde işbirliklerinde çeşitli siyasi gelişmelere göre bütün bu ilişkiler gözden geçirilecekse dünyada ben birbiriyle müttefikim diyen iki ülke olmaz. Eğer (ABD) patriotlar Ensferi konusunda aynı teklifi getiriyorsa Türkiye değerlendirecektir tabi.

ORADA EZAN PROTESTOSU VAR: Daha sonra soruları yanıtlayan Çelik, 8 Mart yürüyüşünde ezan değil, polis barikatının protesto edildiği yönündeki açıklamaların hatırlatılması üzerine, şu yanıtı verdi: "Yürüyüşü yapanlar böyle bir açıklama yaptı. Biz hem sosyal medya araştırması hem görüntü analizi yaptık. Birtakım açıklamaları da analiz ettik. Onun dışında çok sayıda kendilerinin ezanı protesto ettiklerini, ataerkil yapı ve dinle hesaplaşma içinde olduklarını söyleyen Twitter hesapları var. Orada bir ezan protesto yapılmıştır. Yürüyüşü organize edenler biz ezanı protesto etmedik diyorsa bu kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Ne zaman ezanla, kutsallarla ilgili bir saygısızlık olsa CHP ses vermiyor, biz hassasiyetimiz gündeme getirdiğimizde bunun böyle olmadığını ispat gayretine düşüyorlar. Ezan, bayrak konusunda CHP hassasiyetlerini vurgulasınlar, ondan sonra söyleyeceklerini söylesinler. Onun dışında (Ezana uzanan eller kırılacak sloganıyla yapılan yürüyüş) bazı mekanları basılması, şiddet davetiyesine de asla sıcak gözle bakmayız.

YAVAŞ NASIL ADAY OLDU? ('YSK adaylığına nasıl izin verdi??' sorusu üzerine) YSK kanunlar çerçevesinde adaylığa engel olup olmama maddeleriyle değerlendirir. Bu açıdan değerlendirildiğinde aday olabilmiştir. Kamuoyuna izah edilmesi gereken şudur; sahte senetle icra takibi yaptığı ve suç işlediğine dair onaylanmış yargı kararı var. Bu neden saklanmıştır. CHP neden cevap vermemektedir.

MERAL AKŞENER'E DAVA: İYİ Parti Başkanı açık bir iftira peşin. Çıkıp da vatandaşlarına terörist dediği gibi bir iddiayı normal karşılayıp ona verilen cevaplara tepki göstereceksiniz. Cumhurbaşkanımız, bulunduğu makamın saygınlığını korumak için böyle bir süreç başlatmıştır. Avukatlar davayı başlatacak.  Şimdi bunun karşısında çıkıp da İYİ Parti genel başkanı “Cumhurbaşkanı kendi vatandaşlarına terörist diyor. Denizlilere terörist diyor” dediği zaman açıkça iftira. Buradan iki mana çıkar. Terör örgütüne yardım aktarmış kişilerin yeniden aday gösterilmesi ve bunların iş başına gelmesi, o parti için rahatsız edici algılanmıyor demektir. Ya da Cumhurbaşkanımızın sözlerini çarpıtarak açıkça iftirada bulunuyorlar. Cumhurbaşkanımız, ordularımızın başkomutanıdır. Bütün cumhurun cumhurbaşkanıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin vatanı, hepimizin devleti… Cumhurbaşkanı hepimizi temsil ediyor. Tabi ki buna karşı cumhurbaşkanımız, kendi kişisel haklarını korumak için; ikincisi Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığını korumak için bu hukuki süreci başlatmıştır.

(HABER MERKEZİ)