AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: Mesajı aldık

AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 1370 delege tarafından genel başkanlığa aday gösterildi. Konuşmasında 'FETÖ'yle mücadelenin aynı kararlılıkla sürdürüleceğini söyleyen Erdoğan, "Ucu en yakınımızdakine dokunsa bile" dedi. HDP konusunda da sert mesajlar veren Erdoğan, "Terörle arasına mesafe koymayanları çok daha zor günler bekliyor, bu da böyle biline..." ifadesini kullandı. Erdoğan OHAL'in de kaldırılmayacağını duyurdu. Erdoğan Genel Başkanlığa seçildikten sonra yaptığı teşekkür konuşmasında ise parti teşkilatlarının tümüyle elden geçirileceğini söyledi.

Abone ol

DUVAR - Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'ın genel başkan olarak son konuşmasını yaptığı AK Parti Kongresi'nde konuşuyor.

"Tam 998 gün sonra, aynı salonda 'nerede kalmıştık?' diyerek yine bir aradayız" diyen Erdoğan, bunun bir Fatiha olduğunu söyledi. Fatiha Suresini Türkçe okuyan Erdoğan, "Bu bir Fatiha yeni bir başlangıç" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

POLİSE VE KORUCULARA TEŞEKKÜR: Bizim huzurumuz için görev yapan polislerimize teşekkür ediyorum. Terör örgütleri ile mücadelemize önemli katkı sağlayan korucularımıza teşekkür ediyorum. Hangi kurumda nerede görev yaparsa yapsın, milletimizin büyümesi için emek veren tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tabii en büyük teşekkürü, en büyük takdiri 80 milyonun tamamıyla milletimiz hak ediyor.

HUKUKİ BİR AYRILIKTI: 19 Mayıs'ı geride bıraktık, 8 gün sonra İstanbul'un Fethi'ni 564. yıl dönümüne ulaşacağız. Süleyman Şah'tan, Osman Gazi'ye, Fatih Sultan Mehmet Han'dan, Gazi Mustafa Kemal'e kadar tüm abide isimler rahmetle anıyorum. Yaklaşık 3 yıl önce sizlerle helalleşerek ayrılmıştık. Bu sadece hukuki bir ayrılıktı. Gönüllerimiz hiçbir zaman ayrı düşmedi. Sevinçlerimizi de hüzünlerimizi de hep tek yürek olarak yaşadık. Tam 998 gün sonra yine aynı salonda, 'Nerede kalmıştık' diyerek yeniden bir aradayız.

KAPSAMLI BİR MUHASEBE: Değerli kardeşlerim, büyük kongrelerimiz hasret giderme ve parti organlarında görev alacak arkadaşlarımızı belirleme yayında kapsamlı bir muhasebe yapmanın da vesilesidir. Tepeden tabana doğru değil, tabandan tepeye doğru gerçekleştirilmiş ilk ve tek parti AK Parti'dir. Bunun için 'AK Parti milletin partisidir' diyoruz.

AK PARTİ REFORMUN ADRESİDİR: Biz Allah'tan başka hiçbir gücün önünde eğilmedik, eğilmeyiz. Bu böyle biline. AK Parti milletimizin işte tüm bu taleplerinin, beklentilerinin, umutlarının bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır. Bugün de aynı tarifi yapmaktadır. AK Parti'yi var eden de, bunca yıldır ayakta tutan da bu umuttur. Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye'nin gündemi, öncelikleri, beklentileri değişmiştir. Değişmeyen tek şey bunları karşılayabilen tek partinin AK Parti olduğu gerçeğidir. AK Parti reformun adresidir.

KİM DÖNERSE DÖNSÜN, BİZ DÖNMEYİZ BU YOLDAN: Kerameti hiçbir zaman kendimizde görmeden, işin sırrının yaptığımız hizmetler olduğunu görerek mücadeleden mücadeleye koştuk. Elbette yorulanlar oldu, elbette yolunu kaybedenler oldu, çeşitli sebeplerle eksilenler oldu. Ne milletimizle aramızdaki rabıta zayıfladı. Bu yolun uzun ince bir yol olduğunu, daha çok kateceğimiz yol olduğunu bildik. Rabbim ömür ve imkan verdikçe milletimize hizmet yolunda çalışmayı sürdüreceğiz. Çünkü bu kutlu bir yoldur. Kim dönerse dönsün, biz dönmeyiz bu yoldan.  İster Meclis'e sokmasınlar, partimizi kapatmaya çalışsınlar ister darbe yapsınlar bu yolumuzdan dönmeyeceğiz."

YANLIŞA DÜŞERSEM GEREĞİNİ YAPIN: "Tayyip Erdoğan'ın milletinin hayrına olmayan bir icraatını bir sözünü duyarsanız, bugüne kadar yaptığı her şeyi bir kenara bırakın ve gereğini yapın. Böyle bir yanlışın içine düşen Tayyip Erdoğan'ın tüm hakları size helaldir. Ben de sizden helallik istiyorum.

BABAMIN OĞLU OLSUN KARŞISINDA YER ALIRIM: Türkiye'nin FETÖ ile, PKK, DEAŞ'la mücadelesini işte bu anlayışla yürüttük, yürütüyoruz. Bizim kimseye karşı kişisel bir husumetimiz asla yoktur. Kendi milletine karşı ihanet içine giren kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gereğini yerine getirmek sorumluluğumuzun icabıdır. İsterse babamın oğlu olsun karşısında yer alırım. Ucu en yakınlarımıza dokunursa bile bu mücadeleye destek vermeye çağırıyorum. Kimseye diyet borcumuz da bulunmuyor. Elbette mazlumun, mağdurun hakkını korumak görevimizdir. Bu mazlum kılığına girmiş zalimin oyununa teslim olacağımız anlamına asla gelmiyor. Yüzlerindeki maske düşmüştür. FETÖ ile mücadele bulunduğumuz yere bir anda gelmedik. 17-25 Aralık'ın ardından bu yapının tüm mensuplarına çağrı yaptık. Bu yapının gerçek yüzünü görün, orayı terk edin dedik. Bu çağrımıza kulak vererek ilgisini kesenler kendilerini kurtardı. Özel haberleşme programlarının kullanarak, üyeliklerini sürdürerek örgütü destekleyenler için yapacak bir şeyimiz kalmadı. 15 Temmuz darbe girişimi bu alçakları ortaya koymuştur.

İHRAÇLAR MECBURİYET: Örgütün mensuplarını tanıyanlar çok iyi bilirler ki bu yapı içindeki kimselerde samimi bir pişmanlık yoktur. Kamudan yapılan ihraçlar, soruşturmalar bir mecburiyettir. Türkiye'nin bir ihanet teşebbüsüne daha tahammülü yoktur. Güçlü şekilde yürütülmezse ülkemiz çok daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır. Herkesi bu mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. Kirli pazarlıklarla, itirafçılık oyunları ile mücadelenin sulandırılmasına izin vermeyeceğiz. FETÖ ile mücadelenin maşeri vicdana halel getirmeyecek yöntemlerle sürdürülmesi şarttır. Bu konuda önümüzdeki günlerde çok daha kararlı mücadele yürütülmesini temin edeceğiz. Pensilvanya'da niçin besleniyor?

ONLARI ÇOK DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYOR: Kürt kardeşlerim kendileri için fedakarlık yapanın örgüt değil, devlet olduğunu açıkça görmüştür. İradelerini götürüp örgüte teslim edilenlerin esamesi okunmuyor. Terörle arasına mesafe koymayanları çok daha zor günler bekliyor, bu da böyle biline... Türkiye ayağındaki bu bölücü terör prangasından kurtulma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Dedik ya; inlerine gireceğiz. Ülkemin sınırları içinde Tendürek'te, Gabar'da, Cudi'de 65'i aşkın mağaralara girildi. 600'ü aşkın terörist oralarda etkisiz hale getirildi. Silahlar ifade edemeyeceğim kadar. Bundan sonraki süreç bunları yok etme sürecidir. Yılmadan, askerimizle, polisimizle bu hayata geçiyor. Bir terör oluşumu organize etmeye çalışanlar bu ülkenin istikbali için neler yapabileceğini görmek istiyorlarsa geçmişe baksınlar. Meramımızı er meydanından başka yerde aramaktan başka çaremiz kalmıyor demektir.

KİMİNLE YÜRÜYECEKLER...: Bölgede kiminle yol yürüyecekleri konusunda kafası karışık olanlar şu gerçeği bilsinler. 1000 yıllık geçmişi ile Türkiye, diğer yanda terör örgütleri var. Tercih işte bunlar arasında yapılacaktır. Terör örgütlerinin hiçbiri ile meselem şahsi değildir. Buradaki mesele ülkemizin istiklali, istikbali meselesidir. Her ne yapıyorsak ülkemiz için yapıyoruz. Ne kadar ihanet içinde olursa olsunlar tüm terör örgütleri ile mücadelemizi hukuk içinde yürüttük, yürütüyoruz. Dünyada Türkiye'nin yaşadıklarını yaşayıp da hukuk devleti ilkesi içinde bu denli bağlı olabileceklerini sanmıyorum. Biz asla onlar gibi olmadık, olmayacağız.

OHAL KALKMAYACAK: 'OHAL ne zaman kalkacak' diyorlar? Benim ülkemde devlet yıkılmaya çalışılıyor, siz bize hangi yüzle soruyorsunuz. Kalkmayacak. Ne zamana kadar? Durum huzura kavuştuğumuz ana kadar. Neyiniz eksik? Fabrikalarınız mı çalışmıyor, okullar mı kapalı. Neden OHAL kalksın? Göreve geldiğimizde OHAL'i biz kaldırdık. Şimdi milletimizin huzuru için OHAL'i uzatıyoruz. Daha dün bir, bugün iki...

TEŞKİLATLAR SÜRATLE YENİLENECEK: Şimdi hedefimiz, inşallah bu yıl sonuna kadar teşkilatlarımızda ciddi bir yenileşmeye gitmektir. İnşallah bu Olağanüstü Büyük Kongreyle beraber il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilenmeye gideceğiz. Ardından 6 aylık bir yol haritasını da halkımızla inşallah paylaşacağız.

HER ŞEYE RAĞMEN AB: Ya fasılların açılmasının önündeki engelleri kaldırır ya da herkes kendi yoluna bakar. Her şeye rağmen bizim için tercih edeceğimiz AB ile yola devam etmektir.

ARTIK ÇITA YÜZDE 50+1: AK Parti olarak işimiz daha zor. Artık çıta yüzde 50 artı 1'dir. Ne kadar zor olduğunu önce Cumhurbaşkanlığı seçiminde sonra 16 Nisan'da hep birlikte gördük, tecrübe ettik. Çalışmaya başlamalıyız. Hazır mıyız buna. Genel Merkez'deki, TBMM'deki, belediyelerdeki tüm arkadaşlarımızın bu bilinçle görev yapmaları gerekir. Basit hataların nelere malolabildiğini en son 16 Nisan'da bizzat gördük.

YÖNETİMDE BELEDİYELERE ÖNCELİK: AK Parti'yi belediyelerde elde ettiğimiz başarıların üzerinde kurduk. Bunu böyle söylersem yeridir. Belediyelerimiz hem mahallinde hizmetleri yürüttüğümüz organlardır hem de sinir uçlarımızdır. En büyük reformları gerçekleştirdiğimiz alanlardan biri de belediyelerdir. Büyükşehir belediyeleri, il özel idareler kanunlarını yenileyerek mahalli yönetimlerin hukuki altyapısını güçlendirdik. Bizim temel belediye hizmetlerinde, yatırımlarda AK Parti vizyonuna ait icraat ortaya koyan belediye başkanlarına ihtiyacımız var. Parti teşkilatlarımızdaki tüm arkadaşlarımızın da benzer şekilde hareket etmesi şarttır. Her kademede öncelik vererek bu arkadaşlarımıza, 2023 Türkiye'sinin inşasını gerçekleştirmekte kararlıyız. Tüm bu hazırlıkları tamamlayarak milletimizin karşısına güçlü bir şekilde çıkmalıyız.

DİRİLİŞ KONGRESİ: Bu kongre AK Parti için bir yeniden diriliş, kuruluş kongresidir. 2001'den bugüne geçen sürenin bizi yıpratmadığını gösterdiğimize inanıyorum. AK Parti 80 milyon vatandaşımızın tamamının partisidir. Yeter ki biz ona ulaşmasını bilelim gerisi kolay. Hiç kimse kendini ötekileşmiş hissetmesin. Hiç kimse geleceğinden umutsuz olmasın. Herkesten bizi dinlemesini, anlamaya çalışmasını mümkünse katkı vermesini beklemek hakkımızdır. Yeni projelerle, yeni reformlarla orta gelir tuzağını mutlaka bozacak, 25 bin dolar milli gelir hedefine ulaşacağız. Hak ve özgürlüklerin standartlarını daha da yükselterek ileri demokrasi yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Son noktayı da ayağa kalkıp şöyle koyalım; Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Türkiye'yi hatırlatıyor.

TEŞEKKÜR KONUŞMASINDA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Parti genel başkanlığı'na seçildikten sonra teşekkür konuşması yapmak için tekrar kürsüye çıktı. Erdoğan, teşekkür konuşmasında şu mesajları verdi:

998 GÜNLÜK HASRETİN ARDINDAN: Sizleri bir kez daha en kalbi duygularımla, hasretle muhabbetle selamlıyorum. Adalet ve Kalkınma Partimizin üçüncü olağanüstü kongremizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. 998 günlük hasretin ardından bugün duyduğum mutluluğu tekraren ifade etmek istiyorum. Şahsımı bir kez daha genel başkanlık görevine layık gördüğünüz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Genel merkezimizin yönetim organlarımızın seçimini de tamamladık. MKYK’ya, disiplin kuruluna, demokrasi hakem kuruluna, siyasi erdem ve etik kuruluna asil ve yedek olarak seçilen tüm arkadaşlarımızı da tebrik ediyorum.

YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ: Bu kongremiz yeni bir başlangıçtır. Hem parti çalışmalarımızda, hem ülkemize ve milletimize yapacağımız hizmetlerde yeni bir döneme giriyoruz. Geçen 16 yıldaki tecrübemizden, bu tecrübelerin ışığında çok daha büyük işler başarmanın mücadelesini vereceğiz. Önümüzdeki aylar Türkiye’nin her alanda adeta bir sıçrama dönemi olacaktır. Bunun için kaybedecek bir anımız bile yoktur.

İCRAATTA SIÇRAMA DÖNEMİ OLACAK: Bugün ifade ettiğim gibi bu yıl sonuna kadar bütün teşkilatlarımızı tümüyle elden geçirmek suretiyle önce teşkilatlarımızda bir yapılanmanın adımlarını atacağız. Bu arada da inşallah hükümetimizin şu yıl sonuna kadar atacağı adımları hep birlikte ele alıp, neleri yapacağız, ne gibi adımlar atacağız bunun çalışmalarını yürüteceğiz. Zira bundan sonraki dönem icraatta da sıçrama dönemi olacaktır. Tempomuzu daha da yükselterek çalışmamızı sürdüreceğiz.

16 HİSAN'IN MESAJI: Eskiler önce refik sonra tarik derler. Yolumuzun doğruluğundan şüphemiz yok. Herhangi bir eksiklik aksaklık gördüğünde bize mesajını veriyor. Biz de milletle zıtlaşılmayacağının bilinciyle bu mesajın gereğini her seferinde yerine getirdik. 16 Nisan’da milletimiz bize bir mesaj daha verdi. Bu mesaj Türkiye’nin geleceği içn teklif ettiğimiz yeni yönetim sistemini desteklediği ama 2019 için çok daha fazla çalışmamız gerektiğidir. Biz milletimizin bu mesajını da aldık. Milletimizin talebi olan reformları hayata geçirmekte kararlıyız.

HİÇ BİR EYLEME İZİN VERMEYECEĞİZ: 2019’a kadar büyüme ve istihdam rakamlarını yeniden hızla yukarıya doğru çıkartacağız. Sanayicimizden esnafımıza kadar verdiğimiz can suyu mahiyetindeki desteklerin neticelerini yavaş yavaş almaya başladık.

Terör örgütleriyle mücadelemizi tavizsiz ve cesaretle yürütmeye devam edeceğiz. Karşımızdakiler kim olursa olsun, hiçbir eyleme saldırıya izin vermeyeceğiz. İstiklalimizi ve istikbalimizi canımızın üzerinde tuttuğumuzu hem 15 Temmuz’da hem de terörle mücadele faaliyetlerinde ortaya koyduk.

Yıldırım: Savunma değil, taarruz anlayışıyla mücadele