Ahmet Cemal'i dostları anlattı: Küskün gitti...

Yazar, çevirmen ve akademisyen Ahmet Cemal hayatını kaybetti. Cemal'i dostları anlattı: Yeri doldurulmayacak bir kıymeti kaybettik. Çok büyük bir delik açıldı. Yürek ustası...

Abone ol

DUVAR - Yazar, çevirmen ve akademisyen Ahmet Cemal dün hayatını kaybetti. Cemal, uzun zamandır tedavi görüyordu.

Cemal hayatı boyunca, Ingeborg Bachmann, Walter Benjamin, Bertolt Brecht, Hermann Broch, Elias Canetti, Paul Celan, Ernst Fischer, J.W.v. Goethe, E.H. Gombrich, Friedrich Hölderlin, Franz Kafka, Heinrich von Kleist, Georg Lukacs, Robert Musil, Friedrich Nietzsche, Novalis, Erich Maria Remerque, Rainer Maria Rilke, Friedrich Schiller, Anna Seghers, Manes Sperber, Georg Trakl ve Stefan Zweig’ın çeşitli eserlerini Türkçeye çevirdi.

Deneme ve makaleleri “Odak Noktasında Yaşananlar”, “Yaşamdan Çevirdiklerim”, “Şeref Bey Artık Burada Yaşamıyor”, “Bizi Yaşatanlar ve Öldürenler”, “Aradığımız Tiyatro”, “Oynamak Varken”, “Sanat Üzerine Denemeler”, “İnsana dönmek”, “Giderayak”, “Lanetlenmiş Ağustosböcekleri”, “Okuyan Gençliğe Mektuplar” başlıklarıyla kitaplaştı.

Şiirleri “Geçmiş Bir Dua Kitabından” adıyla çıktı. “Kıyıda Yaşamak” adlı bir romanı ve “Dokunmak” adlı bir öykü kitabı, “Ben, Nazım, Yaşarken ve Ölürken” ve “Deliliğe Övgüye Methiye” adlı tiyatro oyunlarını kaleme aldı.

Cemal'i çevirmen, gazeteci ve sanatçı dostları Murat Erşen, Turhan Günay, Seçkin Selvi, Sevin Okyay, Fırat Tanış ve Fahri Güllüoğlu anlattı.

'EVİNİN HER ODASINDA BAŞKA BİR ÇEVİRİ...'

Çevirmen Murat Erşen: Çevirmenin Görevi adlı denemesinde tüm büyük metinlerin satırları arasında bir gizilgüç olarak kendi çevirisini barındırdığını söyleyen Benjamin, bu denemeyi dilimize aktaran da Ahmet Cemal'di. Dünyaya yük olanlara inat dünyanın yükünü dilin esrarlarına teslim olarak taşımış olmalı. Evinin her odasında başka bir kitabın açık durduğunu, her odada başka bir çeviri çalışmasını sürdürdüğünü duymuştum. Canetti, Broch, Nietzsche Trakl ve nice büyük yazarı onun titiz tercümelerinden okuyabildik, hiç düşünmeden Büyük Üstad diyebileceğimiz bir insandı. Sadece Musil'in Niteliksiz Adam kitabını çevirmiş olsaydı bile kendisine sonsuzca borçlu hissederdim, onun sayesinde okuyabildim. Bizi borçlandırmanın en güzel şekliyle borçlandırmıştır.

Cumhuriyet Kitap Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay: Çok üzgünüm. Arkadaşımı kaybettim. Edebiyatın çok çok değerli bir ismiydi. Ahmet Cemal'siz edebiyatımızın tam olacağını sanmıyorum artık. Ahmet Cemal'i hepimiz özleyeceğiz. Ahmet'i konuşmadan Türk edebiyatını ya da çeviri edebiyatı konuşmak çok mümkün değil. Çevirileri herkese yol gösterdi.

Tiyatro Eleştirmeni ve Çevirmen Seçkin Selvi: Yeri doldurulmayacak bir kıymeti kaybettik. Çok büyük bir delik açıldı. Yürek ustası...

Yazar ve Çevirmen Sevin Okyay: Benim için çok özel bir kayıp çünkü çok severdim Ahmet Cemal'i. Birlikte çalıştık arkadaşımdı güvendiğim bir insandı. Hem dünya için hem de özellikle dünya için büyük bir kayıp ve eksiklik yarattığını düşünüyorum. Çünkü sadece iyi bir çevirmen değildi iyi de bir yazardı. Şiirlerde yazdı araştırmaları vardı. Kendimi fakirleşmiş hissediyorum.

Sanatçı Fırat Tanış: Hepimizin başı sağolsun. Büyük bir değeri kaybettik az önce onu konuşuyorduk 75 yaş aslında ... keşke daha fazla bizimle kalabilseydi. Onun dışında çok iyi bir komşuyduk biz. Şimdi onunla şurda yürürken karşılaşamamak karşılaşamayacağımızı bilmek çok üzücü...

Şair Fahri Güllüoğlu: Ahmet Cemal ile 95 senesinde tanıştım. Anadolu Üniversitesi'nden ahbaplığımız vardı. Çok sevdiğim bir insandı. Çok iyi bir çevirmendi. En son baharda görüşmüştük. Yüz yüze görüşelim, demiştik. O buluşmayı yapamadık. Buruktu Ahmet Cemal... Küs gittiğini,  yalnızlaştırıldığını düşünüyorum. Ülkenin gidişatı karşısında endişeliydi. Bir müddet sonra vücudu da tepki vermeye başladı.

Büyük bir Cumhuriyet aydınıydı. Çevirilerini özenle seçerdi. Niteliksiz Adam, tamamlayamadığı bir çeviri olarak kaldı. Ahmet Cemal akademisyen olarak bir düşünce biçimi aşıladı. Öğrencileri tarafından çok sevilirdi. Hiyerarşiye karşıydı. Çeviriyi, dünyayla diyalog kurma biçimi olarak görürdü.