Adliye önünde 'basına ve gazetecilere özgürlük' çağrısı

267 gündür tutuklu olan Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının bugün yapılacak ilk duruşması öncesi Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde gazeteci örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve STK'lar basın açıklaması yaptı. Açıklamada, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve basına yönelik baskılara son verilmesi çağrısı yapıldı.

Abone ol

DUVAR - Cumhuriyet gazetesinin 11'i tutuklu 17 yazar, muhabir ve çalışanı bugün ilk kez hâkim karşısına çıkacak. Cumhuriyet davası için IFJ, EFJ, IPI, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, PEN gibi çok sayıda uluslararası gazeteci ve yazar örgütlerinin temsilcileri Türkiye’ye geldi. Gazetecilerle dayanışmak için CHP, HDP, Haziran Hareketi, EMEP, Halkevleri, DİSK gibi birçok parti ve sivil toplum örgütü de adliye önünde olacaklarını açıkladı.

Duruşma öncesi adliye önünde yapılan basın açıklamasında sık sık 'Susma haykır, özgür basın haktır, hak, hukuk, adalet, gazetecilere özgürlük' sloganı atıldı.

'HERKESİ TERÖRİST GÖRÜYORLAR'

Basın açıklamasında ilk sözü alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Türkiye'de ifade özgürlüğünün tarih boyunca olmadığını bildiklerini belirterek, "Birçok zamanda gazetecilerin hapisliğine tanık ettik. Bu ülkede siyasetçiler, gazeteciler, işçiler, öğrenciler, kadınlar terörist sayılıyor. Sadece kendi yandaşları terörist değil. Faşizme karşı birlikte mücadele etme zamanıdır. Ümidimizi asla kaybetmemeliyiz çünkü gelecek bizimdir" dedi.

'BÜTÜN DÜNYA İZLİYOR'

Kerestecioğlu'nun ardından Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Umut Oral söz aldı. "Bu dava sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir dava değil" diyen Oral, "Dünya devletleri bu duruşmayı izliyor. Birleşmiş Milletler Evrensel Beyannamesi'nde olduğu gibi herkes ifade özgürlüğüne saygı duymak zorunda. Bütün dünya geç de olsa adaletin tecelli olmasını bekliyor. Bu ülkede demokrasiyi ve adaleti mutlaka birlikte haykıracağız" açıklamasında bulundu.

'İDDİANAME BU BALON GİBİ'

CHP Milletvekili Barış Yarkadaş da Cumhuriyet gazetesi iddianamesine tepki göstererek eline aldığı balonu patlattı ve ekledi: "Hazırlanan iddianame bizim için hiçbir değer taşımıyor. Tam 9 aydır Cunhuriyet gazetesini susturmaya yönelik bir operasyon sürüyor. Cumhuriyet gazeteci çalışanlarını FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Bu iddianameyle hazırlanan basın özgürlüğü davasını, ifade özgürlüğünü davasını hep birlikte göreceğiz."

'CUMHURİYET HER DÖNEM BEDEL ÖDEMİŞTİR'

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat da konuşmasında tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaparak, "Bugün bu mahkemeler bir hukuk mahkemesi değildir. Her dönem Cumhuriyet gazetesi bir bedel ödemiştir. Bunun son olmasını dilediğimi belirtmek istiyorum" dedi.

'GERÇEKLER SUSTURULAMAZ'

Haziran Hareketi'nden Deniz Demirdöğen ise "Bugün bir tartışma olacak ama gerçek bir hukuk yargılaması olmayacağını biliyoruz. Bu rejim gerçekleri haykıran her sese tutuklamaları uygun görüyor. Bu dava bugün bir simge haline gelmiş durumda. Cumhuriyet gazetesi çalışanları bugün gerçeği yazdıkları için cezaevindeler. Gerçekler susturulamaz. Bugün umut ediyoruz ki bu dava bugün bitecek" diye konuştu.

'GAZETECİLİK KAZANACAK'

Dışarıdaki gazeteciler adına konuşan Candan Yıldız ise şu açıklamada bulundu: "Gazetelerin, gazetecilerin başındaki sansür belası yıllar önce çöpe atıldı. Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar bugün gazeteciler tutuklu. Bu iddianameye bakarsak gazeteciler teröre yardım ve yataklık suçlamasıyla yargılanıyor. Cumhuriyetle yaşıt olan Cumhuriyet gazetesi teröre destekle itham ediliyor. Cumhuriyet gazetesini susturmaya çalışanlar bugün dışarıdaki gazetecilere de parmak sallıyor. Karanlık günlerden geçtiğimiz muhakkak. Kimse endişe etmesin gazetecilik kazanacak. Çünkü bu ülkenin gerçek gazetecileri herkes için ifade özgürlüğünü savunacak."

Cumhuriyet Koordinasyonu'ndan Beyza Metin de, "Aradığımız şey hakikat. 150'yi aşkın gazeteci arkadaşımız bu yüzden tutuklu. Kalemini aldatmayan onurlu aydınlar var" dedi.

Basın açıklamasının ardından gazetecilere özgürlük için balon uçuruldu.