Adalet Bakanı Tunç’tan AYM’nin Can Atalay kararına ilişkin açıklama

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AYM’nin Can Atalay'ın vekilliğinin düşürülmesine ilişkin kararıyla ilgili konuştu. Bakan Tunç, “AYM yetkisizlik nedeniyle ret kararı vermesi gerekirdi.” dedi.

Abone ol

DUVAR - Gezi Parkı davasında hapis cezasına çarptırılan Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Atalay’ın avukatlarının Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde sayılmasına yönelik başvuru karara bağlandı.

Yüksek Mahkeme, her iki başvuruda da “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetti.

AYM’nin kararı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a soruldu.

Anayasa Mahkemesi’nin karara ilişkin gerekçeli kararı henüz yayımlamadığına dikkat çeken Bakan Tunç, “Can Atalay’ın milletvekilliği de kesin hüküm nedeniyle düştü. Burada AYM’nin henüz daha gerekçeli kararını görmedik ama burada yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir. Çünkü Anayasa’nın açık hükmü söz konusu. Eğer AYM’nin bu yöndeki kararı, Meclis’te okunan kesin hükmün tartışılması nedeniyleyse burada bu doğru değildir. Kesin hüküm Meclis’te okunmuştur.” ifadelerini kullandı.

'SORUNUN ÇÖZÜMÜ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİDİR'

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarının, Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluş Kanunu’nun 50’nci maddesinde “Yeniden yargılamaya karar verir ve yapılacaklara da hükmeder.” ifadeleriyle düzenlendiğini söyleyen Bakan Tunç, “Burada adliye mahkemelerinin görev alanı ve kesin hükmün ortadan kaldırılması usulü, yargılanmanın yenilenmesiyle mümkün olabilecek bir husustur. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’nun 50’nci maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311’inci maddesinde yapılacak olan değişikliklerle bu sorun ortadan kaldırılabilir. Bu taktir tabii TBMM’nin elindedir.” dedi.

'SEÇİMDEN SONRA DEĞERLENDİRİLECEĞİNİ UMUYORUZ'

Bakan Tunç’a 8’inci yargı paketi de soruldu. Paketin önümüzdeki hafta TBMM’ye geleceğini söyleyen Bakan Tunç; paketin içeriğinde yargının hızlandırılması, hak arama yollarının genişletilmesi ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili önemli düzenlemeler olduğunu söyledi.

Bakan Tunç şunları söyledi:

“Ceza Muhakemesi Kanunu’nda cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik önemli çalışmalar var. Bunların da seçimden sonra değerlendirileceğini umut ediyoruz. Şu anda Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan 42 maddelik bir kanun teklifinin, Genel Kurul’da görüşmeleri yapılacak.”

Ne olmuştu?

TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Gezi Davası'nda Osman Kavala ile birlikte yargılanan 8 sanıktan biriydi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Nisan 2022 tarihinde Gezi Davasında Osman Kavala'yı "hükümeti devirmeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Can Atalay'ın arasında bulunduğu 7 sanığı ise darbeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Can Atalay, cezaevinde tutuklu bulunurken 14 Mayıs seçimlerinde TİP'ten Hatay milletvekili seçildi. AYM, Gezi Davası'nda tutuklanan Can Atalay'ın 14 Mayıs seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmemesiyle ilgili yapılan başvuruda 25 Ekim'de oy çokluğuyla "seçilme hakkı" ile "kişi hürriyeti ve güvenliği" haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay için “hak ihlali” kararı vererek tahliyesinin gerektiğine hükmeden AYM kararını reddederken, hak ihlali kararı veren AYM üyelerinin yetkilerini aştığını belirtti. Yargıtay, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunma kararı da aldı. 

Tahliye kararının uygulanmaması üzerine AYM'ye yapılan ikinci başvuruda 21 Aralık'ta ikinci kez, oy birliği ile hak ihlali kararı verildi. AYM'nin kısa kararı Gezi Davası'na bakan ve hükmü veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme ikinci hak ihlali kararını da uygulamadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün yaptığı açıklamada, “Yüksek yargıdaki ihtilafı gidermek zorundayız” ifadesini kullandı.

(HABER MERKEZİ)