Ukrayna Savaşı’ndan kısa süre sonra AB gazda bağımlılığının
yüzde 40’ın üzerinde olduğu Rusya’ya dönük bir dizi yaptırım
paketini hayata geçirdi. Nihayetinde Haziran 2024’te Rusya’nın LNG
aktarımına dönük maddeler içeren yaptırım paketi AB tarafından
kabul edildi. Yaptırım paketlerinin amacı, Ukrayna Savaşı’nda
Rusya’nın gaz gelirleri üzerinden savaşı finanse etmesine engel
olmaktı. Öte yandan Ukrayna ile Rusya arasında yıl sonunda bitecek
olan transit gaz anlaşması AB’yi gaz ve ekonomik alternatif bulmaya
itecek gibi görünüyor. Bu yazıda AB’nin Rusya’ya bağımlılığını
frenleyip frenlemediğine ve Ukrayna’ya alternatif gelir yaratma
konusunun önemine bakacağız.
AB’NİN LNG YAPTIRIMLARI PAKETİ NE İÇERİYOR?
Haziran 2024’te AB’nin kabul ettiği 14’üncü yaptırım paketi ‘AB
Rusya’nın LNG aktarımını hedef aldı’ şeklindeki ifadelerle
paylaşıldı, ancak gerçek çok öyle değil. Yaptırım paketinin LNG
odaklı maddeleri şöyle:
- Rus LNG'sinin AB limanları üzerinden AB üyesi olmayan
ülkelere aktarımının yasaklanması.
- Rus LNG'sinin AB'ye bağlı olmayan doğal gaz sistemleri ve
terminaller üzerinden ithalatının yasaklanması.
- Rusya’nın yapımı süren LNG projeleri için mal, teknoloji
veya hizmet sağlamanın yasaklanması.
Bu üç maddeye de dikkatli biçimde bakıldığında AB’nin aslında
iki amaçla hareket ettiği söylenebilir. İlk olarak Rusya’nın
lojistik maliyeti azaltmak için AB’yi bir aktarım/geçiş adresi
olarak kullanmasına engel olmak. Yani Rusya’ya ‘benim limanlarıma
gelip, gemi değiştirip bunu başka yere satamazsın’ dendi. İkinci
madde, AB genel gaz sistemine bağlı terminalleri hedef almıyor,
İsveç ve Finlandiya’daki etki gücü sınırlı bazı küçük terminalleri
odağa aldı. Son madde inşa halindeki projeleri hedef alıyor ki
burada akla Arctic LNG 2 ve Murmansk LNG projeleri gelecektir. LNG
projeleri zaten ABD yaptırımlarıyla uyumlu. Bu konuda Rusya’ya
özellikle teknolojik destek verilmemesi gerektiği kayıt altına
alındı. Peki bu paket Rusya’nın AB’ye LNG satışına engel olur
mu?
YAPTIRIM PAKETİ RUSYA’NIN LNG ARZINI ARTIRABİLİR
Yukarıda değinilen soruya yanıt vermeden önce Ukrayna
Savaşı’ndan bu yana Rusya ile AB arasındaki gaz alışverişine bakmak
yerinde olacak. Savaşla beraber AB’nin Rus gazına fren politikası
en belirgin şekilde boru hatlarında görüldü ve çıkış tarihi olarak
2027 işaret edildi. Alınan kararlar ışığında Rusya’nın AB’ye enerji
ihracı ciddi bir şekilde düştü. Verilere bakacak olursak Rusya,
2021’de boru hatları üzerinden AB’ye 142 bcm gaz aktarırken bu,
2023’te 26 bcm’e geriledi. Gerilemenin nedenleri üç başlıkta
toplanabilir. İlk olarak Rus gaz arzını etkileyen boru hattı
ihracat kapasitesinin mevcut olmaması (örneğin kesintiye uğrayan
türbin onarım ve bakım döngüsü ve bunu takip eden Kuzey Akım
patlamalarının boru hatlarını çalışmaz hale getirmesi). İkincisi,
Finlandiya ve Polonya gibi bazı üye devletlerin yeni ruble ile
ödeme planına geçmeyi reddetmesi ve bunun sonucunda Rus gaz arzının
kesilmesi. Son olarak Baltık devletleri (Estonya, Litvanya ve
Letonya) gibi bazı üyelerin Rus gazı ithalatına yönelik ulusal
yasak kararı almaları. Boru hatları cephesinde bunlar yaşanırken
LNG’de ne oldu?
Rusya’nın AB’ye LNG ihracatı 2021’de 18.2 bcm, 2022’de 21.2
bcm’ye çıktı. 2023’te göreli bir düşüşle 20.7 bcm seviyesinde
kaldı. AB Enerji Birliği’nin son raporuna göre Rusya’nın AB gaz
piyasasındaki payı 2024’ün ilk altı ayında yüzde 18. Ayrıca boru
hatları üzerinden aktarımda bir yükseliş dikkat çekiyor. Öte yandan
LNG ayağında ciddi bir değişim şimdilik görülmüyor. Bununla beraber
ABD’den gelen LNG miktarı geçen yıla göre yüzde 20’den fazla
azaldı. ABD Enerji Enformasyon Dairesi’ne göre ABD’nin Avrupa’ya
LNG satışında düşüş görülürken Asya satışları yüzde 40 arttı.
AB’nin talebinde ciddi bir değişim olmadığı durumda bu açık Rusya
tarafından doldurulabilir.
Bu çerçevede yukarıdaki soruya yanıt verirsek, AB’nin yeni
yaptırım paketi Rusya’nın aktardığı LNG miktarının arzını azaltmak
bir yana artırabilir. Açıklamak gerekirse; paket AB limanlarından
başka adreslere aktarıma set çekiyor, ancak AB ve AB içi satışa bir
yasak getirmiyor. Rusya bu durumda AB içine bu gazı satmayı
lojistik maliyet hesaplarına göre tercih edebilir. Washington kâr
hesabıyla yönünü Asya’ya çevirmişken, Moskova kâr zarar hesabından
öte jeopolitik olarak “hala Avrupa pazarındayım” iddiasını
güçlendirmek için maliyeti öteleyerek arz artışına
odaklanabilir.
UKRAYNA ANLAŞMADAN ÇEKİLİYOR ŞİMDİ NE OLACAK?
AB enerji piyasası açısından beklenen bir diğer sorun Ukrayna
ile Gazprom arasında 2019’dan bu yana yürürlükte olan transit
anlaşmasının yıl sonunda yenilenmeyecek olması. Bu çerçevede
Slovakya (3.2 bcm), Avusturya (5.2 bcm) ve Moldova (2 bcm) en fazla
etkilenen ülkeler olacak. Bu ülkelerin yanında İtalyan ve
Macaristan da Ukrayna’dan gelen gazı alıyordu. Bu durum iki soruna
gebe. İlk olarak AB açısından bu üyelerin gaza erişimi sağlanmalı.
İkincisi Ukrayna’nın yıllık 1.5 milyar doların üzerindeki transit
geçiş gelirinin yerine konması gerekiyor.
Anlaşmanın iptali kaynaklı arz dar boğazı büyük ihtimalle daha
fazla LNG alımı, gazın diğer üyelerden bu üyelere aktarımıyla
çözülecek. Ancak denkleme borçlanma ve ödemede sorun yaşayan
Ukrayna ekonomisi dahil olduğunda AB’nin kendisini kurtarıp
Ukrayna’ya destek olmaması savaşın seyrine doğrudan etki edecek
nitelikte. Ukrayna’nın kamu harcamaları 2021’de Gayri Safi Yurtiçi
Hasılası’nın (GSYH) yüzde 40’ına denk geliyordu. 2023’te bu oran
yüzde 75’e çıktı. Buna bağlı olarak kamu borcu da GSYH’nin yüzde
84’üne ulaştı. Ukrayna IMF ve diğer kreditörlerle borç
müzakerelerini sürdürüyor, ancak net bir sonuç alabilmiş değil.
İşte bu durumda Brüksel, Kiev’e alternatif gelir sağlayacak bir
formül bulmak durumunda. Bu bağlamda sık sık Azerbaycan’ın adının
geçmesinin nedenlerinden biri de bu. Ancak bu görüşmelerden şu ana
kadar bir sonuç alınamadı. Açık olan Ocak 2025 itibariyle
Ukrayna’nın gelirlerinde düşüş görülecek ve borç sarmalı
büyüyecek.
Sonuç olarak AB verileri hali hazırda Rusya’nın gaz denkleminden
kolayca dışlanmayacağını gösteriyor. Elbette Rusya’nın yüzde
45’lerden yüzde 15’lere gerileyen payı dikkate değer bir mesafe
alındığını gösteriyor. Bazı üyeler bu çerçevede alımlarını Norveç,
ABD, Katar ve Cezayir gibi ülkelere kaydırsa da Rusya’ya
bağımlılığı süren üyeler ve Rusya’dan LNG almayı tercih eden Fransa
(Rusya’dan en fazla LNG alan AB üyesi) gibi bazı üyelerin varlığı
Rusya’nın AB piyasasındaki varlığını perçinliyor.
ABD’nin yılın ikinci yarısında LNG satışında bir artış
görülmezse Rusya’dan alınan LNG’de bir önceki yıla göre artış da
görülebilir. Son LNG yaptırım paketiyle Rusya arzını arttırmaya
çalışacaktır.
Öte yandan borç kriziyle yüz yüze kalmak üzere olan Ukrayna için
AB ve ABD bir formül bulmak zorunda, yardımdan öte Ukrayna’nın
sabit gelire ihtiyacı var. Eğer bu adım, gaz anlaşması Aralık
2024’te bitmeden atılmazsa Ukrayna savaş teçhizatı açısından
değilse de ekonomik açıdan kendi kaderine terk edilecek. Oysa
biliyoruz ki Batı’nın desteklediği ve Rusya ile Batı arasında bir
savaşa dönen bu denklemde en çok bedeli Ukrayna ödüyor. Bu nedenle
yıl sonuna kadar atılacak adımlar savaşın seyrine dönük de bazı
ipuçları sunacak.