500 işçi işsiz kalacak: 'Böyle tasarruf yapılmaz'

Trabzon'da İçişleri Bakanlığı'na bağlı çağrı merkezinin kapatılması kararına çalışanlar tepki gösteriyor. 7 yıldır çağrı merkezinde çalışan işçiler, "İnsanlar işinden edilerek tasarruf yapılmaz' dedi.

Abone ol

TRABZON - Trabzon ve Erzurum'da, İçişleri Bakanlığı'na bağlı Alo 199 Nüfus ve Vatandaşlık İşlemleri Çağrı Hattı'nda taşeron firma elemanı olarak çalışan 500 işçi, çağrı merkezlerinin kapatılacak olması sebebiyle işsiz kalacak.

2017 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından Trabzon'daki istihdama katkıda bulunması adına kente kazandırılan merkezde, ihbar süreleri kullandırılmaya başlanan işçilerin iş akdi 22 Mayıs'ta sonlandırılacak. 3 yıl önce ofisin kapatılıp evde çalışmaya geçildiği çağrı merkezinin, çağrı popülasyonu düştüğü gerekçesiyle tasarruf tedbirleri kapsamında kapanacağı iddia edildi.

İşini kaybedecek olan Trabzon'daki 350 çağrı merkezi işçisi karara tepki gösteriyor. 19 Nisan Cuma günü kent merkezinde kararı protesto eden işçiler ekmeklerinin ani bir kararla ellerinden alınacağını dile getiriyor. İş çıkışı bir araya gelen işçiler, dayanışma ile zorlu süreci atlatmaya çalışıyor.

İşini kaybedecek olan çağrı merkezi işçileri mesai bitiminde bir araya gelerek çocuklarıyla 23 Nisan'ı kutladı.

'EKMEĞİMİZDEN OLMAK İSTEMİYORUZ'

7 yıldır çağrı merkezinde çalışan Melike Yıldırım, alınan kararla şoka uğradığını ve biri otizmli olan iki çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamak için işini kaybetmek istemediğini söyledi. Çocuklarının bakımı ve eğitimi için ciddi bir gelire ihtiyaç duyduğunu söyleyen Yıldırım, "42 yaşındayım başka iş bulamam. Bize şirket üzerinden bir bilgi verilmedi, sadece ihbarlarımız bildirildi. Bayram dönüşü sosyal medyadan işimize son verileceğini öğrendik. Hiçbirimiz ekmeğinden olmak istemiyoruz. Pandemi sürecinde, pasaport krizinde bütün arkadaşlarla sesimiz patlayana kadar hizmet verdik. Hakaret yedik ama işimizdi, çalıştık. Şimdi bir anda kapının önüne konulmak istemiyoruz" sözlerini kullandı.

Biri otizmli olan iki çocuk sahibi Melike Yıldırım işini kaybetmek istemiyor.

'İŞİM SONA ERERSE TEDAVİMİ KARŞILAYAMAM'

5 buçuk yıldır çağrı merkezinde çalışan bir başka işçi Elif Karadeniz Şahin ise crohn ve psoriatik artrit hastası olduğunu, çalışmaması durumunda tedavisini gerçekleştiremeyeceğini söyledi.

"SGK'lı çalışan olmadığım durumunda tek bir ilacıma 35 bin lira ödemem gerekiyor" diyen Şahin, "Ben işsiz kalırsam tedavimi nasıl gerçekleştireceğim? 15 aylık oğlum var, evim kirada. Tek bir maaşla geçinmek bu dönemde mümkün değil. İnsanlar işinden edilerek bir tasarruf yapılmaz. Trabzon sanayinin olmadığı bir yer. Kim nerede işe girecek? Tek başına hayat mücadelesi veren arkadaşlarımız var. Biz işsiz kalmak istemiyoruz" sözleriyle mağduriyetini anlattı.

Elif Karadeniz Şahin işini kaybederse tedavisini sürdüremeyeceğinden endişe ediyor.

'YOĞUNLUK YOKSA BİZ KİME HİZMET VERİYORUZ?'

6 yıldır çağrı merkezinde çalışan ve 6 yaşındaki oğluyla tek başına yaşayan Merve Demir de işini kaybettikten sonra gelecek endişesi yaşayanlardan. Çalıştığı iş dışında maddi bir destek almadan hayatını sürdürdüğünü kaydeden Demir, çağrı merkezi kapatıldıktan sonra ne iş yapacağını bilmediğini söyledi.

Bütün zor süreçlerde çalışmalarına rağmen bir anda kapının önüne koyulmayı hak etmediklerini belirten Şahin, "Tasarruf için devlette bir çok şey yapılabilecekken bizlerin işten çıkarılması mantıklı bulunacak bir durum değil. Bu tasarruf değildir. İş yükümüz kalmadığı söyleniyor. Bugün çalışıyordum, es verdiğim dakikalar 2-3 dakikayı geçmedi. Yoğunluk olmadığı söyleniyorsa biz kime hizmet veriyoruz? İşsiz kalırsam oğluma babasını verdiği 2 bin lira nafaka ile mi bakacağım?" sözlerini kullandı.

6 yıldır çağrı merkezinde çalışan Merve Demir, çocuğuna tek başına bakan bir anne olarak işsiz kalmak istemiyor.
'BİZ İŞİMİZE SAHİP ÇIKTIK AMA DEVLET BİZE SAHİP ÇIKMADI'

Çağrı merkezinde 7 yıldır çalışan işçilerden Sadullah Çekiç de işlerini layıkıyla yapmalarına rağmen ekmeklerinin ellerinden alındığını dile getiriyor. 7 yıl içinde çok önemli süreçlerden geçtiklerini ve özellikle pandemi döneminde ağır iş yükünü sırtladıklarını kaydeden Çekiç, "Pandemide günde kişi başı 300-350 çağrı alarak adeta nefes almadan çalıştık. Hiç ara vermeden çalışıyorduk. İnsanlarla beraber üzülüp, ağladık. Aynı dönemde başka kurumların görevi olmasına rağmen bu görev bize verildi ve layığıyla yaptık. İzin günlerimizden dahi feragat ederek çalıştık. Sonrasında pasaport krizinde yine yoğun bir dönem yaşadık" dedi.

Kapatma kararının tasarruf söylemleriyle yapılmasını doğru bulmadığını da ifade ede Çekiç, "İnsanların ellerinden ekmeği alınarak tasarruf yapılmaz" dedi. Çekiç, "Çalışırken kimi zamanlar çok ağır küfürler yedik, buna rağmen 'işimizdir' deyip işimize sahip çıkarak teşekkür ederek telefonu kapattık. Ama bizim işimize sahip çıktığımız gibi devletimiz bize sahip çıkmıyor. Bizden ne istiyorlar, bunu öğrenmek istiyoruz. Neden 7 yıldır layıkıyla yaptığımız işi bir anda kapatıyorlar?" sözlerini kullandı.

7 yıldır çalışan işçilerden Sadullah Çekiç, zorlu şartlarda işlerinin başında durmalarına rağmen bir anda işsiz bırakılacaklarını söylüyor.
'İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BİZİ SAHİPSİZ BIRAKMAMALI'

Eşiyle birlikte çağrı merkezinde çalışan Aslı Şenocak da işlerine son verilmesiyle gelirsiz kalacaklarını söylüyor. Ekonomik koşullar nedeniyle tek kişi çalışarak geçim mümkün değilken eşiyle birlikte işsiz kalmalarının kendilerini kara kara düşündürdüğünü kaydeden Şenocak, "İşimiz kapandığında ikimiz de işsiz kalacağız. Eve tek kuruş para girmeyecek. Ülke koşulları zaten çok zor. İkiz bebeklerimiz var ve bakımları çok maliyetli. İçişleri Bakanlığı'nın bizi kadroya almasını, dünya birincisi olan bir lokasyonu kapatmamasını ve bizi sahipsiz bırakmamasını bekliyoruz" çağrısında bulundu.

Konuyla ilgili Trabzon siyaseti de harekete geçti. CHP ve İYİ Parti Trabzon Milletvekilleri konuyu Meclis'te gündeme taşırken AK Partili vekiller de Ankara'da baskı yapmaya başladı. Ankara'ya gidecek olan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in de konuyu İçişleri Bakanlığı'yla görüşeceği öğrenildi.

SUİÇMEZ: İNSANLARI MAĞDUR ETMEYİN

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez de çağrı merkezinin kapatılması durumunda 350 kişinin işsiz kalacağını ve bu durumun ciddi mağduriyetlere yol açacağını söyledi. Konuyu TBMM'ye taşıyan Suiçmez, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya seslenerek çağrı merkezinin kapatılmasının sebebini ve bu kararın ardından işsiz kalacak yüzlerce çalışan için planlanan herhangi bir çözümün olup olmadığını sordu.

"İşsiz kalacak vatandaşlara bir çözüm üretilmediyse bu insanların mağduriyetinin nasıl gidereceksiniz?" diye soran Suiçmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Neden bir ay önce değil de bugün bu kapatma kararı alınmıştır? Seçim sonuçlarından kaynaklı Trabzonlu vatandaşlarımıza ceza mı verilmek istenmektedir? Çağrı merkezini kapatmak yerine bankamatik memurluğuna son verin. Çağrı merkezinin kapatılmasını durdurun, insanları mağdur etmeyin."

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez
AYDIN: İSTİHDAM KAPILARINI KAPATMAK AKIL VE MANTIĞA AYKIRI

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da konuyu meclis gündemine taşıdı. Trabzon'un yeterli istihdam alanlarının yaratılmaması ve halihazırda var olan istihdam alanlarının kapatılmasıyla karşı karşıya kaldığını belirten Aydın, 350 kişinin çalıştığı çağrı merkezinin kapatılmasının kent için önemli bir kayıp olacağını söyledi.

Yerel seçimlerden hemen sonra gündeme gelen kapatma kararının birçok sorunu beraberinde getireceğini kaydeden Aydın, "İşsizlik sorununu çözmek yerine var olan istihdam kapılarını kapatmak akıl ve mantığa aykırıdır" dedi. Aydın, kapatma kararıyla ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması üzerine 8 soruluk soru önergesi yöneltti.