'19 milyon dolarlık atık 1 liraya satıldı'

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Eti Maden’e ait Mazıdağı Fosfat Tesisi'nde maddi değeri 19 milyon doları bulan 800 bin ton atığın, özelleştirme kapsamında 1 TL’ye satıldığı iddiasının peşini bırakmıyor. Gürer son olarak konuyu Başbakan Binali Yıldırım'ın gündemine getirdi.

Abone ol

DUVAR - Eti Maden’e ait Mazıdağı Fosfat Tesisi'nin tamamı 29 milyon dolar karşılığında özelleştirilmesine ilişkin ortaya atılan kamunun zarara uğratıldığı iddialarının hükümet tarafından araştırılmadığı öne sürüldü. Söz konusu özelleştirmeye ilişkin daha önce Meclis araştırması talebinde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, aynı konuyla ilgili Başbakan Binali Yıldırım’a yönelttiği yazılı soru önergesini Maliye Bakanı Naci Ağbal yanıtladı. Ağbal’ın yanıtında, Sayıştay raporlarıyla ortaya çıkan iddialarla ilgili bir araştırma yapılmadığı anlaşıldı.

KİT Komisyonu üyesi Gürer, özelleştirme kapsamında, toplam değeri 19 milyon doları bulan tesis atığına 1 TL fiyat çıkarıldığını belirtiyor.

BAŞBAKAN’A 'ARAŞTIRDINIZ MI?' SORUSU

Gürer, Başbakan Yıldırım'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, özelleştirme kapsamında çok sayıda tartışmaya açık uygulamaların yaşandığını ifade etti. 1 TL üzerinden kayda alınan 800 bin ton atığın maddi değerinin bilirkişi raporlarında 13 milyon dolar ila 19 milyon dolar arasında olduğunun görüldüğünü ifade eden Gürer “Sayıştay raporuna da kapsamlı bir şekilde yansıyan konunun araştırılması için tarafınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?” diye sordu.

Gürer’in soru önergesine Maliye Bakanı Naci Ağbal yanıt verdi. Bakan Ağbal, 1987 yılında kurulan Mazıdağı Fosfat Tesislerinin 2005 yılında özelleştirme kapsamına alındığını, 2006 yılında yapılan ihaleye tek firmanın katılması nedeniyle ihalenin iptal edildiğini açıkladı. Ağbal, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun (ÖYK), 2007 yılında aldığı 'Belirli istekliler arasında ihale usulü' ile ihale edilmesinin kararlaştırıldığını belirterek, “23 Temmuz 2007 tarihinde ihale ilanına çıkılmıştır. İhaleye 2 teklif gelmiş, biri şartlı olduğu için ihale dışı bırakılmış, diğer teklif sahibiyle ihale görüşmeleri gerçekleştirilmiş ve ihale sonuçları karara bağlanmak üzere ÖYK’ye sunulmuştur. ÖYK’nin 28/08/2008 tarih ve 2008/54 sayılı Kararı ile ihalenin iptaline karar verilmiştir” dedi.

KİT Komisyonu üyesi Gürer, Sayıştay raporlarına rağmen 'skandal özelleştirme'nin üzerine gidilmediğini söyledi.

YENİ İHALE

Tesisin tüm varlıklarının 2011 yılında yeniden ihaleye çıkarıldığını bildiren Bakan Ağbal “İhale şartnamesinde; ihale konusu olarak, işletme hakkının verilmesine konu varlıklar ile satışa konu arsa/arazi, binalar ve diğer varlıklar ile birlikte üretim atıkları (kaba ve ince atıklar) ifade edilmiş ve belirli istekliler arasında ihale usulüne ilişkin 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanu'nda yer alan düzenlemelere istinaden yatırım, üretim ve istihdam şartları belirtilmiştir. Tesise ilişkin değerleme çalışmaları sonucu hazırlanan Değer Tespit Raporu'nda da, ihaleye konu bütün varlıkların yanı sıra kaba ve ince atık malzemelerin de 845.000 ton üzerinden değerlemesi yer almıştır” şeklinde açıklama yaptı.

İhale sonuçlarının ÖYK’ye sunulduğunu ifade eden Bakan Ağbal, “İhalede oluşan yatırım, üretim, istihdam taahhütleri ve satış bedelleri dikkate alınarak ÖYK’nin 11 Mayıs 2011 tarih ve 2011/47 sayılı kararı ile ihaleye konu varlıkların işletme hakkının verilmesine/satışına karar verilmiştir” dedi.

'VAHİM BİR DURUM'

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise Bakan Ağbal’ın yanıtta, Sayıştay Raporlarında belirlenmesine rağmen, skandal özelleştirmeyle ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşıldığını vurguladı. Gürer, sadece atıklarının değerinin bile 19 milyona dolara ulaşan tesislerin tamamının 29 milyon dolara özelleştirilmesinin vahim bir durum olduğuna dikkat çekerek, “Bir başka vahim olan konu, 800 bin ton atığın sadece 1 TL değerinden satılmış olmasıdır. Bunlardan daha da vahimi ise skandalın Sayıştay raporlarında ortaya çıkmasına rağmen, ne Başbakanlık ne de Maliye Bakanlığı tarafından bu özelleştirmeyle ilgili herhangi bir araştırma yapılmamış olmasıdır” eleştirisinde bulundu.