18 yaşında 8 yıldır çekçekçi: Biz hırsız değiliz

Geri dönüşüm depolarına baskınların arkasında büyük sermaye iddiaları var. Atık toplayıcı Yusuf İrik, “Çöpten aldığımız atıklara bile göz koydular” diyerek kaldığı depoya baskın beklediğini söylüyor.

Abone ol

Osman Çaklı

DUVAR - 10 yaşında Urfa’nın Siverek ilçesinden Bursa'nın yolunu tuttu. Akrabaları, Bursa'da geri dönüşüm işçiliği yapıyordu. Onlar da olduğu için Bursa'ya geldi 18 yaşındaki Yusuf İrik. 8 yıldır şehrin sokaklarında çekçeğiyle dolaşıyor, çöpleri karıştırıyor Yusuf. Depolara yapılan baskınları sorduğumuzda rahatsızlığını dile getiriyor, şikayet ediyor. 

İstanbul ile başlayıp dalga dalga yayılan baskınlar en son Ankara'da meydana geldi. Bursa'da ise şu an baskın yok ama 'uyarı' var. Çekçekçi İrik, zabıta ekiplerinin depoya gelerek, geri dönüşüm işçilerini hırsızlıkla itham ettiğini söylüyor.

10 YAŞINDAN BERİ ÇEKÇEKÇİ

Yusuf, Siverekli İrik ailesinin yedi çocuğundan en büyük ikisi ile kendi tabirleriyle "gurbet" yollarındalar. Ağabeyi ile birlikte Bursa'da geri dönüşüm işçisi olan Yusuf, maddi imkansızlıklar nedeniyle okul okuyamadığını söylüyor: "Kardeşlerim evde, onlara harçlık göndermek zorundayım. Kardeşlerim okuyorlar, ben okuyamadım." Hayata geri dönüşüm işçisi olarak tutunduğunu anlatıyor Yusuf. Günde, 8-10 kilometre arasında yürüyor. Sabah 09.00'da başlayan mesaisi akşam 19.00'u bulabiliyor. Havalar soğuduğu için çalışma saatlerinin biraz daha kısaldığını söyleyen Yusuf, yazın gece gece de çalıştığından bahsediyor. 10 yaşından beri en yakın arkadaşının çekçeği olduğunu söyleyen Yusuf, çalışmak dışında bir sosyal hayatı ve arkadaşı olmadığını, dışarıda bir yerde vakit geçirmediğini anlatıyor. Kaldığı geri dönüşüm deposunda kendisi gibi çekçekçi olanlarla sosyal ilişki kurabildiğini sözlerine ekliyor.

Yusuf,  çöp toplamak için günde 8-10 kilometre arası yürüyor.

'EKMEK PARAMIZLA OYNUYORLAR'

Yusuf sözü, İstanbul'da başlayan baskınlara getiriyor. Aynı baskı ve baskınları Bursa'da da beklediklerini hatta öncesinde bir takım "uyarılar" olduğunu dile getiriyor: "Zabıtalar depoya gelip, bizim çöpten aldığımız atıklar için hırsızlık yaptığımızı söylüyor. Bizi burada istemiyorlar. İki defa geldiler. Burayı 'terk edin' diyorlar. Ekmek paramızla oynuyorlar." Çöp dışında geçinebilecekleri başka iş bulunmadığını ekleyerek, "Çöpten aldığımız atıklara bile göz koydular, devlet bizim arkamızda duracak olsaydı zaten böyle yapmazdı" diyor.

Çekçekçi Yusuf, son olarak yetkililere ve kamuoyuna bir çağrı yapıyor. "Bu işi elimizden alırlarsa ne yapacağımı bilmiyorum. Zaten yoksuluz, açlıktan ölürüz herhalde. Bizim ekmek teknemizi bıraksınlar, lokmamıza karışmasınlar. Bizim kimsenin malında, mülkünde gözümüz yok. Hırsız değiliz. Yetkililere söylüyorum, sizin gözünüz bizim çöpümüze mi kaldı? Eskiden de belediye atık topluyordu, şimdi ne oldu da baskınlar yapılıyor?"

'BASKINLARIN ARKASINDA HANGİ YANDAŞ ŞİRKET VAR?'

Atık kağıt sektöründe çalışan yaklaşık 500 bin işçi bulunuyor. Yıllık 35-50 milyar TL hacmi olan geri dönüşüm sektöründe son dönemde yaşanan baskın ve tutuklamalar, kimi iddiaları beraberinde getirdi. İddialar arasında, sektörde büyük şirketlerin yer alacağından bahsediliyor. Milletvekilleri konuyu meclis gündemine taşıyarak, araştırma önergeleri sundu. Onlardan biri olan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, iddialarla ilgili soruların aydınlatılması gerektiğini belirtti. Beko, yapılan baskınların gerçek nedenlerini, kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçekliğinin araştırılmasını kendilerinin de talep ettiğini vurguladı: "Sizin aracılığınızla ben de bir kez daha sormak isterim; bu baskınların gerçek sebebi nedir? Neden bugün yapılmaktadır? Bu baskınların arkasında hangi yandaş şirketler vardır? Bir an önce kamuoyuna bu soruların yanıtları verilmelidir."

'YAPILMASI GEREKEN HIRSIZ İLAN ETMEK DEĞİL'

Geri dönüşüm sektörünün öneminden söz eden Beko, "Bu yolla aynı zamanda dışarıya bağımlı olduğumuz enerjide de tasarruf sağlamış oluyoruz, doğal kaynaklarımız korunuyor, çevre kirliliği azaltılıyor, geleceğe ve ekonomimize yatırım yapılmış oluyor" derken, aynı zamanda atık toplayıcılarının dünyanın ortak sorunu olan iklim krizine karşı da mücadele ettiklerini söyledi. Beko, geri dönüşüm işçileri olmaz ise geri dönüşümün imkansız hale geleceğinden söz etti: "Dolayısıyla yapılacak olan şey, bu insanları hırsız ilan etmek değil, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve bu sektörün kayıt dışılıktan çıkarılarak güvenceli biçimde yapılmasını sağlamak. Atık toplayıcılarının temsilcileri ile yapmış olduğum görüşmelerde, aslında kamu görevi önemindeki bu mesleklerinin yasada tanımlanmasını, statülerinin olmasını ve elbette sosyal güvence altında çalışmayı talep ediyorlar. Biz de CHP olarak bunun takipçisi olacağımızı vurgulamak isterim."