15 Temmuz davaları: 1 yılda neler oldu?

15 Temmuz’dan bugüne darbeciler hakkında 160’a yakın dava açıldı. Bütün davaların bir numaralı sanığı Fethullah Gülen… İstanbul’dan Şırnak’a kadar açılan davalarda 3 bine yakın asker tutuklu olarak yargılanıyor. İlk kararlar verilmeye başlandı. İşte öne çıkan 15 Temmuz davaları...

Abone ol

DUVAR - 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye tarihinin en kanlı darbe girişimini yaşadı. Halkın sokaklara çıkması ve ordunun üst kademesinin aldığı tavır nedeniyle başarısızlığa uğrayan bu kanlı girişim sonrasında İstanbul’dan Şırnak’a birçok ilde darbeye karışmakla suçlanan asker ve sivillere yönelik 160’a yakın dava açıldı. Bu davalarda çoğunluğu asker üç bine yakın kişi yargılanıyor. Ayrıca 15 Temmuz sonrası FETÖ soruşturma ve operasyonları sonucunda da bir çok dava açıldı bu davalarda 50 binden fazla kişi tutuklandı. İşte darbe girişiminin birinci yıldönümünde bu davalarda öne çıkanlar...

.

'BİR NUMARALI SANIK' FETHULLAH GÜLEN 

15 Temmuz darbe girişiminin en önemli hedeflerinden biri Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı'nın ele geçirilmesiydi. O gece Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar darbeciler tarafından alıkonulmuş önce darbeye katılması için ikna edilmeye çalışılmış, karşı çıkması üzerine elleri bağlanarak Akıncı Üssü'ne götürülmüştü. 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili olarak Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan çatı davasında genelkurmay karargahındaki eylemler ile ilgili olarak 221 üst rütbeli asker yargılanıyor. Bütün davalarda olduğu gibi bu davanın iddianamesinde de 'bir numaralı şüpheli' olarak Fethullah Gülen’in ismi yer alıyor. Davanın askeri kanadının bir numaralı sanığı eski hava kuvvetleri komutanı Akın Öztürk, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Akıncı Üssü'ne getirilmesinden sonra onunla görüşen isim olarak biliniyor. Akın Öztürk savunmasında kızının lojmanının olduğu Akıncı Üssü'nde gece kalmak için bulunduğunu, darbe girişiminden İstanbul’da bulunan Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın araması üzerine haberdar olduğunu söylemişti. Öztürk darbe girişimi ile olan ilişkisini daha çok 'darbeciler ile Genelkurmay Başkanı arasında arabulucu rolü oynadığı' şeklinde tarif etti. Ancak duruşmalarda ortaya konan görüntüler, ifadeler ve yeni bilgiler sonrasında Öztürk’ün darbecilerin kurduğu Yurtta Sulh Konseyi’nin en önemli üyelerinden biri olduğu yansıdı.

MEHMET DİŞLİ HULUSİ AKAR’A DARBEYİ TEBLİĞ EDEN KİŞİYDİ

Davada öne çıkan isimlerden biri de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin kardeşi olmasıyla da öne çıkan Tümgeneral Mehmet Dişli'ydi. Mehmet Dişli Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a darbeyi bildiren ve “Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız. Taburlar, tugaylar yola çıktı. Biraz sonra göreceksiniz” diyen kişi olarak biliniyor. Akar TBMM Darbe Araştırma Komisyonu'na verdiği ifadede Mehmet Dişli’nin kendisine kelepçe takıldığı sırada orada olduğunu, daha sonra onun emri üzerine kelepçelerin çıkarıldığını belirtti. Mehmet Dişli ise çatı davasında verdiği ifadede Akar’ın suçlamalarını ret ederek, "Hulusi Akar yıllarca birlikte çalıştığım bir komutandır. O anki durumu en iyi kendisi bilmektedir. Yaşadığı travmatik ortam nedeniyle beni yanlış anlamış olabilir" dedi. Çatı davasında üst düzey sanıklar dahil olmak üzere şüphelilerin tamamı suçlamaları reddederken ya bir 'terör ihbarı' üzerine olay yerinde bulunduklarını yada 'odalarından çıkmadıklarını' söylediler. Ancak genelkurmaydaki kameralar bir çoğunun karıştıkları eylemleri kayıt altına alınmıştı.

.

AKINCI ÜSSÜ İDDİANAMESİ

15 Temmuz’da darbecilerin merkezi Ankara'daki Akıncı Üssü'ydü. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar Genelkurmay'dan buraya getirilmişti. Ayrıca meclisi bombalayan, darbeye karşı sokaklara dökülen halkın üzerine ateş açan helikopterler ve uçaklar bu üsten havalanmıştı. Bu yüzden 15 Temmuz sonrası açılan davaların en önemlilerinden birisi Akıncı Üssü davası oldu. Akıncı Üssü iddianamesinde darbe girişimine ilişkin eylemlerde bir orgeneral, altı tümgeneral, 18 tuğgeneral, 22 albay, 26 yarbay, 33 binbaşı, 56 yüzbaşı, 62 üsteğmen, 115 teğmen, 131 astsubay ve bir uzman çavuş olmak üzere toplam 481 şüpheli bulunuyor. Akıncı Üssü iddianamesinde darbeyi yönettikleri belirlenen sivil isimlerden Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Harun Binici, Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek’in rolleri anlatılıyor. Bu davanın da bir numaralı sanığı Fethullah Gülen olarak geçerken 'askeri kanadın yöneticisi'nin Akın Öztürk olduğu yer alıyor. Şüphesiz bu davanın en çok tartışılan ismi 'darbenin iki numarası' olarak adı geçen Adil Öksüz. 'Hava Kuvvetleri imamı' ve Akıncı Üssü'nden darbeyi yöneten isim olduğu belirtilen Adil Öksüz başarısızlık üzerine üsten kaçmaya çalışırken yakalanmış ancak tutuklanması istemiyle sevk edildiği mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı. Daha sonra yakalanmaya çalışılsa da Öksüz’ün o günden bu güne izine ulaşılamadı. İddianamede Adil Öksüz’ün de içinde bulunduğu 45 örgüt yöneticisi hakkında 303 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. Sanıkların gerçekleştirdiği eylemler arasında en önemlileri TBMM’nin uçakla bombalanması, Beştepe yakınındaki köprülü kavşak ve oto parkın bombalanması, Gölbaşı ilçesindeki Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Dairesi Başkanlığı'nın uçakla bombalanması, Gölbaşı ilçesindeki Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı'nın uçakla bombalanması, Türksat tesislerinin uçakla bombalanması, Ankara Emniyet Müdürlüğü binasının ve çevresinin uçakla bombalanması yer alıyor.

İSTANBUL’DA 15 TEMMUZ DAVALARI

15 Temmuz darbe girişiminin Ankara ile birlikte en önemli olaylarından bazıları İstanbul’da yaşandı. Türkiye darbeyi bugün 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adını alan Boğaziçi Köprüsü'ne çıkan tankların görüntüleri nedeniyle öğrendi. Yine halkın üzerine ateş açılması eylemlerinin en çarpıcılarından biri burada yaşandı. Ayrıca İstanbul Valiliği'nin ele geçirilmesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, Harbiye’deki TRT binasının, Acıbadem’deki Telekom binasının basılması gibi olaylar darbecilerin önemli eylemlerinden bazılarıydı. İstanbul’daki bu olaylar ile ilgili olarak darbeciler hakkında şimdiye kadar 20 dava açıldı. Son olarak Haliç köprüsündeki olaylar ve darbe girişimi sırasında Yalova’dan İstanbul’a Hava Harp Okulu öğrencilerini getiren 10’u tutuklu 16 subay hakkında müebbet istemiyle bir iddianame hazırlandı. İstanbul’da şimdiye kadar açılan 20 davada bin 52 asker, üçer kez müebbet ve 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

İstanbul’da bu davaların yanı sıra esas olarak darbe girişimine ilişkin ana darbe soruşturması açıldı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Fethullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 9’u firari 24 sanık hakkında 92’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 174’er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YÖNELİK SUİKAST GİRİŞİMİ DAVASI

Darbe gecesinin en önemli girişimlerinden birisi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Muğla Marmaris’te kaldığı otelin darbeci askerler tarafından saldırıya uğramasıydı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ayrılmasından sonra yapılan baskında cumhurbaşkanlığı korumaları çatışma çıkmış, iki polis memuru darbeciler tarafından öldürülmüştü. Bu olayla ilgili olarak saldırıyı yöneten Tuğgeneral Gökhan Sönmezateşin de aralarında bulunduğu 3’ü firari 44’ü tutuklu 47 asker hakkında kamu malına zarar vermek, cinayet, anayasayı ihlal suçlamalarıyla 6’şar kez müebbet hapis cezası istendi. Gökhan Sönmezateş davalar sırasında darbeci olduğunu kabul eden tek isimdi.

SONUÇLANAN 15 TEMMUZ DAVALARI

15 Temmuz’un birinci yıldönümünde açılan davalardan bazıları da sonuçlanmaya başlandı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’nın derdest edilmesine ilişkin açılan davada 23 sanığın müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmada 2 er beraat etti. Hapisle sonuçlanan ikinci dava ise İstanbul’da darbe girişimi sırasında valilikteki askerlere yardıma giden astsubay Yusuf Yıldız ve 23 er hakkında açılan dava oldu. Bu davada da 23 er beraat ederken Yıldız hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Mehmet Sarı: Yeni davalar da açılacaktır

Özellikle İstanbul’daki 15 Temmuz davalarını yakından takip eden Hukukçular Derneği Başkanı Mehmet Sarı, darbe girişimi ile ilgili yeni davalar açılmaya devam edeceğini belirtiyor. Geçmişte Ergenekon ve Balyoz davalarında yapılan hataların bu mahkemelerde yapılmaması için gösterildiğini söyleyen Sarı, “Geçmişte yaşanmış hataların hiçbirine fırsat verilmeksizin, hukukun içinde kalmak suretiyle bağımsız ve tarafsız yargılamanın tezahür etmesi lazım. Bu bakımdan geçmişteki davalardan farklı olarak önemli noktalardan bir tanesi de yargılamaların lokal bazda yapılmış olması. Örneğin Atatürk Havalimanı, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Harbiye TRT binası baskını gibi ayrı eylemlerin her biri için ayrı davalar açıldı. Ayrıca yeni davalar da açılıyor. Örneğin son olarak Haliç Köprüsü'ndeki olaylar ile ilgili yeni bir dava açıldı. İstanbul’da 20’den fazla dava var. Bu sayı daha da artacaktır. Bu, yargılamaların hızı ve adaletin çabuk tecelli etmesi açısından önemli" diyor.