SANAYİ ÜRETİMİ BEKLENTİNİN ÜZERİNDE ARTIŞ KAYDETTİ
TÜİK, Sanayi Üretim Endeksi Şubat 2024 verilerini açıkladı. Verilere göre, sanayi üretimi şubat ayında yıllık bazda yüzde 11.5 artış kaydetti. Beklenti yıllık yüzde 8.1 artıştı. Sanayi üretimi Şubat 2023’te depremlerin etkisiyle sert biçimde daralmıştı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12.8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 11.9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 7.7 arttı. Şubat ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3.2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3.8 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0.3 artış gösterdi. Sanayi üretim endeksindeki alt kalemlere baktığınızda ihracatçı sektörlerin büyümenin lokomotifi olduğu hemen görülüyor. Şimdilik, ekonomiyi soğutma politikalarının yeterince sonuç vermediği dikkate alınırsa ve seçim sonrasında kemer sıkma önlemleri radikal biçimde hayata geçirilirse ihracatçı sektörler sanayi üretiminde ciddi bir gerilemenin olmamasını sağlayacak. Büyük olasılıkla seçici krediler ve teşviklerle ihracatçı sektörlerin desteklenmesine devam edilecek. Zira iç piyasada yaşanacak daralma mutlaka sanayi sektörünü de vuracak. Sanayide daralmayı dengeleyecek tek yol bu olsa gerek.
İHRACAT İKLİMİ İYİYE GİDİYOR, AMA İSTİKRARDAN SÖZ ETMEK İÇİN ERKEN
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi'nde eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor. Şubatta 51.1 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, martta 51.6’ya yükselerek üst üste üçüncü ay eşik değer 50’nin üzerinde gerçekleşti. Euro Bölgesi’nde Almanya ve Fransa’da ekonomik aktivite ilk çeyrek sonunda sert şekilde daralmaya devam ederken diğer ülkelerde talep eğilimleri olumlu seyretti. Birleşik Krallık’ta ekonomik aktivite aylık bazda güçlü artış kaydetti. Ondört aydır artış gösteren ABD, şubat ayına kıyasla hız kesmekle beraber güçlü büyüme performansını korudu. Türk imalat sanayi sektörünün ana ihracat pazarları içerisinde talep koşullarının en güçlü iyileştiği ülke, ihracat hacminden yüzde 3.5 oranında pay alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. Yunanistan, Suudi Arabistan ve Hindistan'da da ekonomik aktivite keskin artış gösterdi. Orta ve Doğu Avrupa ekonomilerindeki olumsuz görünüme karşın savaşta olan Rusya’da ise iktisadi faaliyet son ondört aydır genişlemeyi sürdürüyor. Yani en büyük ticaret partnerlerimizdeki gelişmeler, Türkiye’nin ihracat ikliminin olumlu seyrettiğini gösteriyor. Yine de jeopolitik risklerin çok yüksek olduğu bir süreçten geçiyoruz ve bu olumlu görünümün her an tersine dönebileceğini belirtmekte fayda var. Dış ticarette yeni pazar arayışlarını sürdürmek her ülke için bir zorunluluk. Türkiye’nin en zayıf yanı ise katmadeğeri yüksek ürün ihracatındaki yetersizliği ve rekabet avantajını ancak yüksek kurla sağlayabilmesi...
EVLENECEK ÇİFTLER VE AİLELERİ BUNALIMDA!..
Bahar geldi ve artık evlilik sezonu için hazırlıklar başlıyor. Başlamasına başlıyor da, evleneceklerin işi hiç de kolay değil. Yüksek enflasyon çiftlerin ve ailelerinin kabusu oluyor. Geçen yıl ortalama kalitede eşyalarla bir ev kurmanın maliyeti 300,000 TL civarındayken bu yıl 500,000 TL’yi buldu. Fiyatlar beyaz eşyada yüzde 65, mobilyada da ise çok daha fazla arttı. Düğün masraflarıyla birlikte ev kurmanın maliyeti 600,000 TL! Taksitle alışveriş bir çözüm belki, ancak taksit sınırlaması bu umudu da boşa düşürecek gibi... Perakendeciler düğün alışverişinde talebin düştüğü ve yurttaşların ucuz ürüne yöneldiğini belirtiyor. Perakende veya toplu alımlarda özellikle çeyiz alımlarında düşük taksit sayısı ve kredi zorluğu tüketiciyi oldukça zorluyor. Üreticiler ve perakendeciler kredi kartına 12 taksit talep ediyor. Bir diğer talep de esnaf için kart komisyonlarının düşürülmesi... KDV indirimi de bir diğer beklenti. Söz gelimi buzdolabı, fırın gibi ürünlerde yüzde 20 olan KDV oranının yüzde 10’a çekilmesi gibi... Ancak kemer sıkma önlemlerinin artacağı bir süreçte hemen herkes benzeri talepler içinde! Oysaki ekonomi yönetiminin hedefi ekonomiyi soğutarak enflasyonu düşürmek. Yani bu ve benzeri taleplerin kabul görmesi pek mümkün değil. Belki çözüm finans şirketleriyle üretici firmaların protokoller yaparak satışları uzun dönemli taksitlere bölmesi diyeceğim, ama faiz oranının ne olacağını hesaplamaya bile kalkmayayım! Şu kesin, eğer ki tavizsiz bir kemer sıkma sürecine giriyorsak, evlenmek isteyen çiftlerin işi oldukça zor.
FED’İN FAİZ İNDİRİMİ: ‘GODOT’YU BEKLERKEN’
“Veriler şaşırtıcı olabiliyor ve beklentileri alt üst edebiliyor” diye yazdıktan birkaç gün sonra ABD’de mart ayı TÜFE rakamları bunu teyit etti. ABD’de enflasyon aylık yüzde 0.4 olurken yıllık bazda yüzde 3.5’e yükseldi. Piyasanın medyan tahmini aylık yüzde 0.3, yıllık yüzde 3.4 artıştı. Gıda ve enerji fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyon da hızlandı ve aylık bazda yüzde 0.4, yıllık bazda yüzde 3.8 artış kaydetti. Beklenti aylık yüzde 0.3, yıllık yüzde 3.7’ydi. Enflasyon ocakta yıllık yüzde 3.1, şubatta yüzde 3.2 olarak beklentileri aşmış, bu da Fed’den faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesine neden olmuştu. Şubatta yüzde 2.3 artan enerji fiyatları mart ayında yüzde 1.1 arttı. Barınma maliyetleri aylık yüzde 0.4, yıllık yüzde 5.7 yükseliş kaydetti. Benzin fiyatı yüzde 1.7 yükseldi. Hem barınma hem de benzin fiyatlarındaki artışlar, enflasyondaki aylık artışın yarısından fazlasına katkıda bulundu. Piyasalarda geçen yılın son çeyreğinden itibaren başlayan ve 2024’ün ikinci çeyreğinde Fed’in politika faizinde indirime gideceğine yönelik beklentilerin, beklentiden çok bir temenni olduğu da artık net biçimde anlaşılıyor. Fed yetkilileri de sürekli olarak indirim konusunda net bir tarih vermiyordu zaten. Bu son verilerle birlikte, artık faiz indiriminin yaz sonuna öteleneceğini söylemek abartılı bir öngörü olmaz, ki bu da nisan ve mayısta gelecek başta TÜFE olmak üzere diğer göstergelerdeki duruma bağlı... ‘Yapışkan enflasyon’un nasıl bir şey olduğunu hep birlikte izliyoruz.