ANARKO-KAPİTALİSTİN KARNESİ İYİ, AMA KİME GÖRE İYİ?..
Kimine göre deli, kimine göre ultra sağcı olarak tanımlanan Arjantin Devlet Başkanı Javier Gerardo Milei’nin ekonomi politikası pek de başarısız sayılmaz. En azından makro verilere göre... Tabii bu sonuçlar IMF, küresel sermaye ve derecelendirme kuruluşları tarafından başarılı bulunurken, Arjantinliler’in çok büyük bir kısmı için çile anlamına geliyor. Neoliberalizm bu demek değil mi zaten!.. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Milei Hükûmeti’nin uzun vadeli yabancı para ve yerel para birimi ihraççı notlarını ‘Ca’ seviyesinden ‘Caa3’ seviyesine yükseltti. Ülkenin kredi not görünümü ise 'durağan'dan 'pozitif'e çevrildi. Bu gelişme, hükûmetin son dönemde gerçekleştirdiği politika değişikliklerinin ve makroekonomik istikrar çabalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Moody's'in değerlendirmesine göre, Arjantin’de ekonomik iyileşme sürüyor. Hükûmetin malî ve parasal ayarlamalar konusundaki kararlı tutumu, dış finansmanı istikrara kavuşturmada önemli bir rol oynuyor. Ayrıca, bu adımlar olası bir 'kredi olayı' riskini de azalttı. Ancak, dış borç ödemeleriyle ilgili belirsizlikler ve sermayeyle döviz kontrollerinin kaldırılmasının yaratabileceği riskler, ülke ekonomisi üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Arjantin'de ekonomiyi istikrara kavuşturan bu reformların önemli bir destekçisi, 10 Aralık 2023’te göreve başlayan Devlet Başkanı Javier Milei’nin yönetimi oldu. Malî disiplin ve parasal finansmanın sonlandırılması, hükümetin harcamalarında ciddi kesintilere yol açarken, kamu borç yükünü önemli ölçüde azalttı. Bu doğrultuda, Arjantin’in kamu borcunun 2026 yılına kadar GSYİH’nin yüzde 50’sine düşmesi bekleniyor. Arjantin Merkez Bankası’nın kısıtlayıcı para politikası duruşu, enflasyonda da gözle görülür bir düşüş sağladı. Aralık 2023’te yüzde 25.5 ile zirve yapan aylık enflasyon, 2024’ün ilk çeyreğinde tek haneli seviyelere geriledi. 2025 yılı itibarıyla, enflasyonun yaklaşık yüzde 40 seviyelerine kadar düşmesi bekleniyor. Arjantin'in dış likidite pozisyonu da vergi affı ve ek döviz girişlerini teşvik eden tedbirlerle güçlendi. Yaklaşık 20 milyar dolarlık varlığın ülkeye kazandırılması, uluslararası rezervlerin kademeli olarak artırılmasına olanak sağladı. Tüm bunların bedelini ödeyenler ise işini kaybedenler, artık sosyal yardım alamayan kent yoksulları, ücretliler, esnaf ve küçük işletme sahipleri...