Gazete Duvar
Gündem Politika Dünya Ekonomi Video Spor Tatil Arşiv Resmi İlanlar Yazarlar Duvar English
Gazete Duvar
Altında sert yükselişler kapıda: Gümüşe dikkat - Sayfa 6

KREDİ BATAĞINA KARŞI YAPILANDIRMA ŞART OLMUŞTU

Zaten başka bir çare kalmamıştı!.. Dar ve orta gelirli vatandaşların kabusu haline gelen takipteki bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarına bir çözüm olarak yeniden yapılandırma yapılacak. Bankaların takibe düşmüş bireysel kredi kartı ve ihti­yaç kredisi alacağı yeniden yapılandırılarak uygun faizle 60 ay vadeye yayılacak. Böylece vatandaşın, taki­be düşmüş 90 milyar TL’ye yakın borcunu zamana yayarak ödemesinin yolu açılacak. Bu hedef doğrultusunda, Ban­kacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) ve TCMB tarafından eşzamanlı adım­lar atıldı. BDDK’nın yeniden ya­pılandırmaya ve TCMB’nin kredi işlemlerinde uygula­nacak azami faiz oranları hakkın­daki tebliği Resmî Gazete’de yayımlandı. BDDK kararına göre, dönem borcunun ödenmesi gereken as­garî tutarı ödenememiş olan bi­reysel kredi kartlarının mevcut borç bakiyeleri, kart sahiplerinin talep etmesi durumunda en faz­la 60 ayla sınırlı olmak üzere ya­pılandırılabilecek. Yapılandırma kapsamında her aya düşen taksit tutarı, ilgili ayın asgarî ödeme tu­tarına eklenecek. Kredi kartı ya­pılandırma borcunun yüzde 50’si ödeninceye kadar ilgili banka ta­rafından kart sahibine tahsis edil­miş bulunan kredi kartlarının li­miti artırılmayacak. BDDK kararı öncesi kullandırılmış ve karar ta­rihi itibarıyla anapara veya fa­iz ödemelerinin tahsili 30 günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredileri­nin borç bakiyeleri de borçlu tara­fından karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde talep edilmesi duru­munda, 60 aya kadar vadeyle yeni­den yapılandırılabilecek. BDDK, kredi kartla­rında dönem borcuna göre asga­rî ödeme oranlarında da değişik­liğe gitti. Dönem borcunun yüz­de 20’si olarak uygulanan asgarî ödeme oranında baz alınan kart li­miti 25,000 TL'den 50,000 TL'ye yükseltildi. Buna göre artık limi­ti 50,000 TL ve altında olan kre­di kartlarında asgarî ödeme oranı dönem borcunun yüzde 20’si ola­rak uygulanacak. Limiti 50,000 TL ve üzerinde olan kartlarda ise dö­nem borcunun en az yüzde 40’ının ödenmesi gerekecek. TCMB tebliğiyle bireysel kredi kartları borçlarının yapı­landırmasında kullanıla­cak azamî faiz oranı referans faiz olan yüzde 3.11 ile sınırlandırıldı. An­cak TCMB, bireysel kre­di kartlarına uygulanan azamî akdî faiz oranlarını ise kredi kar­tı dönem borcuna göre referans orana bağlı olarak farklılaştırdı. Referans oranın aynı kalması du­rumunda azamî akdî faiz oranla­rı; dönem borcu 25,000 TL’nin al­tında olan kredi kartları için yüz­de 3.50, 25,000-150,000 TL olan kredi kartlarında yüzde 4.25 ve 150,000 TL'nin üzerinde olanlarda yüz­de 4.75 olarak uygulanacak. 

6 13
Altında sert yükselişler kapıda: Gümüşe dikkat - Sayfa 7

TÜKETİCİNİN 89.6 MİLYAR TL BORCU TAKİPTE TİCARİ KREDİLERDE İSE BU RAKAM 170.3 MİLYAR TL

BDDK ve TCMB ka­rarları kapsamında yeniden ya­pılandırmaya konu olan takibe düş­müş tüketici borçlarının toplam tutarı 20 Eylül’de 90 milyar TL'ye yaklaşmış bulunuyor. BDDK ve­rilerine göre, bu tarih itibarıy­la takibe düşmüş ihtiyaç kredisi borç bakiyesi 45 milyar 887 milyon 100 bin TL, aynı nitelikteki bireysel kre­di kartı borç bakiyesi de 43 mil­yar 754 milyon 900 bin TL düzeyinde. Buna göre yeniden yapılan­dırma, bankaların iki ka­lemde toplam 89 mil­yar 642 milyar TL'lik bir takipteki alaca­ğını kapsıyor. Son bir yılda taki­be düşen ihti­yaç kredisi hacminin yüzde 66 oranında 18 milyar 241.6 milyon TL, bu durumdaki bireysel kredi kartı borçlarının ise yüzde 262 oranın­da 31 milyar 666 milyon 600 bin TL art­tığı dikkati çekiyor. Buna göre, iki kalemde takibe düşen alacak mik­tarında son bir yıldaki artış yakla­şık 50 milyar TL. 20 Eylül itibarıyla bankacı­lık sektörünün takipteki toplam alacağı ise 260 milyar 521 mil­yon TL. Bu hacim içinde, ihtiyaç kredisinin yanı sıra konut ve taşıt kredileriyle birlikte takibe düş­müş toplam tüketici kredisi bor­cu 46 milyar 729 milyon 300 bin TL'ye ulaşıyor. Toplam kredi hacminde en büyük bölümü oluşturan ticari ve diğer kredilerden takibe düşen kısım ise 20 Eylül itibarıyla 170 milyar 36 milyon 900 bin TL ile takip­teki toplam alacağın üçte ikisini oluşturuyor. Takibe düşmüş tica­ri ve diğer krediler içinde 71 mil­yar 341 milyon 600 bin TL'lik KOBİ kre­disi, 38 milyar 811 milyon TL'lik taksitli ticari kredi, 5 milyar 885 milyon 200 bin TL'lik kurumsal kredi kartı borcu da yer alıyor. Banka­cılık sektöründe takibe düşmüş alacak oranı 20 Eylül itibarıy­la ihtiyaç kredilerinde yüzde 3.6, toplam tüketici kredilerinde yüz­de 2.6, bireysel kredi kartı borç­larında yüzde 2.8, ticari ve diğer kredilerde yüzde 1.5 ve toplamda yüzde 1.8 düzeyinde bulunuyor. Bankaların negatif nitelikli ala­caklarına ilişkin Türkiye Banka­lar Birliği Risk Merkezi verileri­ne göre, ocak-temmuz dönemin­de bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen sayısı 784 bin, bireysel kredi borcundan dolayı takibe düşen sayısı da 642 bin düzeyinde. Aynı kişinin farklı aylarda takibe düşmüş olması do­layısıyla kayıtlar mükerrerlikten arındırıldığında, yani bu dönemde birden fazla takibe dü­şen kişiler sadece bir kez sayıldı­ğında toplam kişi sayısı yedi aylık dönemde geçen yılın aynı dönemi­ne göre yüzde 51.4 artışla 1 milyon 63 bin 379 oldu. 

7 13
Altında sert yükselişler kapıda: Gümüşe dikkat - Sayfa 8

TÜRKİYE GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİKTE İLK SIRALARDA

Gelir dağılımındaki adaletsizlik salt bir ekonomik sorun olmanın ötesinde, toplumsal ve ahlakî açıdan da bir ülkenin gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Türkiye’de yaşanan pek çok gündelik gelişmede, gelir adaletsizliğinin yansımalarını görüyoruz. Ve ne yazık ki, Türkiye bu konuda da ‘dünya liderleri’ arasında yer alıyor. Gelir dağılımında adalet seviyesi GINI katsayısıyla ölçümleniyor. Katsayı 1’e yaklaştıkça gelir adaleti bozulurken, 0’a yaklaştıkça da gelir dağılımı daha adil oluyor. Ekonomilerin büyümesinin yanında gelir dağılımının da adil olması bir ülke ekonomisinin gelişmişliğine yönelik önemli göstergelerinden biri. Türkiye’de GINI katsayısı TÜİK’in 2023 verilerine göre 0.44... Geçmiş yıllara gösteren gelirde adaletsizliğin ayrıntılarında bozulma daha net görülüyor. En zengin yüzde 10’luk kesimin en yoksul yüzde 10’luk kesime göre gelir oranlarındaki fark açılıyor. Yine en yüksek gelir elden eden yüzde 20’lik kesimin, gelirden en düşük payı alan yüzde 20’lik kesime oranında da artış söz konusu. Türkiye’nin gelir dağılımındaki adalette bozulma dünya ülkeleriyle kıyaslandığında da yüksek seyrediyor. Türkiye, Brezilya’dan sonra seçili ülkeler arasında 2021 yılında gelir dağılımının en bozuk olduğu ülke. Daha hassas bir şekilde toplumun iki ucundaki gelir farkını gösteren Palma rasyosuna göre de Türkiye, Kosta Rika’nın ardından ikinci sırada. Palma rasyosu, gelir dağılımındaki eşitsizliği GINI katsayısına alternatif olarak ölçerken, toplumun en zengin yüzde 10'luk kesiminin toplam gelirinin, en yoksul yüzde 40'lık kesiminin gelirine oranını temsil ediyor. Palma rasyosunun avantajı, özellikle gelir dağılımının uçlarındaki farklara odaklanarak eşitsizliğin toplumun çoğunluğunu nasıl etkilediğini daha net bir şekilde ortaya koyması... TÜİK verilerine bakıldığında, enflasyonla GINI katsayısının ilişkisinde de paralel bir seyir görülüyor. 

8 13
Altında sert yükselişler kapıda: Gümüşe dikkat - Sayfa 9

KANTİN FİYATLARI ÇOCUKLARIN DA VELİLERİN DE KABUSU OLDU

Her geçen yıl, okulların öğretime başlama dönemi, ebeveynler açısından büyük bir stres kaynağı oluyor. Mesele salt eğitim harcamaları değil, aynı zamanda öğrencilerin beslenme sorunu! Ne yazık ki, pek çok çocuk bir öğünü atlamak zorunda kalıyor, çünkü ebeveynlerinin ceplerine koyabildiği harçlık, sağlıklı beslenmeyi bir yana bırakın, karınlarına doyurmaya yetmiyor. Bu yıl da kantinlere ciddi oranda zam geldi. Öğrencilerin kantine ödemesi gereken ücretlere yüzde 100 arttı. Bu yıl öğrencilerin temel beslenme için okul kantininden yapacakları harcamalar da katlandı. İstanbul Kantinciler Esnaf Odası tarafından açıklanan listeye göre, geçen seneye göre çay ve su fiyatları yüzde 100 artarken, hamburger yüzde 60, ekmek arası köfte yüzde 66, sandviç fiyatları ise yüzde 50 zamlandı. 2023- 2024 eğitim döneminde bir tabldot yemeğe 95 TL ödeyen öğrenciler bu yıl yüzde 47.3’lük artışla 140 TL’lik ödeme yapmak zorunda. Devlet okullarında öğrenciler için sadece simit, su ve ayrandan oluşan bir öğünün maliyeti 45 TL'ye ulaştı. Geçen yıl 30 TL olan kaşarlı tostun fiyatı 50 TL’ye çıkarken, poğaça, simit ve açma fiyatı 12 TL’den 20 TL’ye yükseldi. Ekmek arası köfte fiyatı 100 TL’ye çıkarken, hamburger ise okullarda 80 TL’den satılıyor. Sütün kantindeki fiyatı ise 13 TL’den 20 TL’ye çıktı. Bir öğrencinin her gün sağlıklı bir şekilde beslenebilmesi için okulda yiyeceği bir tabldot yemeğin günlük ücreti 140 TL olurken, haftalık maliyet 700 TL, aylık maliyet ise 2,800 TL’ye yükseliyor. Ortalama beş ay süren bir eğitim dönemi için kantin maliyeti 14,000TL’ye, bir senelik eğitim dönemi içinse 28,000 TL’ye çıktı ve 17,002 TL olan asgari ücreti aştı. 

9 13
Gazete Duvar

Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın.
Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Gazete Duvar
  • Anasayfa
  • Tatil
  • Galeri
  • Video
  • Kitap
  • Dergi
  • Podcast
  • Yazarlar
  • Yeni Çıkan Kitaplar
  • Arşiv
Kategoriler
  • Resmi İlanlar
  • Bilim
  • Dünya
  • Dünya forum
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Günün karikatürü
  • Hayat
  • İnsan hakları
  • Kadın
  • Konuk yazar
  • Kültür-sanat
  • Kurdî
  • Otomotiv
  • Politika
  • Reklam
  • Sağlık
  • Seri ilanlar
  • Sinema
  • Şirket haberleri
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yerel haber
Kurumsal
  • Çerez politikası
  • Gizlilik ilkeleri
  • İletişim
  • Kullanım şartları
  • Künye
  • Yayın ilkeleri
© 2016 - 2025 gazeteduvar.com.tr - Tüm hakları saklıdır.