DASK TAZMİNATLARI YARAYA MERHEM OLACAK GİBİ DEĞİL
Zorunlu Deprem Sigortası, büyük çaplı depremler sonrası oluşan maddi kayıpları en aza indirmek için önemli bir adımdı. Ancak, sistemin bazı eksiklikleri nedeniyle beklenen düzeyde etkili olmadığı görülüyor. 2024 yılı itibarıyla, Türkiye genelinde sigortalı konut oranı yüzde 56.4 seviyesindeydi. Bu oran, her ne kadar zaman içinde sigortalı sayısının arttığını gösterse de hâlâ her iki konuttan birinin sigortasız olduğu anlamına geliyor. Sigortalılık oranının düşük kalmasının en önemli nedenlerinden biri, DASK’ın sağladığı tazminat miktarının sınırlı olması. Sigorta kapsamında ödenen azami tazminat tutarı, bazı büyükşehirlerde bir dairenin gerçek piyasa değerini karşılamaktan çok uzak. Örneğin DASK tarafından belirlenen maksimum ödeme limiti Şubat 2025 itibarıyla 1 milyon 653 bin 563 TL olarak açıklandı. Fakat büyükşehirlerde yaşanan bir depremin konut sahiplerinde yaratacağı maddi hasar, belirlenen bu azami teminat tutarının en az üç katına yakın. DASK, deprem sonrası oluşan maddi kayıpları minimize etmek ve konut sahiplerini güvence altına almak amacıyla oluşturulmuş bir sistem olsa da, düşük sigortalılık oranı ve tazminat tutarlarının yetersiz bulunması gibi nedenlerle halen tam anlamıyla işlevsel bir çözüme dönüşebilmiş değil. Sigortalılık oranının artırılması için tazminatların piyasa koşullarına daha uygun ve sigorta sürecinin daha teşvik edici hale getirilmesi gerekiyor. Burada ise sorun, dar ve orta gelirli vatandaşların bu hayat pahalılığında böyle bir parayı deprem sigortasına ayırmalarının mümkün olmaması... Özel deprem sigortalarının primlerini ödeyebilecek kazanca sahip olanlar ise ancak orta üst gelir grubunun en üstünde yer alabilenler...
ÇİN OTOMOTİV DEVLERİNDEN İKİ YENİ YATIRIM DAHA...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya, Endonezya ve Pakistan ziyaretleri dönüşünde, iki Çin otomotiv firmasının Manisa ve Samsun'da elektrikli araç fabrikası kuracağını duyurdu. Erdoğan, "Her ikisi de dünya çapında ciddi markalar. Bu araçların Manisa ve Samsun'da üretilmesi Türkiye'deki otomotiv sektörüne çok farklı bir hava getirecektir" dedi. Erdoğan’ın açıklamasına göre, Manisa’da yapılacak yatırım için imzalar atılmış. Diğer Çin otomotiv firması ise üretim tesisini Samsun’da kurmayı planlıyormuş. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOGG’un iç piyasada yakaladığı başarıyı, dış piyasalarda da göstermesini hedeflediklerini de sözlerine ekledi. "TOGG bizim için bir final değil, bir başlangıçtır. Otomotiv dünyasına attığımız güçlü bir adımdır. Bu yolda daha çok mesafe almamız gerekiyor ve bu mesafeleri de alacağız. Otomobilimizi hangi lider görse, test etse övgü dolu ifadelerini işitiyoruz. Malezya'da, Endonezya ve Pakistan’da da bunun benzeri oldu. Hepsi de aracı ve sunduğu konforu çok beğendiler” diyen Erdoğan, Pakistan'ın TOGG'un ülkelerinde üretim yapma konusunu gündeme getirdiğini de açıkladı. Elektrikli otomobil pazarı hızla büyüyor ve Çin bu sektörde uzak ara önde gidiyor. Çin otomotiv sektörünün teknolojik üstünlüğü ve üretim kapasitesi rakiplerinin çok ötesinde... Çin otomotiv devlerinin Türkiye’de bu yatırımları yapıyor olmasının asıl sebebi ise, Türkiye’yi bir ihracat üssü olarak görmeleri ve bu tesislerinde üretilen araçları hem Avrupa hem de Ortadoğu pazarına ihraç etmeyi hedefliyor olmaları... Böylece olası yaptırımlardan kurtulabilecekler.
ÜFE, FED’İN HESAPLARINI DEĞİŞTİRECEK
Geçen hafta ABD’den iki önemli veri geldi. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) verisi, Fed’in politika faizi indirimini daha da ötelemesine sebep olacak gibi duruyor. Perakende satışlarda yaşanan gerileme ise orman yangınları ve kötü hava koşularının bir sonucu... ABD'de ÜFE, ocakta aylık bazda yüzde 0.4, yıllık bazda yüzde 3.5 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) yaptığı açıklamaya göre, üretici fiyat endeksi ocak ayında yüzde 0.4 arttı. Bu artış ekonomistlerin yüzde 0.2'lik konsensus tahmininin üzerinde gerçekleşti ve aralık ayında revize edilen yüzde 0.5'lik artışla karşılaştırıldı. ÜFE bir önceki yıla göre yüzde 3.4 artarken, aralık ayına kadar olan yılda yüzde 3.5 artış gösterdi. Gıda ve enerji hariç nihai üretici fiyatları ocak ayında beklentilere paralel olarak bir önceki aya göre yüzde 0.3 arttı. Yıllık artış oranı ise yüzde 3.6 olarak gerçekleşti. ABD'de perakende satışlar olumsuz hava koşulları ve Los Angeles'taki yangınların da etkisiyle yılın ilk ayında düştü. Ticaret Bakanlığı verilerine göre satışlar yüzde 0.9 düştü. Beklenti yüzde 0.2 daralmaydı. Aralık verisi ise yüzde 0.4'ten yüzde 0.7'ye revize edildi. Otomobil hariç satışlar yüzde 0.4 düştü. 13 kategoriden dokuzunda düşüş yaşandı. Veriler, Los Angeles'ta yaşanan yıkıcı orman yangınları ve ülkenin diğer bölgelerinde yaşanan şiddetli kış koşullarının alışveriş faaliyetlerini olumsuz etkilediği bir dönemi kapsıyor. Birçok kategorideki yavaşlama, kar fırtınaları ve yangınların dışında başka faktörlerin de rol oynayabileceğini gösteriyor. ABD'de tüketiciler inatçı enflasyon ve yüksek borçlanma maliyetleriyle mücadele ediyor. İlerleyen aylarda, Başkan Donald Trump'ın çeşitli ülkelerden gelen mallara gümrük vergisi koyma kararının tüketicilere de yansıması bekleniyor. Perakende satışlar, genel ekonomik faaliyetin çoğunluğunu oluşturması nedeniyle ekonominin sağlığı açısından kritik bir ölçü olarak görülüyor.
ABD İLE AB ARASINDA TARİFE RESTLEŞMELERİ
ABD Başkanı Donald Trump müttefiklerini silkelemeye devam ediyor. Zaten ekonomik durgunluk tehdidi altında olan Avrupa Birliği ülkeleri panik içinde... ABD'nin Avrupa'nın en yakın ortağı olduğunu ve öyle kalacağını vurgulayan AB Konseyi Başkanı Ursula von der Leyen, "ABD ile iyi çalışmaya devam etmek istiyoruz, ancak aynı zamanda ticaret savaşlarının ve örneğin cezalandırıcı gümrük tarifelerinin kimseye fayda sağlamayacağına inanıyoruz. Gümrük tarifeleri vergidir. Enflasyona neden olurlar. En çok çalışan insanları, işletmeleri ve sıradan gelir sahiplerini vurur. Atlantik'in iki yakası arasındaki önemli tedarik zincirlerini bozarlar. Gümrük tarifelerinin kazananı yoktur" ifadelerini kullandı. AB'ye yönelik haksız gümrük vergilerinin cevapsız kalmayacağını yineleyen von der Leyen, AB olarak ABD'ye karşı ‘orantılı ve net karşı tedbirler’ alacaklarını belirtti. ABD ile her iki taraf için de faydalı ortak çözümler bulmaya her zaman hazır olduklarını dile getiren von der Leyen, dünyanın ne kadar hızlı değiştiğini ve Avrupa'nın da bu değişime ayak uydurması gerektiğini gördüklerini söyledi. Avrupa'nın savunma ve güvenliğine önemli ölçüde daha fazla yatırım yapması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Yerli sanayimizi ve yenilikçi gücümüzü güçlendirmeli ve böylece Avrupa'nın egemenliğini güçlendirmeliyiz. Her şeyden önce AB, savunma ve güvenliğe yatırım yapmaları konusunda üye devletleri destekleyebilir. Bu nedenle ilk olarak, üye ülkelerin savunma harcamalarını önemli ölçüde artırmalarını istiyorum" dedi. AB Komisyonu Başkanı, üye ülkelere bütçeleri için tedbirler ve özel araçlar paketi önereceklerini sözlerine ekledi. AB’nin ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ticareti sarsan tarife politikasına karşılık yeni bir düzenlemeye geçeceği iddia ediliyor. Buna göre AB, kendi çiftçilerini korumak için farklı standartlarda üretilen belirli gıda maddelerinin ithalatını engellemeye hazırlanıyor.