TÜKETİCİ GÜVENİ YÜZDE 2.4 ARTTI, AMA KÖTÜMSERLİK DEVAM EDİYOR
TÜİK, 2024 yılı eylül ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. Tüketici eğilim anketi sonuçlarına göre, ağustos ayında 76.4 olan tüketici güven endeksi, eylülde yüzde 2.4 oranında artarak 78.2 seviyesine yükseldi. Bu sonuç, mayıs ayından bu yana görülen en yüksek seviye... Verilere göre, mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi geçen ay 63.1’ken, eylül ayında yüzde 2.8 oranında artarak 64.8 seviyesine ulaştı. Bu, hanelerin mali durumlarındaki iyileşmeye işaret ediyor. Gelecek oniki ay içerisinde hanenin maddi durum beklentisi endeksi de ağustosta 76.6’yken, bu ay yüzde 1 oranında artış göstererek 77.4’e çıktı. Bu rakamlar, tüketicilerin gelecek aylarda mali durumlarında iyileşme bekledikleri anlamına geliyor. Ağustosta 71.5 olan gelecek oniki aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, eylülde yüzde 4.2 artışla 74.5 seviyesine yükseldi. Yani tüketiciler, gelecek bir yıl içerisinde ekonomik koşullarda daha olumlu bir gelişme bekliyor. Ayrıca, gelecek oniki aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi ağustosta 94.3’ken, eylül ayında yüzde 2 oranında artarak 96.2 seviyesine çıktı. Bu da tüketicilerin dayanıklı mallara yönelik harcama yapma eğilimlerinin arttığının bir işareti. Tüketici güven endeksi, 0 ile 200 arasında değer alıyor ve 100’ün altındaki değerler tüketici güveninde kötümser bir durumu, 100’ün üzerindeki değerler ise iyimserliği gösteriyor. Eylül ayında 78.2 seviyesine ulaşan endeks, hala kötümser bölgede olsa da, artış trendi ekonomiye yönelik olumlu bir havanın oluştuğunu işaret ediyor.
TARIMSAL GİRDİ FİYATLARINDA ARTIŞ DEVAM EDİYOR
Tarım sektöründe yaşanan yapısal bunalım, girdi fiyatlarındaki artışın sürmesi sebebiyle, tarımsal üretimi ve gıda fiyatlarını olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Gıda enflasyonunun bu denli yüksek ve inatçı olması bu biraz da bu sebeple... Pek çok tarımsal girdide dışa bağımlı olmamızın da bu artışlarda önemli bir rolü olduğunu hatırlatmak gerek. Tohumdan gübreye, akaryakıttan tarımsal ilaçlara kadar pek çok girdiyi ithal etmek zorunda kalıyor çiftçiler. Sonuç rakamlarda daha net görülüyor. TÜİK, temmuz ayı tarımsal girdi fiyat endeksi (tarım-GFE) verilerine göre, tarımsal girdi fiyatlarında temmuzda bir önceki aya göre yüzde 3.42, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41.6 artış gerçekleşti. Aylık bazda tarımsal girdi fiyatlarında beş ayın en yüksek artışı görülürken, yıllık bazda yedi ayın en düşük seviyesinde artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 3.61, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2.32 artış görüldü. Yıllık bazda tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 39.82, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 53.06 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 81.82 artışla veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 12.37 artış ile enerji ve yağlayıcılar oldu. Özetle, hububat, bakliyat ve sebze-meyveyi manşet enflasyon düşüş trendine girse bile yüksek fiyatlarla satın almaya devam edeceğiz.
YURTDIŞI TALEP VE MALİYET BASKILARI ÜFE’Yİ YUKARI YÖNLÜ BASKILIYOR
TÜİK ağustos ayına yönelik yurtdışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) verilerini göre, YD-ÜFE 2024 Ağustos ayında, bir önceki aya kıyasla yüzde 2.95 artış kaydetti. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28.67, oniki aylık ortalamalara göre ise yüzde 52.55 arttı. Yılın başından itibaren değerlendirildiğinde, YD-ÜFE’nin Aralık 2023’e göre yüzde 20.63 arttığı gözlemlendi. Bu artış, yurtdışı talep ve maliyet baskılarının üretici fiyatlarını yukarı çekmeye devam ettiğinin önemli bir göstergesi... Sanayinin iki ana sektörüne bakıldığında, yıllık bazda madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 32.84, imalat sektöründe ise yüzde 28.60 oranında artış gerçekleşti. Ana sanayi gruplarında ise ara mallarında yüzde 26.67, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33.94, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33.09, enerjide yüzde 0.70 ve sermaye mallarında yüzde 34.03 artış söz konusu. Ağustos ayı verilerine göre, sanayinin bu iki sektöründe aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1.42, imalat sanayinde ise yüzde 2.98 artış yaşandı. Ana sanayi gruplarında ise ara mallarında yüzde 2.66, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3.25, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3.03, sermaye mallarında ise yüzde 4.37 oranında artış dikkat çekti. Ancak, enerjide aylık yüzde 4.09’luk bir düşüş görülüyor. Bu veriler, özellikle yurtdışı piyasalara yönelik üretim yapan sektörlerin maliyet baskıları altında olduğunu ve fiyat artışlarının devam ettiğini net biçimde ortaya koyuyor.
ALTIN REKORA DOYMAK BİLMİYOR
Altın başta olmak üzere, gümüş ve diğer değerli metallarin fiyatlarında artışlar rekor tazeleyerek devam ediyor. Altın, Fed'in parasal gevşeme döngüsünü 50 baz puanlık bir indirimle başlatmasından bir gün sonra yayınlanan sağlıklı ABD iş verilerini değerlendiren piyasalarla birlikte bjr rekor daha kırdı. Spot altın haftanın son işlem gününde ons başına 2,606 dolardan işlem gördü. Ons altın ve dolar/TL ile yapılan hesaplamaya göre gram altın ise rekor kırarak 2,858 TL seviyesine kadar yükseldi. Pazar akşamı itibarıyla gram altın 2,875 TL seviyelerindeydi. Altın mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye gerileyen işsizlik başvurularını gösteren verilerin ardından haftalık kazanç elde etme yolunda ilerliyor. Altın fiyatları, Fed'in parasal gevşemeye doğru agresif bir başlangıç olarak görülen yarım puanlık indiriminin hemen ardından çarşamba günü ons başına 2,600 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Yine de, Fed Başkanı Jerome Powell'ın faiz indiriminin büyüklüğünün 'yeni bir tempo' olarak görülmemesi gerektiği konusunda uyarmasının ardından bu yükseliş kısa sürdü. Değerli metal bu yıl yaklaşık yüzde 20 yükseliş gösterdi. Altının yükseliş eğilimini destekleyen diğer faktörler arasında merkez bankaları ve Çin tüketicilerİinden gelen artan satın alımlarla Ortadoğu ve Ukrayna'daki çatışmalar yer alıyor. Şimdi gerek İsrail'in Lübnan'ı işgal etme ihtimalinin artması gerekse Rusya-Ukrayna savaşının hareketlenmesi ve belki de yayılması olasılıkları gündemde... Böylesi gelişmeler yaşanması durumunda, altının yeni rekor seviyelerini test etmesi garanti!