2025 YILINDA ZORUNLU HALLER
DIŞINDA YENİ BİR PROJE YOK!
2024-2028 döneminde On İkinci Kalkınma Planının uygulandığı belirtilen cumhurbaşkanlığı genelgesinde, bu dönemde temel hedef olan sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek üzere kamu harcamalarında tasarruf yapmak, enflasyonu düşürerek fiyat istikrarını korumak, yurtiçi tasarrufları artırmak, cari işlemler açığını azaltmak, kamu mâlî dengelerini ve mâlî disiplini daha da güçlendirmek ve böylece makroekonomik ve finansal istikrarı korumanın temel öncelik olduğu, bu hedef ve öncelikler çerçevesinde, kamu hizmetlerinin hız ve kalitesinin artırılması amacıyla kamu yatırımlarına ayrılan kaynakların gelecek dönem için hedeflenen politikalara azami oranda katkı sağlayacak şekilde tahsisi ve verimli kullanımının temel ilke olacağı ifadeleri yer alıyor. Kamu yatırımlarının sınırlanmasına yönelik bir açıklama, ancak bu kadar iyimser olabilir! Genelgede, proje bazında ödenek teklif ve tahsislerinde, devam eden öncelikli projelerden en kısa sürede tamamlanabilecek olanlara öncelik verileceğinin altı çiziliyor: "Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu haller dışında 2025 Yılı Yatırım Programı'na yeni proje alınmayacaktır. Mevcut kamu sabit sermaye stokundan azami kapasitede yararlanılması için gerekli bakım ve onarımlara önem verilecek, vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarına ve ekonomide katma değer artışına doğrudan hizmet etmeyen projeler teklif edilmeyecektir". Dikkat ederseniz, ne yap-işlet-devret ne de kamu-özel işbirliği projelerine yapılan fahiş ödemelerin revize edilmesinden söz ediliyor, yatırımlardan ise kolayca taviz verilebiliyor. Kamu kurumlarındaki sözde tasarruf uygulamalarına ise zaten kimse inanmıyor.
ADALET BAKANINA GÖRE KONKORDATO
HABERLERİ DE 'ALGI OPERASYONU'!
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye genelinde konkordato sayılarını açıkladı. Bakanın açıklamasına göre, 2024 yılında şu ana kadar 585 açılan dosyanın 335’i reddedilmiş, 44’ü kabul edilmiş. "2024 yılında Türkiye’de kabul edilen konkordato sayısı 44, ama binlerce konkordato kabul edilmiş gibi algı yapılıyor" diyor Tunç. Yani yine 'algı operasyonu'!.. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile yaptıkları toplantılarda konkordato konusunda Ticaret Bakanlığı’nın çok fazla şikâyet aldığı ve bunun da giderek arttığı bilgisini aldığını söyleyen Bakan Tunç'un açıklaması şöyle devam ediyor: "2018 yılında bin 712 açılan konkordato kaydı var. 555’i ret, 18’i kabul edilmiş. 2019 yılında bin 217 açılan var. Bin 13’ü reddedilmiş, 110’u kabul edilmiş. 2021 yılında 875 açılan var, 686’sı ret edilmiş 171’i kabul edilmiş. 2022’de 686 açılan dosyanın 573’ü ret edilmiş, 140’ı kabul edilmiş. 2023 yılında 516 dosya açılmış. Bu 516 talebin 381’i ret edilmiş 95’i kabul edilmiş. 2024 yılında şu ana kadar 585 açılan dosyanın 335’i ret edilmiş, 44’ü henüz kabul edilmiş. 2024 yılında Türkiye’de kabul edilen konkordato sayısı 44, ama binlerce konkordato kabul edilmiş gibi algı yapılıyor. Keşke hiçbir firmamız konkordato ilan etmek durumunda kalmasa, ama firmalarımızın başına bu tür şeyler gelebiliyor". Konkordatoların bazı durumlarda kötü niyetli kullanıldığı biliniyor, ancak şu bir gerçek ki, iş dünyasının durgunlukla birlikte ciddi bir iflas silsilesiyle karşılaşma ihtimali hiç de azımsanacak gibi değil. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, hükûmet bu konuda önalıcı tedbirler almamış, bu sorunu da 'algı yönetimi' diye geçiştirecekler.
İŞLENMEYEN TARIM ARAZİLERİ
16 EKİM'DE KİRALANMAYA BAŞLAYACAK
İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik 22 Ağustos 2024'te yürürlüğe girmişti. İçinde bulunulan birinci tespit yılına ait 1 Eylül 2023-31 Ağustos 2024 tarihleri arasında işlenmeyen tarım arazilerine ilişkin ilk listeler, 30 Eylül 2024'te ilana çıkarılmış olacak. Üst üste iki yıl işlenmeyen arazilere ilişkin ilk listenin ise 1 Eylül 2025'te ilana çıkarılması ve ilk kiralamanın 16 Ekim 2025 tarihinde yapılması planlanıyor. Dikili ve örtü altı tarım arazileri kiralama işlemleri kapsamına alınmayacak. Arazi sınıfı, parsel büyüklüğü ve verimlilik durumu tarımsal üretim için ekonomik olmayan arazilerin bu durumu, tutanak altına alınarak o yılki kiralama işlemlerine dahil edilmeyebilecek. Kira bedeli, komisyon tarafından belirlenen rayiç bedelden düşük olamayacak. Tarım arazilerinin rayiç kira bedelinin tespitinde emsal olarak kullanılmak üzere, kiralanacak tarım arazisiyle benzer özellikte ve aynı yerleşim yerinde bulunan en az üç kiralanmış tarım arazisi tespit edilecek. Bu arazileri kiralamak isteyenler, talep formunu eksiksiz olarak doldurarak ilan süresi içerisinde il müdürlüğüne başvuru yapacak. Kiralama başvuruları Tarım Arazileri Değerleme ve Edindirme Bilgi Sistemi üzerinden de gerçekleştirilebilecek. Kiralama öncelikli olarak, kiraya verilecek tarım arazisinin bulunduğu yerleşim yerinde ikamet edenlere, sivil toplum kuruluşlarına ve meslek odalarına yapılacak. Kira bedeli arazi sahibine ödenecek. Bu uygulama çok eleştirilmesine karşın, tarımda yaşanan yapısal sorunların bir nebze de olsa çözüme kavuşturulması açısından bir adım. Keşke yıllar öncesinde, çiftçinin bu arazileri niye ekmediği üzerine biraz daha kafa yorsalardı da, bu tip uygulamalara gerek kalmasaydı.
FED, 50 BAZ PUANLIK İNDİRİM YERİNE, SIK ARALIKLI
25 BAZ PUANLIK İNDİRİMLERİ TERCİH EDEBİLİR
Kısa vadede küresel ekonomiyi şekillendirecek en önemli verilerden biri açıklandı. ABD'de TÜFE, ağustosta yıllık bazda ise yüzde 2.5 arttı. Yıllık TÜFE piyasa beklentisi olan yüzde 2.5 seviyesine paralel gerçekleşti. ABD'de enflasyon temmuz ayında aylık yüzde 0.2 gerilemiş, yıllık bazda yüzde 2.9 artmıştı. Ülkede değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek TÜFE ağustosta aylık yüzde 0.3, yıllık yüzde 3.2 artış gösterdi. Enflasyon endişelerinin son dönemlerde baskılandığını belirten uzmanlar, güç kaybeden istihdam piyasasının resesyon riskini beslemesi sebebiyle, yatırımcıların temkinli davrandığını ileri sürüyor. Uzmanların bu yaklaşımı, Fed'in bu hafta faiz oranlarını düşürmekten geri durmayacağı, ancak büyük bir indirim olasılığının azaldığı şeklinde yorumlanabilir. Yine de, politika yapıcılar işgücü piyasasındaki yumuşaklığa çok odaklandıklarını açıkça belirtiyor. Bazı yatırımcılar ise Fed'in faiz oranlarını 50 baz puan düşürme olasılığını neredeyse sıfıra indirdiler. Enflasyon verisi sonrası hazine getirileri yükseldi. S&P 500 vadeli işlemleri hafif gerileken, dolar gün içindeki kayıplarını azalttı. Geçen yılın yaz aylarından itibaren ABD'de enflasyon yüzde 3 seviyesinde dirençli bir görünüm sergiliyordu. Şu anda ilk defa yüzde 3 seviyesinin altına doğru belirgin bir baskı var. Enflasyon Fed’in yüzde 2 hedef seviyesine doğru ilerliyor. Hizmet enflasyonunda ise hâlâ bir direnç var, ancak artık piyasaların temel meselesi enflasyon olmaktan çıktı. Şimdi resesyon tedirginliği gündemde... Fed'in 50 baz puanlık indirimi, piyasaların genel arzusu, ancak büyük olasılıkla Fed, daha sık aralıklı 25 baz puanlık indirimleri tercih edecek.