GIDA FİYATLARI DÜNYADA DÜŞÜYOR
TÜRKİYE’DE MEYVE-SEBZE ATEŞ PAHASI
Başta tarım sektöründeki yapısal sorunlar olmak üzere, pek çok etmen gıda enflasyonunu doğrudan etkiliyor. Söz gelimi döviz kurundaki dalgalanmalar, ithal ürünlerin fiyatların yükselmesinde ve Türkiye'de gıda fiyatlarının artmasında önemli bir rol oynuyor. Bir diğer önemli etmen ise girdi maliyetleri... Gübre, elektrik, tarımsal ilaçlar, mazot gibi girdi fiyatlarındaki artışlar da maliyetleri yükselterek gıda fiyatlarına yansıyor. Planlamanın olmamasından kaynaklı arz ve talep dengesizliği bir başka sorun... Tüm bu sebeplerle, küresel ölçekte gıda fiyatları düşerken, Türkiye'de gıda fiyatları zirveleri test ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, küresel gıda fiyatları aylık bazda değişim göstermezken yıllık bazda yüzde 2.1 düşüşe geçti. Buna karşın Türkiye'de gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 68'i aştı ki, bu resmi rakamlara göre böyle, çarşı-pazarda vatandaşın hissettiği gıda enflasyonu bunun iki katı... Oysaki, dünya gıda fiyatları haziran ayında bitkisel yağ, şeker ve süt ürünleri endekslerindeki artışların tahıl fiyatlarındaki düşüşle dengelenmesiyle aylık bazda değişim göstermedi. FAO tarafından derlenen, tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen dünya gıda fiyatları endeksi mayıs ayındaki revize 120.6 seviyesinden değişim göstermeyerek haziran ayında 120.6 oldu.
EKONOMİDE SOĞUMA
KENDİNİ HİSSETTİRİYOR
Talepte devam eden durağan seyir, imalat sektöründe PMI verilerine, dolaylı olarak da istihdam verilerine yansıyor. İmalat PMI verisi üç aydır 50 bandının altında seyrediyor, istihdam ise Ekim 2022’den bu yana en yüksek oranda daraldı. Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en güvenilir gösterge kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (satın alma yöneticileri endeksi) anketinin Haziran 2024 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, mayıs ayında 48.4 seviyesinde kaydedilen manşet PMI, haziranda 47.9’a gerileyerek üst üste üçüncü ay 50 eşik değerinin altında gerçekleşti. Endeks, Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında hafif bir bozulmaya işaret etti. Bu bozulma 2024’ün başından bu yana en belirgin düzeyde. Talep koşullarındaki zayıflık, sektörlerin faaliyet koşulları üzerinde belirleyici olmaya devam etti ve hem yeni siparişlerde hem de üretimde yavaşlamanın sürmesine neden oldu. Üretimde üst üste üçüncü ay azalma gerçekleşirken, düşüş bir önceki aya göre hafif hız kesmesine rağmen belirgin gerçekleşti.
BU ZAMLARLA ENFLASYON
NASIL DÜŞÜŞE GEÇEBİLİR?
Elektrik, akaryakıt gibi ertelenen zamların yapılması, emekli maaşlarında artış, taban fiyatlarının belirlenmesiyle birlikte bu artışların gıda ürünlerine yansımasıyla raflardaki etiketler bir kez daha değişmeye başlayacak. Peki hal böyleyken ekonomi yönetiminin iddia ettiği gibi enflasyon nasıl düşecek? Bu soruyu benzer bir şekilde Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de soruyor ve cevabını da çok net veriyor: “Mevsimin yaz olması, ama zamların peş peşe gelmesiyle hem tarla bitkilerinin hem de sebze-meyve gibi diğer ürünlerin fiyatlarının düşmesini beklemek mümkün değil. Çünkü akaryakıta gelen zam var. Elektriğe gelen zam bildiğiniz üzere yüzde 38. Doğalgaz zamlarını ilave edince hizmet sektöründe fiyatların geri gelmesi mümkün değil”. Palandöken’e göre, enflasyonun düşmesi için piyasalara bir güven verilmesi yani zam yapılmaması lazım. Üretimin artması ve temel girdi maliyetlerinde düşüş sağlanması gerektiğini belirten Palandöken, “Tedbir olarak düşünülen, ekonominin düzelmesi için çabalar sıkıntı doğuruyor. Zamları durdurun artık” uyarısında bulunuyor.
VATANDAŞIN KREDİ KARTI BORCU
YÜZDE 27.1 ARTTI, 1.5 TRİLYON TL OLDU
Haziran sonu itibarıyla ihtiyaç kredisinde bileşik ortalama faiz oranı yüzde 74.6, ticari kredide ise yüzde 61.1’e yükselirken, TL krediler ikinci çeyrekte hız kesti. Aynı dönemde, ortalama faiz oranları yüzde 8.5-yüzde 9 dolayında seyreden döviz kredilerinde çok hızlı artış yaşandı. 2024 yılının ilk yarısında bankaların toplam kredi hacmi 2 trilyon 173 milyar TL artış ve yüzde 18.6 büyümeyle 13 trilyon 803 milyar TL'ye ulaştı. Düşük faiz politikasının izlendiği 2023’ün ilk altı ayında toplam kredilerde yüzde 32 oranında büyüme gözlemlenmişti. Altı aylık kredi büyümesinin 525 milyar 895 milyon liralık tutarı tüketici kredileri ve kredi kartlarında olurken, ticari kredi hacmi de 1 trilyon 647 miyar TL arttı. Böylece bankacılık sektörünün tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları hacmi yılın ilk altı ayında yüzde 19.7 büyümeyle 3 trilyon 195 milyar TL'ye, toplam ticari kredi hacmi ise yüzde 18.4 artışla 10 trilyon 609 milyar TL'ye ulaştı. TL kredilerde ilk çeyrekte artış yüzde 8.8 olurken, ikinci çeyrekte hız keserek yüzde 3.9’a geriledi. Aylık artış nisanda yüzde 0.2, mayısta yüzde 1.9, haziranda yüzde 1.7 oldu. 2024'ün ilk yarısında vatandaşın bankalara olan borçları büyük ölçüde kredi kartları kaynaklı gerçekleşti. Yıl başında 1 trilyon 155 milyar TL olan bireysel kredi kartları hacmi haziran sonu itibarıyla 313 milyar 260 milyon TL'lik artış gösterdi. Böylece vatandaşın kredi kartı borcu yüzde 27.1 artışla 1 trilyon 468 milyar TL'ye çıktı.