FITCH'TEN BİR NOT ARTIRIMI DAHA BUNUN YANI SIRA BİR DE UYARI VAR
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings sayesinde, OVP'nin hayal kırıklığını bir nebze daha hafif atlattı piyasalar. Fitch, Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu 'B+'dan 'BB'ye yükseltti. Kredi notunun artmasının ardından görünüm 'pozitif'ten 'durağan'a revize edildi. Fitch değerlendirmesinde, pozitif reel faiz oranlarının, düşük cari hesap açıkları ve döviz korumalı mevduatlardaki düzenli ve kademeli düşüş, muhtemelen dış tamponlardaki iyileşmenin kalıcılığını destekleyeceğini belirtti. Değerlendirmeye göre, döviz rezervleri 2024 sonu itibarıyla 158 milyar dolara, 2025 sonu itibarıyla 165 milyar dolara çıkacak. Fitch, sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesinin, öngörülen mali konsolidasyon ve ihtiyatlı asgari ücret ayarlamalarıyla birlikte, enflasyonda önemli bir düşüşü destekleyeceğine ve iyileştirilmiş dış likidite tamponlarının, düşük cari açıkların ve azalan dolarizasyonun sürdürülmesine yardımcı olacağına dair daha fazla güven duyduğunu da ifade ediyor. Büyük olasılıkla bu yorum, TÜİK enflasyonu ve diğer resmi rakamlar dikkate alınarak yapılıyor, yoksa bu kadar iyimserlik olamaz! Zira 2025'teki görece gevşeme de dikkate alınarak yapılmış bu saptama... Değerlendirmenin sonunda önemli bir not var ama: "Hâlâ yüksek öngörülen enflasyon seviyesi göz önüne alındığında, para politikasının erken gevşetilmesi veya temel durumumuz olmayan mevcut politika yönünün terk edilmesi, enflasyonist baskıları ve dolayısıyla makro-finansal istikrarı ve ödemeler dengesi risklerini yeniden canlandırabilir."
DÜNYA GIDA FİYATLARINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR, BİZE YUTKUNMAK DÜŞÜYOR!
Türkiye'nin gıda enflasyonuyla küresel gıda fiyatları arasındaki makas iyice açılıyor. Küresel gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 1.1 düşerken, Türkiye'de gıda enflasyonu bir nebze yavaşlasa da yüzde 44.4 seviyesinde. Tabii TÜİK verilerine göre, zira gıda enflasyonunun bunun çok üzerinde olduğunu markete giden herkes biliyor. Oysaki, dünyada durum tam tersine... Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 'küresel gıda fiyat endeksi', bitkisel yağ ve süt ürünlerine yönelik talep artışına rağmen şeker, et ve tahıl ürünlerine yönelik düşen talep nedeniyle ağustosta sınırlı bir düşüş kaydetti. Buna göre endeks, ağustosta önceki ayın revize edilmiş seviyesine göre 0.3 puan azalarak 120.7 puan değerine geriledi. Küresel gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 1.1 düşerken, endeksin ağustosta sınırlı düşüş kaydetmesinde şeker, et ve tahıl ürünlerine yönelik düşen talebin, bitkisel yağ ve süt ürünlerine yönelik talep artışına ağır basması etkili oldu. 'Tahıl fiyat endeksi', başta ABD ve Arjantin olmak üzere ana ihracatçı ülkelerdeki iyi hasat beklentileriyle ağustosta önceki aya göre yüzde 0.5 düştü. 'Bitkisel yağ fiyat endeksi' ise soya ve ayçiçeği yağlarındaki düşüşüne rağmen palmiye yağındaki artış nedeniyle yükseldi ve ağustosta önceki aya kıyasla yüzde 0.8 arttı. 'Şeker fiyat endeksi', Hindistan ve Tayland’daki yüksek üretim ve uluslararası petrol fiyatlarındaki düşüş sayesinde yüzde 4.7 geriledi. Aynı dönemde 'süt ürünleri fiyat endeksi', süt tozu, peynir fiyatlarındaki ve tereyağı talebindeki artışlarla ağustosta yüzde 2.2 artış gösterdi. 'Et fiyat endeksi' ise kümes hayvanları, büyükbaş ve küçükbaş ve domuz fiyatlarında yaşanan düşüşle birlikte yüzde 0.7 düştü.
TARIMSAL ÜRETİM İÇİN ATILAN HER ADIM HİÇ YOKTAN İYİDİR
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu ay itibarıyla başlayan ‘planlı tarım’ dönemini ve yeni nesil destekleme modelini tanıttı. İşte bu model doğrultusunda 2027 hedefleri: Hububat üretimi ortalama 35 milyon tondan 39.5 milyon tona çıkarak yüzde 13 artacak. Yağlı tohumlar 4.6 milyon tondan yüzde 22 artışla 5.6 milyon tona yükselecek. 1.2 milyon ton olan baklagil üretimi de yüzde 17 artışla 1.4 milyon tona ulaşacak. Hububat, yağlı tohumlar ve baklagilleri kapsayan ürün grubunda planlı tarımla birlikte üç yılda ortalama yüzde 17.3 üretim artışı olması bekleniyor. Türkiye’de 206 başlıkta geniş bir yelpazede üretim yapılıyor. Bakanlık 13 stratejik ürün saptamış. Hububat, baklagil, yağlı tohumlar ve 'diğer' kategorisinde geçen patates ve soğan... Bu ürünler ülkemizdeki 20.2 milyon hektarın 15.6 milyon hektarında ekilen ürünler. "1 Eylül 2024 itibarıyla üretim planlamasına Türkiye’deki toprakların yüzde 77’sinde üretilen ürünleri planlama kapsamına almış olduk” diyor Yumaklı. Bitkisel üretim destekleme modeli de temel destek, planlama desteği ve üretim geliştirme desteği olarak üç ana başlığa indirilmiş. Yumaklı desteklerin ayrıntılarını da açıklamış: "Türkiye’de üretim yapan bütün üreticiler, temel desteği alacak. İkinci grupta ise 13 stratejik ürün ve yem bitkisinin, paydaşlarıyla birlikte yaklaşık iki yıllık çalışmayla belirlenmiş olan havzalarda üretilmesi durumunda temel destek kadar bir destek de kendilerine verilecek. Böylece mazotun yüzde 100’ünü, gübrelerin de yüzde 50’sini almış olacaklar".
HERKESİN MERAKLA BEKLEDİĞİ ABD VERİSİ SÜRPRİZ YAPMADI
Küresel piyasalar, enflasyon korkusunu unuttu, resesyon korkusuyla yatıp kalkıyor. Resesyon korkusu arttıkça ve veriler bu ihtimali destekledikçe, politika faizi indirimlerinin oranının artması ve aralıklarının da kısalması olasılığı artıyor. Geçen hafta ABD'de Fed'in para politikası için kritik önemdeki tarım dışı istihdam verileri açıklandı. Buna göre, ülkede tarım harici sektörlerde istihdam ağustosta 142 bin kişi arttı. Piyasa beklentilerinin altında gerçekleşen tarım dışı istihdam verisinin 165 bin kişi artması öngörülüyordu. ABD'de işsizlik oranı, ağustosta 0.1 puan gerileyerek yüzde 4.2’ye düştü. Piyasa beklentisine paralel gerçekleşen işsizlik oranının bu dönemde yüzde 4.2 olması öngörülüyordu. İşsizlik oranı temmuzda yüzde 4.3 olarak gerçekleşmişti. Aynı dönemde haftalık ortalama çalışma saati beklentilere paralel 34.3 olarak açıklandı. Bu veriler, Fed'in 25 baz puan yerine 50 baz puanlık bir indirime gitmesini sağlayacak kadar beklentilerden sapma gösteren veriler değil, ancak Fed'in 2024 yılı içinde yapacağı indirim sayısını artırma ihtimali olabilir. Piyasalar ilk faiz indiriminin 50 baz puan olması beklentisi içinde, ancak Fed 2024 sonuna kadar 25 baz puanlık indirimleri tercih ederek aralıksız faiz indirimine de yönelebilir ki, bunun orta vadede daha etkili olması mümkün.