Schultze, bu kültürel yıkımın farklı ideolojik argümanlarla kendi memleketi Hamburg'da da yapıldığını söyledi. Kendi memleketi ve Sur’u birbirine benzettiğini belirten Schultze, şöyle devam etti: "Sur’da yaratılan şehrin yeni halini sevmedim, Londra’da bir parka gitmek isteseydim, Londra’ya giderdim. Diyarbakır’a gelmezdim. Bu yeni yapı için Diyarbakır’a gelmem. Toledo gibi olacağı sözü verildi ama Toledo’ya hiç benzemiyor, London Pub gibi görünüyor.”
Sur’da çektiği fotoğraflara dair Berlin ve Hamburg’da sergi yapacağını aktaran Schultze, "Bunun sebebi Alman hükümetine karşı çok sinirliyim. Çünkü Venezuela, Rusya ya da Küba’da olan herhangi bir olayda çok tepki verebiliyorlar. Gündemleştirip, konuşabiliyorlar ama Sur’da bir olay oldu mu Alman hükümetinin buna karşı gözleri kapalıydı. Çünkü burada askeri anlamda bir dostlukları ve ilişkileri var. Bu beni çok sinirlendiriyor. Aslında göstermek istediğim bu gerçeklik. Avrupa Birliği her zaman demokrasi ve insan hakları hakkında konuşuyor. Ama kötü hükümetlerle kötü ilişkiler gerçekleştiriyor ve sonrasında bu kadar göçmenin nereden geldiğini merak ediyorlar. Mültecileri almamak için kötü hükümetlere para veriyor. Ama her zaman da insan hakları ve demokrasiden konuşuyorlar" dedi.
(HABER MERKEZİ)