125 bin metal işçisi için toplu iş sözleşmesi süreci başlıyor

Türk Metal Sendikası iki yıllık imzalanan sözleşme öncesinde, ilk altı ay için ortalama yüzde 29 zam talep edeceklerini açıkladı.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Türk Metal Sendikası ve Metal Sanayicileri İşveren Sendikası (MESS) arasında Türkiye’nin en büyük özel sektör toplu iş sözleşmesi olan Grup Toplu İş Sözleşmesi süreci 1 Eylül'de başlıyor. 2021-2023 dönemi toplu iş sözleşmesi, 179 işverene bağlı 210 işyerinde çalışan toplam 125 bin Türk Metal üyesi işçiyi kapsayacak.

Türk Metal Sendikası, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruşlarında çalışan üyeleri adına imzalayacağı toplu iş sözleşmesi için hazırladığı sözleşme taslağını Ankara’da basın toplantısıyla duyurdu. Sürecin 1 Eylül’de başlayacağını belirten Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, 10 bin üyeye anket yaparak ve 700 işyeri temsilcisiyle çalıştay düzenleyerek TİS taleplerini belirlediklerini söyledi.

İLK TALEP 270 LİRA İYİLEŞTİRME

İki yılı kapsayacak toplu iş sözleşmesi kapsamında, ücreti 6 bin 150 TL’nin altında olan çalışanlara 270 liralık iyileştirme talep ettiklerini belirten Kavlak, “Daha sonra tüm üyelere yüzde 27 zam istiyoruz. Birinci yılın ilk altı ayı için ortalama zam talebimiz 29,57’dir. İkinci altı ay enflasyon oranında, üçüncü altı ay enflasyon artı 1 lira oranında ve dördüncü altı ay enflasyon oranında zam istiyoruz” dedi.

Ücretlerin yanı sıra işverenden talep edilecek yan haklara dair ise Kavlak şu başlıkları sıraladı:

TSS KAPSAMINA EŞ VE ÇOCUKLAR DA GİRSİN: Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nın (TSS) aslında ne kadar faydalı bir kazanım olduğunu zaman içinde gördük. Hele pandemi dönemindeki etkisi anlatmakla bitmez. Ayrıca TSS, sadece bir hizmet olarak değil, reel anlamda da önemli tasarruf yapmamızı sağladı. Bu konuda tek eksiğimiz, eş ve çocuklarımızın kapsam dışında kalması. Şimdi onların da kapsam içine alınmasını talep ediyoruz. Gözümüz arkada kalmasın diyoruz.

BAYRAMDA ÇALIŞTIRMA: Ulusal ve dini bayramlarla arefe günleri hepimiz için çok özel günlerdir. Ancak mesai yüzünden çoluk çocuğumuzun yanında törenlere katılamamak büyük bir burukluktur. Ya da arefede ve dini bayramlarda biraraya gelen büyük aile ile buluşamamak da öyle. Bu önemli bir fedakarlıktır. Bu federakarlığın karşılığı olarak ulusal ve dini bayramlar ile arefe günlerinde çalışmanın ücreti yüzde 200 zamlı ödenmelidir.

GECE ÇALIŞMA TAZMİNATI: Gece çalışmasının üyelerimizin beden sağlığı için ağır bir yük getirdiği herkesin bildiği bir gerçek. O yüzden işyerlerinde 20.00 ile 06.00 arasında çalıştırılan üyelerimize verilen saatlik ücretin yüzde 10'u oranındaki gece çalışma tazminatının yüzde 15'e yükseltilmesini, bu oranın üzerinde ödeme yapılıyorsa aynen devam etmesini talep ediyoruz.

BAKIM ONARIM VE TEKNİK PERSONEL TAZMİNATI: Sendika üyesi işçilerden tüm üretim birimlerindeki bakım onarım işlerini yapan, kontrol ve otomasyon süreçlerini takip eden, kontrollerini yapan teknik elemanlara almakta oldukları saat ücretlerinin yüzde 10'u tutarında "bakım onarım ve teknik personel tazminatı" talep ediyoruz.

MAZERET İZNİ: Üyelerimize birinci dereceden yakınlarının yatarak tedavilerinde refakat etmek, çocuğunun düğünü veya sünnetçi için kullanılmak üzere ve mazeretini belgelemek kaydıyla yıllık 3 gün izin verilmesi.

İŞE GİRİŞ ÜCRETİ: Asgari ücretle işe giren bir işçinin sendikaya üye olması durumunda ücretine; MİDS uygulanan işyerlerinde grubuna göre yüzde altı ile yüzde 14 arasında, diğer işyerlerinde ise yüzde 10 zam yapılması hakkaniyete uygun olacaktır.

ANAOKULUNDA ÇOCUĞU OLANLARA YARDIM: Çocuk gelişimi için anaokul artık bir zorunluluk. Çocuğunu anaokula gönderenlere yardım yapılmasını talep ediyoruz.

‘HAYATIMIZ PAHASINA ÖLÜMÜNE ÇALIŞTIK’

Yapılan açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kavlak, pandemi koşullarının sözleşme sürecini olumsuz etkilemeyeceğini ifade etti ve “TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının emekçiyi temsil ettiğini söyleyemeyiz”dedi. Gıda enflasyonunun tavan yaptığı bir dönemde yaşandığını belirten Kavlak, geçmiş yıllarla değerlendirdiklerinde taleplerinin yüksek olmadığını söyledi.

“Pandemi sürecindeki işletmelerin durumu bu sözleşme sürecini nasıl etkileyecek” sorusuna Kavlak, “Biz MESS’le pandemi başında anlaşma yaparak kimsenin işten çıkarılmayacağı üzerine anlaştık. Pandemi sürecinde işletmelerimiz pandemiden etkilenmedi çünkü ayarlamaları yaptık. Çok sıkıntılı bir süreç geçirmedik. Beyez eşya ve otomobilde çip sorunu yaşadık ama biz Türkiye’nin ihracatını tek başımıza omuzladık. Hayatımız pahasına ölümüne çalıştık” yanıtını verdi.

Çalışanların korona aşılanması konusunda bir zorunluluk getirilip getirilmeyeceği sorusu üzerine ise Kavlak, “Çalışanların aşılanmasıyla ilgili kimseyi zorlayamayız. Aynen öğretmenlerde oldunu gibi biz de arkadaşlarımızdan haftada bir de olsa PCR testi isteriz. İşletmelerle görüşüyoruz. Sağlık kurulunun alacağı kararları bekliyoruz” dedi.