10 Ekim avukatlarından Akar’a tepki: Katliamlarla ilgili çarpıtmalar devam ediyor

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, Meclis’te konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın çözüm sürecinin neden bittiğini anlatırken IŞİD saldırılarını sıralamasına tepki gösterdi. Avukatlar, “Katliamın sorumlularını farklı yerlerde göstermeye çalışan ve mağdurları da suçlu olarak gören tüm bu açıklamalar ve uygulamalar aynı zamanda, her kademeden devlet yetkililerinin katliamlara bakış açısının ne kadar çarpık olduğunu da açıkça göstermektedir” dedi.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA- Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) 2021 yılı bütçesi görüşmeleri sırasında konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, çözüm sürecinin bitirilmesini IŞİD'in yaptığı Suruç, Ankara, Antep ve İstanbul Havalimanı katliamlarına bağladı.

Akar’ın açıklamasına tepki gösteren ve ülke kamuoyunun bu açıklamayı “şaşkınlıkla” karşıladığını belirten 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu yaptığı açıklamada, “Esasen devleti yönetenlerin buna dair hiçbir delil bulunmadığı halde, aradan geçen 5 yılda halen ısrarla ‘kokteyl terör’ kandırmacasıyla kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalıştıklarını gösteren yeni bir örnek olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır” dedi.

‘DEVLET GÖREVLİLERİNİ DE KAPSAYAN SORUMLULUK HER YARGILAMADA GÖRÜLÜYOR’

10 Ekim 2015 tarihinde 103 kişinin yaşamını yitirdiği Ankara Gar Katliamı dava dosyasında yargılanan tüm sanıkların IŞİD’li olduğu, katliamı IŞİD’in planladığı konusunda tartışma bulunmadığını belirten avukatlar açıklamasında, “Dosya temyiz aşamasında olup, firari sanıklar bakımından ise yargılama ayrı bir dosyada devam etmektedir. Dosya kapsamında bizim açımızdan bu anlamda tek tartışma konusu, katliam sorumluluğunun sadece IŞİD ve IŞİD’lilerle sınırlı olamayacağı noktasında olup, katliamın her aşamasındaki devlet görevlilerinin sorumluluğunun yargılamaya dahil edilmesi ve katliamın “insanlığa karşı suç” olarak nitelenmesi hakkındadır. Nitekim yargılama süreçleri halen devam etmekte olan diğer katliam dosyalarında da durum aynı olup sadece IŞİD’le sınırlı olmayan, devlet görevlilerini de kapsayan bir sorumluluk silsilesi olduğu her yargılamada apaçık görülmektedir” dedi.

Akar’ın açıklamalarını eleştiren ve kamuoyundan gerçek sorumluları ortaya çıkarmak adına destek talep eden 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu’nun açıklaması şu ifadelerle devam etti:

KAMUOYUNUN YANLIŞ YÖNLENDİRİLMEYE ÇALIŞILDIĞI ANLAŞILIYOR: Katliamların üzerinden geçen bunca zamanda yaşananlara ve dava dosyalarına bakıldığında, gerçeğin kokteyl terörle bir ilgisi olmadığı açıkça görüldüğü halde, 5 yıl sonra bile bu kadar dayanaksız bir biçimde ve ısrarla kafa karıştırmaya yönelik açıklamalar yapılmasının tesadüf olmadığı, tam tersine bilinçli olarak kamuoyunun yanlış yönlendirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Hulusi Akar’ın her bakımdan açıklanmaya muhtaç son sözleri, katliamlarla ilgili başta Cumhurbaşkanının ortaya attığı “kokteyl terör” iddiasını ispatlamaya çalışan ama başaramayan savcılık makamının çabalarından, 2018 yılında Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit’in dosyamız sanıkları hakkında verdiği gerçek dışı beyanlardan ve dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun zamanında bu yönde yaptığı açıklamalardan bağımsız düşünülemez. Her kademeden yetkililer tarafından yapılan bütün bu gerçeğe aykırı açıklamalar, birtakım siyasi hesaplarla zaman zaman gündeme getirilmekte ve kamuoyunun katliamlarla ve sorumlularıyla ilgili algısı değiştirilmeye çalışılmaktadır.

KATLİAMLARLA İLGİLİ ÇARPITMALAR DEVAM EDİYOR: Öte yandan adaletin tesis edilmediği ve sorumlularının yargılanmadığı katliamlardan bu yana geçirdiğimiz 5 yılın toplamında bir başka çarpıtmaya, müvekkillerimize mağdur değil suçlu muamelesi yapıldığı gerçeğine de dikkat çekmek istiyoruz. Katliamın beşinci yıl dönümünde anma yapılmasına Ankara Valiliği tarafından engel olunmuş, Gar Meydanı'na karanfil bırakılmasına dahi müsamaha gösterilmemiştir. Müvekkillerimiz hemen hemen tüm anmalarda gözaltına alınmış, tutuklanmış ve haklarında davalar açılmıştır. Katliamın hemen arkasından İstanbul Adliyesinde anma düzenleyen meslektaşlarımız terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılanmaktadır. Kısacası katliamlarla ilgili çarpıtmalar her yönden devam etmektedir.

GERÇEĞİN EĞİLİP BÜKÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ: Katliamın sorumlularını farklı yerlerde göstermeye çalışan ve mağdurları da suçlu olarak gören tüm bu açıklamalar ve uygulamalar aynı zamanda, her kademeden devlet yetkililerinin katliamlara bakış açısının ne kadar çarpık olduğunu da açıkça göstermektedir. Oysa onlara düşen asıl görev, gerçekleri çarpıtan açıklamalar yapmak yerine katliamların gerçek faillerinin bulunmasını sağlamak olmalıdır. Bu vesileyle IŞİD terörünün ve diğer gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını engellemeye hizmet edebilecek kafa karıştırıcı açıklamalarla gerçeğin eğilip bükülmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, Türkiye kamuoyunu da yaşanan katliamlarla ilgili bu tür çarpıtmalara itibar etmeden, katliamların gerçek sorumlularını ortaya çıkarma çabamıza her alanda destek olmaya çağırıyoruz. (DUVAR)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR