YAZARLAR

'Tanrı Kent'in* tanrıçası Rafaela

Brezilya'ya Olimpiyat Oyunları'ndaki ilk altın madalyasını kazandıran Rafaela Silva'nın bu başarısı Brezilya Hükümeti ve Rio de Janeiro Eyaleti'nin uygulamalarına favelaların verdiği en iyi cevap oldu.

Rio de Janeiro Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapmak için 2007 yılında aday olduğunu açıkladı. Rakipleri Madrid, Tokyo ve Chicago'ya nazaran güvenlik açısından daha az güven veren şehrin bu açıdan en büyük sorunu yoksulların yaşadığı bölgeler olan favelalardı. Çözüm olarak bir çok 3. Dünya ülkesinde olduğu gibi "Pasifikayon Projesi" adı altında polisiye yöntemler uygulanmaya karar verildi. 2008 yılında başlatılan projede polis kuvvetlerinin ikinci olarak yerleştiği favela Cidade de Deus, Türkiye'de en çok bilinen adıyla Tanrı Kent, oldu.

KAÇSAN DA KURTULAMAZSIN!

Paulo Lins'in 1997'de yayımlanan, Rio de Janeiro'daki favela Cidade de Deus'u anlattığı kitabı Tanrı Kent'i okuyanlar ya da o kitaptan esinlenerek çekilen 'Tanrı Kent' filmini izleyenler faveladaki yaşam koşullarını çok iyi bir şekilde hatırlayacaklardır. "Kaçarsan yakalanırsın, kaçmazsan yem olursun" kuralının geçerli olduğu dar sokaklarda hayatta kalmak için çok hızlı olmak gerekir ya da mücadele etmek için çok güçlü.

RAFAELA 'ERKEK FATMA' LOPES SİLVA

Rio de Janeiro'daki 2016 Olimpiyat Oyunları'nda ilk altın madalyasını 24 Nisan 1992'de Cidade de Deus'ta doğan Rafaela Lopes Silva kazandırdı Brezilya'ya. Kadın futbolunda da oldukça kuvvetli olan ülkede İlk olarak futbolla başladı spor yapmaya. Tehlikeli sokaklarda bulunmasından, iki çete arasındaki çatışmada kaza kurşunu kurbanı olmasından endişe duyan ailesi, Rafaela'yı 7 yaşındayken judo okuluna göndermeye karar verdi. 2004'te Atina'nın ev sahipliğinde yapılan Olimpiyat Oyunları'nda 81 kiloda bronz madalya kazanan Flavio Canto'nun okulu en doğru adresti. Bu süreçte okulundan da uzaklaştırıldı. Sokaklarda ablasıyla birlikte erkek çocuklarıyla da 'antrenmanlarına' devam etti. Kendi sözlerinden referansla tam bir 'erkek fatma' olduğunu belirtiyor Silva: "Her zaman duvarlara tırmanır, yüksekten aşağı atlardım. Erkek çocuklarıyla dövüşürdüm. Böyle bir ortamda büyürken yenilmemeliydim."

BREZİLYALI İLK KADIN SPORCU

2011'de 19 yaşındayken ilk uluslararası madalyasını Meksika'daki Pan Amerikan Şampiyonası'nda 3. olarak ulaştı. 2012'deki Londra Olimpiyat Oyunları'na madalya koleksiyonunu büyüterek giden Rafaela, dünyada da giderek büyüyen ırkçılığa maruz kaldı. Madalya umuduyla gittiği Londra'dan diskalifiye olarak dönen judocu için, Brezilyalılar sosyal medyada "Kafeste kalması gereken maymun" ifadesini kullandı. Bu sözler Silva'yı judoyu bırakma kararını güçlü bir şekilde düşündürecek kadar yaraladı. Fakat 2013 yılında Rio de Janeiro'daki Dünya Şampiyonası'nda altın madalyaya uzanarak, bir Dünya Şampiyonası'nda altın madalya kazanan Brezilyalı ilk kadın judocu oldu.

28 dalda 465 sporcuyla ev sahibi olduğu oyunlarda mücadele eden Brezilya, ilk madalyasını (gümüş) Felipe Wu ile atıcılıkta kazansa da ilk altın madalyasını kazandıran Rafaela Silva oldu. Gelişimine ve kariyerine bakınca madalyayı kazanması şaşırtıcı olmayan Silva'nın bu başarısının önemi bambaşka.

Brezilya hükümeti ve Rio de Janeiro Eyaleti, Pasifikasyon Projesi ile birlikte favelalar üzerinde baskıcı uygulamalarını Olimpiyat Oyunları yaklaştıkça arttırmıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporuna göre son 10 yılda kentte 8 bin kişi öldü. Sadece geçen yıl ise bu sayı 645'ti. Geçen yılki ölümlerin 5'te 1'inin sorumlusu ise polisti. (http://www.rioonwatch.org/?p=30636) Favelaları soylulaştırmak için ve sadece olimpiyatlar için yapılacak tesislerden onbinlerce insan evinden atıldı. Son olarak da otobanların yanlarında bulunan favelaların görülmemesi için metrelerce yükseklikte renkli panolar inşa edilmişti.

2016 Olimpiyat Oyunları tarihinde Rafaela'nın bu büyük zaferi, baskıcı rejimin yaptıklarından ayrı bir şekilde konuşulmayacak. Hem siyah, hem kadın, hem de bir faveladan olması da cabası. Brezilya hükümeti yıllardır, favelaları görmezden gelip sanki yokmuşlar, hiç olmamışlar gibi davranmaya çalışırken Silva'nın kazandığı altın madalya ülkedeki favelaları dünya medyasının gündeminin tam ortasına getirdi. Tanrı Kent filminde söylenen o cümle Brezilya Hükümeti'nin içinde bulunduğu durumu çok da iyi açıklamıyor mu? "Kaçarsan yakalanırsın, kaçmazsan yem olursun."

(*Tanrı Kent = Cidade de Deus - Rafaela'nın doğup yaşadığı Favela)


Volkan Ağır Kimdir?

1987 İstanbul doğumlu. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.