ataşçı

Kimse Bilmesin

Abdullah Ataşçı, sesi duyulmayanların yaşam deneyimine, büyük bir tutarlılık ve duyarlılıkla, acemiliğin a'sında olduğu yıllardan bugünlere kadar yazdığı öykülerle şahit olmamızı sağlıyor. Kimse Bilmesin, takipçilerinin yıllardır bulamadığı Sığ Suyun Balıkları ve Vicdan Saatleri kitaplarından seçme öyküler ve ilk kez kitaplaşan yeni öykülerden oluşuyor. Bu yeni toplam, Ataşçı'nın öykücülüğümüzdeki yerini hatırlamamız için iyi bir başlangıç. “Ben kaçmıştım oradan buraya... Kendim kendimi mi kaçırmıştı? Birileri mi tutup beni buraya fırlatmıştı? Bilerek unutmuştum belki de her şeyi... Seni bilmeden sana varmıştım.” KİMSE BİLMESİN - TOPLU ÖYKÜLER, ABDULLAH ATAŞÇI, EVEREST YAYINLARI, 248 syf.

MAD

Madeline Finn ile Kütüphane Köpeği

Madeline Finn, okuma yazmayı yeni öğreniyor ve söylediğine göre okumayı pek sevmiyor. Diğer yandan da öğretmeninin sınıfta okumayı söken ve akıcı okuyan arkadaşlarına verdiği yıldız çıkartmasından almak istiyor. “Daha çok çalışmalısın” anlamına gelen kalpli çıkartmalarla idare etmek zorunda kalıyor. Derken bir cumartesi günü kütüphanede Bonnie isimli bir köpeğe kitap okumaya başlıyor. Hata yaptığında ya da takıldığında Bonnie ona hiç gülmediği için kendini daha rahat hissediyor. Bonnie sayesinde Madeline Finn okumanın tadına varıyor. Yeni bir şey öğrenirken sabırlı olmaya ve denemekten vazgeçmemeye dair güzel bir hikâye… MADELINE FINN İLE KÜTÜPHANE KÖPEĞİ / LISA PAPP / HEP KİTAP

balina

Mavi Balina’nın Mavi Şarkıları

Bisikletiyle ne yapacağını bilmeyen bir balina ile onu neşelendirmeye çalışan penguenin hikâyesi… Balina ne zaman endişelense kendi kendine bir şarkı mırıldanmaya başlar. Arkadaşının şarkılarını duyan Penguen ise her seferinde onun çağrısına kulak verir ve onu rahatlatacak bir çözüm bulur. Onları uzaktan izleyen kaplumbağa ise ikisini de şaşırtan bir sürpriz yapar. İnsanın bazı şeyleri gözünde nasıl da büyüttüğünü ve işin aslı anlaşıldığında kaygılanmanın ne kadar da gereksiz olduğunu hatırlatan bu kitap, okul öncesi dönemdeki çocuklara hitap ediyor. Kitabın renkli çizimleri de yazar Peter Carnavas'a ait. MAVİ BALİNA'NIN MAVİ ŞARKILARI / PETER CARNAVAS / HEP KİTAP

yük

İnsan ve "İnsan"ın Yaratılışı

Yüksel Arslan’ın 1986’da başlayıp 1999’a dek sürdürdüğü dizi, İnsan’ın ilk kitabı. Bu bir sanatçının kitabı mı, yoksa bir bilim adamının kitabı mı? Yoksa her ikisini kişiliğinde ve sanatında birleştirmiş birinin kitabı mı? Jacques Vallet, kitabın başında yer alan uzun söyleşisinde, bu soruyu hem kendine hem Arslan’a soruyor. Yüksel Arslan ise hem sözcüklerle hem arture adını verdiği elli resimle yanıtlıyor. Bir sanatçı için bilimin sonsuz bir esin kaynağı olduğunu gözlerimizin önüne sererek. İNSAN VE "İNSAN"IN YARATILIŞI / YÜKSEL ARSLAN, JACQUES VALLET / SEL YAYINCILIK

cam

Camekân

Mehmet Can Doğan’ın vitrin şiirleri: "Camekân". Şairin 7'nci şiir kitabı olan Camekân'da, sokağı, dükkân camlarını yansıtan, günlük hayatın nabzını tutan şiirlerde yalın bir mizah kendini gösteriyor. Şiirimizin ustalarını anımsatan, Türkçenin titreşimlerini duyuran bir belge niteliğindeki eser, "Cam" şiiriyle açılıyor, "Encam" şiiriyle tamamlanıyor. CAMEKÂN / MEHMET CAN DOĞAN / YAPI KREDİ YAYINLARI

freudd

Sigmund Freud'un Misyonu

Freud’a göre akıl, yaşama anlam vermek, engelleyici otoritelerden kurtulup kendi otoritemizi kurmak için elimizdeki tek araç veya silahtır. Freud’un akla olan inancı, gözlemlenebilir olguların karmaşası ve çeşitliliği içinde kuramsal gerçeği bir kez yakaladığında, gerçeği arayışın temeli olmuştur. Bu inancıyla Freud aydınlanma çağının bir çocuğuydu. Freud’un kişiliğini ve etkileri üzerine kapsamlı bir inceleme olan 'Sigmund Freud’un Misyonu' onun, düşmanlarının iddia ettiği üzere 'cinsellik ve disiplinsizlik ortamında yetişmiş yoz bir Viyanalı mı yoksa en sadık taraftarlarının savunduğu gibi doğruyu bulma yolunda korkusuzca  yürüyen, ailesine ve öğrencilerine karşı sevecen, düşmanlarına karşı âdil, kendini beğenmişlik emaresi taşımayan, dahası kişisel hiçbir kusuru olmayan büyük bir üstat mı?' sorularına yanıt arıyor. SIGMUND FREUD'UN MİSYONU / ERICH FROMM / SAY YAYINLARI

TÜKETiM

Tüketim Kültürü

Tüketim alışkanlıklarınızın sizi nasıl bir yaşama "köle" ettiğini hiç düşündünüz mü? "Şaşaalı" yaşam isteğinizin faturasını nasıl ödediğinizi biliyor musunuz? Sürekli "haz" peşinde koşmanıza neden olan sistemi anlayabiliyor musunuz? Prof. Dr. Yavuz Odabaşı bu kitabında bu soruların cevaplarını, karşı cepheden, pazarlama alanında uzun yıllardır çalışan bir öğretim üyesinin, bir tüketim kuramcısının, analitik ve eleştirel gözüyle enine boyuna inceliyor. Bu alandaki bilgi birikimiyle sizleri yüzleştirerek bir tüketici olarak davranışlarınızı anlamanıza, kendinizi sorgulamanıza yardımcı oluyor. TÜKETİM KÜLTÜRÜ / PROF. DR. YAVUZ ODABAŞI / AGORA KİTAPLIĞI

iyilik_K_baski.indd

İyilik

Kendine has karanlık mizah tarzıyla tanınan Amerikalı yazar Joy Williams Türkçeye ilk kez çevriliyor. Williams öykülerinde yalnızları, uyumsuzları, mutsuz çocukları, terk edilen hayvanları ve ortadan kaybolan, her şeyini yitiren, hastalanan, intihar eden insanları sarsıcı bir gerçekçilikle anlatıyor. Zengin müşterisinin bileğini çatlatan masöz, geyik bacağından yapılmış bir lambayla dostluk kuran kadın, intihar eden arkadaşının köpeğine giderek bağlanan bir başkası, hayattaki en büyük zevki akıl hastanesinde yatan arkadaşını ziyarete gitmek olan bir kadın ve diğerleri. İnsanların eksiklikleri ve kayıplarıyla baş etmek için kullandıkları komik ve sinir bozucu yollar bu öykülerde keskin bir dille betimleniyor. İYİLİK / JOY WILLIAMS / YÜZ KİTAP

alois

Belki Bu Defa, Belki Şimdi

Çağdaş Avusturya edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Alois Hotschnig ilk kez Türkçede. Hotschnig’in öyküleri bedenine ve çevresine yabancılaşan bireyleri, kendi hikâyelerinin içinde çıkışsız kalmış karakterleri ele alıyor. Bu öyküler ev halinin, sabit bir mekân ve zamanın verdiği aidiyet duygusunu kökünden sarsıyor. Komşularını gözetlemeyi saplantı haline getiren bir adam, hiç kimsenin görmediği namevcut bir amcayı efsaneleştirip yıllarca bekleyen bir aile, ihtiyar bir kadının evindeki kendine tıpatıp benzeyen bir oyuncak bebeğe kendini kaptıran bir başkası, kimliği komşularının onu kim olarak gördüğüne bağlı olarak değişen bukalemun bir karakter... BELKİ BU DEFA, BELKİ ŞİMDİ / ALOIS HOTSCHNIG / YÜZ KİTAP

alfa

Ortaçağda Büyü

Ortaçağın karanlık yüzü büyü bu kitapla aydınlanıyor! Richard Kieckhefer’in, antikçağdan, ortaçağın büyü geleneğine, saray kültüründeki yerine, ruhban sınıfının etkisine değin pek çok dilde yazılmış kaynakları bir araya getirerek hazırladığı kapsamlı çalışması Ortaçağda Büyü, insanoğlunun büyü yaparken nelere başvurduğuna, bu yolda cinlerden, perilerden, ölülerden ve ruhlardan nasıl yardım istediğine dair ürkütücü fakat bir o kadar da merak uyandırıcı bir çalışma. ORTAÇAĞDA BÜYÜ / RICHARD KIECKHEFER / ALFA YAYINLARI

eliot

Bir Şairin Yaşamöyküsü: T. S. Eliot

Yazdığı eleştirel biyografilerle tanınan John Worthen, ünlü şair T. S. Eliot’ın yaşamöyküsünü kaleme aldı. Ne tuhaftır ki, T.S Eliot yaşamının hiçbir döneminde biyografisi yazılsın istemedi. 1938’de muhtemel edebi vasisine, “saklanabilecek her şeyi saklamasını” ve “hakkında yapılacak tüm kitap girişimlerini vazgeçirmesini” söylemişti. Ancak o da en az diğer meslektaşları kadar başına bunun geleceğini biliyordu. Çünkü çok az sayıda yirminci yüzyıl şairinin biyografisi Eliot’ınki kadar ilginç bulunmuştur. Şiirinin başarısı bir anlamda da çalkantılı yaşam öyküsünden gelir. Şiiri, zaman zaman şiddetli, zengin, garip, sevimsiz ve ahlak dışı seslerin duyulmasını talep eder. BİR ŞAİRİN YAŞAMÖYKÜSÜ / JOHN WORTHEN / İTHAKİ YAYINLARI

KAFKA

Kafka'dan yana Kafka'ya karşı

Kafka üzerine yazılmış ilk eleştirel metin 'Kafka'dan Yana Kafka'ya Karşı' Herdem Belen ve Hüseyin Ertürk'ün çevirisiyle dilimize kazandırıldı. 20'nci yüzyılın en orijinal ve açık sözlü filozoflarından biri olduğu halde yakın bir tarihe kadar gölgede bırakılan Günther Anders, özgün üslubu ve yorumuyla, okuyucuların zihninde ayrı bir Kafka imgesi oluşturacak. Yazar, çok az zaman ayırabildiği edebi metin incelemelerinden birini 2'nci Dünya Savaşı’nın hemen ardından yayımlıyor. Kafka'dan Yana Kafka'ya Karşı, Kafka'nın dünyasına giriş yaparken, rahatsız edici, iç karartıcı ve gerçekleri ortaya koyan bir tarzla okuyucuyu sarsıyor. KAFKA'DAN YANA KAFKA'YA KARŞI / GÜNTHER ANDERS / İTHAKİ YAYINLARI 

murat

Dokuz Anahtarlı Kırk Oda

"Kırk Oda, Üç Aynalı Kırk Oda ve Yedi Kapılı Kırk Oda’dan sonra bu kez gene aynı akrabalık, komşuluk ilişkilerini sürdüren benzer yapıda çatılmış, ortak merkezli dokuz hikâyeden oluşan Dokuz Anahtarlı Kırk Oda ile devam ediyorum yıllar önce çıktığım yola, yolculuğa. Yıllar önce söylediğim ve söz verdiğim gibi, kırk odalı bu dizinin son kitabı olacak Sonuncu Oda’nın sonuna kadar izini süreceğim kırk masal..." - Murathan Mungan. DOKUZ ANAHTARLI KIRK ODA / MURATHAN MUNGAN / METİS YAYINLARI

DiN

Din Felsefesi

Din Felsefesi, dinlerin var olmaya başladığı günden beri süregelen en önemli fikirleri ve tartışmaları, bu alanın önde gelen otorite ve akademisyenlerinin kaleme aldığı on sekiz farklı makaleyle kapsamlı bir şekilde sunuyor. "Tanrı’nın varlığına ya da yokluğuna dair sunulabilecek argümanlar nelerdir, eğer sonsuz iyilik sahibi bir Tanrı varsa korkunç acılar ve kötülükler neden var, Tanrı niçin görünmüyor, ölüm neden var ve ne anlama geliyor?" gibi soruların irdelendiği kitap, din felsefesinin üzerine inşa edildiği tarihsel temelleri somut biçimde ortaya koyuyor. Ayrıca Feminist Din Felsefesi, Doğu Dünyasında Din Felsefesi, dinlerin bilimle etkileşimi gibi yakın zamanda ön plana çıkmaya başlayan konular da ana başlıklar halinde ele alınarak detaylı biçimde okura sunuluyor. DİN FELSEFESİ / PAUL COPAN, CHAD MEISTER / AYRINTI YAYINLARI

htaner

Günün Adamı - Dışardakiler

Haldun Taner’in ilk oyunu Günün Adamı 1952’de yasaklanmasının ardından, 1962’de Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda sahnelenebilmiştir. Bu durumu kitabın önsözünde Haldun Taner şöyle dile getirir: “Bu piyesi bir bakıma bir tenis topuna benzetmek kabildir. Bıraksalar öbür toplar kadar, hatta belki onlardan az sıçrayacak bir tenis topu. Ne var ki, bunu hızla yere çarptıklarından fazla ses çıkardı, tavana kadar sıçradı.” Dışardakiler ise Haldun Taner’in ikinci oyunudur. Altı tablodan oluşan oyun ilk kez 1957’de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. Oyunda 1950’lerde topluma egemen olan “serbest teşebbüs” anlayışının yarattığı kültürel yozlaşma ve değerler çatışması başarıyla yansıtılır. GÜNÜN ADAMI - DIŞARIDAKİLER / HALDUN TANER / YAPI KREDİ YAYINLARI

DARBE

Darbe Yıllarında Dersim

Darbe Yıllarında Dersim, araştırmacı Mesut Özcan’ın 12 Eylül 1980’de Tunceli Valisi Kenan Güven öncülüğünde başlatılan dinsel seferberliğin izlerini süren bir kitap. Özcan bu yakın tarih çalışmasını önemli ölçüde dönemin tanıklıklarına dayandırıyor. 12 Eylül Darbesi’nin Türk-İslam sentezci ideolojisini Alevi coğrafyasında nasıl pratiğe geçirildiğini anlatan çarpıcı bir kitap Darbe Yıllarında Dersim.  MESUT ÖZCAN / DARBE YILLARINDA DERSİM / DOĞAN KİTAP

damızlıkkız

Damızlık Kızın Öyküsü

Türkçede çok uzun yıllar sonra ikinci kez yayınlanan, Margaret Atwood’un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, Atwood’un tasarladığı erkek egemen bir oligarşinin egemenliğindeki gelecek, bir çevre felaketinden sonraki dünyayı anlatır. Bu dünyada ABD, otokratik bir yönetime dönüşür. Bu ülkede tüm hakları ellerinden alınan kadınlar, işlevlerine göre gruplara ayrılmıştır. Gayri-Kadın adı verilenler kolonilere gönderilmiş, üreme yeteneğine sahip olan az sayıdaki kadın ise Damızlık Kız olarak komutanların emrine verilmiştir. DAMIZLIK KIZIN ÖYKÜSÜ / MARGARET ATWOOD / DOĞAN KİTAP

berlin

Berlin Mektupları

“Berlin Mektupları” Haldun Taner’in 1935-1984 yılları boyunca öğrenci ve yazar olarak bulunduğu Almanya gözlemlerini içeriyor: Hitler’in yükselişi, siyasal mücadeleler, soğuk savaş yılları, füze rampaları, yeşiller hareketi, hava kirliliği, Türk işçiler sorunu, Alman Çeşmesi... Yirminci yüzyıl Almanyası tarihsel, toplumsal, siyasal, kültürel açıdan renkli bir üslupla gözler önüne seriliyor. HALDUN TANER / BERLİN MEKTUPLARI / YAPI KREDİ YAYINLARI

aylin

Murakami'nin Kedisi

Murakami'nin Kedisi, Beyoğlu'ndan Prag'a, pagan büyülerinden psikanalize uzanan geniş bir yelpazede geçiyor. Senaryo yazarı Lal, eşi Umut’a öfkelenip ardına bakmadan evi terk etti. Kendini Beyoğlu’nda, St. Antoine Kilisesi apartmanlarında buldu. Çok sevdiği yazar Haruki Murakami’nin Pera Palas’ta yapılacak bir panel için İstanbul’da olduğunu öğrenince kulaklarına inanamadı. Otele geldiğinde kapıda bir kargaşa vardı, biricik Murakami ise suratını asmış, lobide öylece oturuyordu. Edebiyat devinin kedisi yer yarılmış, içine girmişti! MURAKAMİ'NİN KEDİSİ / AYLİN OFLAZ / DOĞAN KİTAP

nedim

Uzun Bir Ayrılık İçin Kırk Kısa Şiir

Tutku ikliminde geçen, teni kutsayan şiirler… Edebiyatın her dalında eserler veren Nedim Gürsel’in ilk ve tek şiir kitabı bu. Şiirlere Adil Salih’in desenleri eşlik ediyor. Daha önce Milliyet Sanat, Gergedan, Gösteri gibi dergilerde yayımlanmış olan bu şiirler Nedim Gürsel’in ifadesiyle 'mazide kalmış' ama bellekteki etkisi hâlâ süren bir aşk için… UZUN BİR AYRILIK İÇİN KIRK KISA ŞİİR / NEDİM GÜRSEL / DOĞAN KİTAP

met

Yasak Olmayan Hazlar

Psikanalistler yasak hazlar aracılığıyla insanı keşfetmeye çalışırlar. Yasaklar çoğunlukla arzuyu kamçıladığından, yasak hazlar hep öne çıkar, hep daha çok arzulanır. Peki ya yasak olmayan hazlar? Onların kıymetini biliyor muyuz, yoksa yasak olmadıkları için gözümüzdeki değerleri azalıyor mu? "Bu kitap, yasak olmayan hazların yasak olanlara nazaran haz konusunda bize anlatacak daha fazla şeyleri olup olmadığını konu alıyor," diyor Adam Phillips. "Bu doğru olsaydı, fazlasıyla ciddiye aldığımız onca şey ciddiyetini yitirirdi. Yasak olanın despotluğu bir şeyleri yasaklamasından değil, bize ne yapmak istediğimizi söylemesinden gelir — yasak olanı yapmak isteriz. Oysa yasak olmayan hiç emir vermez." İtaat, özeleştiri ve hayatın yaşamaya değer olup olmadığı gibi yakıcı meseleleri, yasak olan ve olmayan hazlar bağlamında ele alıyor Phillips. YASAK OLMAYAN HAZLAR / ADAM PHILLIPS / METİS YAYINLARI

cins

Cinsel Çeşitlilik

Kültürün mevcut normlarına uymayanlar marjinalleştiriliyor, ayrımcılığa uğruyor, suçlanıyor, hatta cezalandırılıyor. Ama bütün bu uygulamalara karşın gerek kadınlar gerekse erkekler arasında cinsel yönelim çeşitliliği ortadan kalkmadı. Kültürel yapı ne olursa olsun artık direnme, adalet ve küreselleşmiş bir kültürün özelliklerini talep etme yönünde dünya çapında bir hareket var. Vanessa Baird'in bu canlı ve ilgi çekici kitabı, cinsel çeşitliliğin hem tarihsel ve kültürlerarası bir dökümünü sunuyor, hem de güncel tartışmaları irdeliyor. Cinsel çeşitliliğin tanınması, saygı gösterilmesi ve ortak insanlığımızın çok önemli bir parçası olarak değer verilmesi yolundaki mücadeleleri aktarıyor. CİNSEL ÇEŞİTLİLİK / VANESSA BAIRD / METİS YAYINLARI