limo141

Limon Ağacının Şarkısı

Meraklı bir limon ağacının büyüme süreci, Arslan Sayman'ın anlatımı ve Deniz Üçbaşaran'ın resimleriyle hayat buluyor! Küçük limon ağacı ne zaman büyüyeceğini, çiçekleriyle meyvesinin hangi renk olacağını çok merak ediyordu. Bunu arkadaşı kanaryaya, bahçeye gelen çocuklara, sarman kediye, hatta Bilge Güneş’e bile sordu. Ama azıcık sabrederse, her şeyi öğrenecekti... LİMON AĞACININ ŞARKISI / ARSLAN SAYMAN / KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

pera141

Pera Mera

Murat Yalçın’dan köy ve kır yaşamına dair öykülerin yeraldığı 'Pera Mera' Can Yayınları ile okurlarla buluşuyor. “Kendimi değiştirmiyorum, dünyayı değiştirmiyorum ama gerçekliği değiştirerek, kendi hayallerimin arkasına gizleyerek kendi yenidünyamı kuruyorum... ” diyor yazar. Kitap kentle kır arasına sıkışmış hayatları değil, kentle kır arasında gidip gelen göstergeleri anlatırken. Pera’nın güncel simgelerinden biri haline gelmiş Hazzopulo Köpeği’nden yola çıkarak kent ve kır hayatlarını okuyucusuna yeniden anımsatıyor. Öykülerin en güçlü yanı bu; kokuların bize geçmiş bir zamanı, uzaklarda kalmış bir mekânı anımsatması. Murat Yalçın, dilimizin tadını çıkararak çok boyutlu bir şekilde kullanmış kalemini. Kitabın sonundaki “Pera Mera Sözlüğü” ve Murat Yalçın’ın seçtiği şarkılardan oluşan “Pera Mera Ezgiliği” de okuyucuya eşlik etmekte. PERA MERA / MURAT YALÇIN / CAN YAYINLARI

huz141

Huzursuzluk

Zülfü Livaneli yeni romanında bizleri Ortadoğu’nun bir gerçeğiyle yüzleştiriyor. Hikayenin merkezinde Mardinli Hüseyin ile Suriye göçmeni Ezidi bir kadın, tecavüzcüsünden kör bir kız çocuğu dünyaya getirmiş Meleknaz’ın aşk hikâyesi yer alıyor. Roman, İstanbul’da yaşayan gazeteci İbrahim’in, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberini almasıyla başlıyor. Daha sonra İbrahim gizemli bir kadının peşinde, Ezidiler ve kendi memleketi hakkında bilmediği pek çok şey öğrenir. Bir yandan da bölgenin, farklı inançlara karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu bizzat görür. Zamanla kendisi de umutsuz bir tutkunun esiri olacaktır… Okur, Livaneli tarafından kadim Mezopotamya’nın zengin insan potansiyeliyle de bir kez daha yakınlaştırılıyor. ZÜLFÜ LİVANELİ / HUZURSUZLUK / DOĞAN KİTAP

moyan

Saydam Turp

Eleştirmenlerin, dilini Gorki ve Soljentitsin'in şiirsel ve çarpıcı anlatımına benzettiği Mo Yan, bu kitabında Çin taşrasını anlatıyor. Fanteziyle lirizmi kaynaştırırken bürokrasiyi, kara mizaha, hatta yer yer doğaüstü unsurlara yer vererek irdeliyor. Taşra yaşamında halkın acılarına ve sevinçlerine değinen Mo Yan, ayrıca modern Çin'in kısa zamanda köşeyi dönen görgüsüz yeni zenginleriyle de okurlarını tanıştırıyor. Yazar Saydam Turp’un kahramanlarından Kara Çocuk'u şöyle tanımlıyor: ''İnsanüstü bir yetenekle acıya katlanabilen ve insanüstü bir duyarlılığa sahip olan o kara tenli çocuk, bütün yazdıklarımın ruhunu simgeliyor.'' 1994 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Japon yazar Kenzaburo Oe’nin, ''Ben Nobel Ödülü’nü vermek için birini seçecek olsam Mo Yan’ı seçerdim.'' sözleriyle değerlendirdiği Mo Yan, 2012’de Nobel Edebiyat Ödülü kazanan ilk Çinli yazar oldu. Saydam Turp’u Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirerek Türkçeye kazandırdı. SAYDAM TURP / MO YAN / CAN YAYINLARI

sibopson

Sibop

“Aslı, galiba ben kendimi evliliğe hazır hissetmiyodum. Geçen hafta evlendik mi gerçekten biz? Nikâh memuru inandı mı gerçekten, sözüme güvendi mi? Kara kaplı deftere atılmış öcü imzadan söz etmiyorum ben Aslı. Kimse ciddiye almaz ki beni... Seninle yaşlanmak istiyorum ama yaslanmak istemiyorum. Hem ne suçum var ki benim? Öyle köşemde saksı gibi duruyodum ben.Günün birini bekliyordum. Sen istedin. Geldin sen bulaştın bana.” Sibop, öyküleriyle tanıdığımız Başar Başarır’ın ilk romanı olan Sibop'da, romanın kahramanı kendini “acemi kolpacı” Orhan olarak ifade ediyor. Doğma büyüme Cihangirli Orhan, hukuk tahsili yapmış. Girdiği işlerde pek tutunamamış, ailesinin gözünden bile düşmüş. Kimse tarafından yüzüne bakılmayan biri. Öyle ki, adı “sibop”a çıkmış. Ama bir gün Orhan’ın yüzüne bakan bir kız çıkıyor ve roman başlıyor. Başar Başarır’ın bu sürükleyici, inandırıcı, azmettirici romanının öne çıkan yanı dili olabilir; bir solukta, Türkçenin tadına vara vara okuyacağınız Orhan’ın hikâyesini çok seveceksiniz. BAŞAR BAŞARIR / SİBOP / CAN YAYINLARI / 324 Syf.

hitchcock-y

Aşktan da Öte: Hitchcock Sinemasında Kişisel Bir Gezinti

Hakan Bilge bu kitabında Hitchcock sineması, yönetmenin ele almaktan haz duyduğu temalar ve kişisel saplantıları ele alınıyor. Hitchcockyen unsurlar psikanalitik bir bakışla çözümlenirken aynı zamanda kullandığı görsellerle de yazar, gerilim sinemasının ana unsurlarını okur için daha anlaşılır hale getiriyor. Amerikan sinemasında bir gezinti tadında yazılmış bu eserde, Notorious'u ve öteki Hitchcock filmlerini başka filmlerle karşılaştırmalı olarak bulmak, Ingrid Bergman ve Cary Grant ile diğer casusluk hikayelerini mercek altına almak mümkün. HAKAN BİLGE / AŞKTAN DA ÖTE: HITCHCOCK SİNEMASINDA KİŞİSEL BİR GEZİNTİ / DORUK YAYINLARI

laurids-y

Malte Laurids Brigge'nin Notları

Modern şiirin büyük ustası Rilke'nin tek romanı olan bu eserde, okurlar modern dünyayla, sanatla, aşkla, Tanrı’yla ve ölümle girişilen hesaplaşmalarda bir varoluş serüvenine çıkarılıyor. Aynı zamanda yazarın hayatından, çocukluğundan ve ailesinden de izler taşıyan bu kitap, Alman edebiyatında 19. yüzyıl realist romanından kopuşun da simgesi olma özelliğini taşımakta. RAINER MARIA RILKE / MALTE LAURIDS BRIGGE'NİN NOTLARI / İLETİŞİM YAYINLARI

eco-y

Edebiyata Dair

Eco'nun Dante, Cervantes, Borges, Shakespeare, Wilde gibi Batı edebiyatına yön vermiş pek çok yazarın metinleri üzerinden “Neden yazarız?”, “Edebiyatın yaşamlarımızda üstlendiği işlevler nelerdir?”, “Edebiyat ile tarihsel olayların gelişim süreçleri arasında ne tür etkileşimler bulunur?” gibi edebiyatın temeline inen sorulara cevaplar aradığı, 1980’lerden başlayarak 2000’lerin başına kadar kaleme aldığı denemelerin toplandığı bu kitap aynı zamanda yazarın samimiyetle paylaştığı deneyimlerini de barındırıyor. UMBERTO ECO / EDEBİYATA DAİR / CAN YAYINLARI

dali141

İşte Dali

Dünyanın en bilinen bıyıklarından birinin sahibi, genel kültür bilgisi olarak adı sayılan bir ressam… Ancak meraklı gözler için o bundan çok daha fazlası. Kendi olmakla gurur duyan, dikkat çekmek için elinden gelen her şeyi yapan, siyasi görüşleriyle kimi zaman sanat dünyasını öfkeden deliye döndüren, yaratıcılığıyla herkesi büyüleyen, kimilerine göre deli, kimilerine göre dâhi, kimilerine göre ukala. Sanatın bu uçarı çocuğunun pek de bilinmeyen hayatını merak edenler için karşınızda İşte Dalí. CATHERİNE INGRAM / İŞTE DALİ / HEP KİTAP / 80 syf.

takvim221

Resimli Türkçe Takvimi 2017

Artık bir klasik haline gelen Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi, 2017'de de masanızda... KOLEKTİF / İLETİŞİM YAYINLARI / 72 syf.

kockiri221

Koçkıri Kırımı 1920-1921

TBMM arşivinde bu güne kadar kullanılmayan 6586 Osmanlıca belgenin ayrı ayrı değerlendirilmesine özen gösterilerek, akademik hassasiyetle, tarafsız bir bakış açısıyla kaleme alınan Koçkıri Kırımı, başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere, Cumhuriyet' in inşası sürecinde muhalif unsurlarla ulus devlet mimarları arasındaki ilişkiyi, Alevi Sünni ayrışmasının tarihi arka planını araştıranlar için klavuz işlevi görecektir. MAHMUT AKYÜREKLİ / DERSİM KÜRT TEDİBİ / TARİH KULÜBÜ YAYINLARI

kurtlerle-turkler221

Kürtlerle Türkler / Bin Yıllık Geçmişin Kısa Tarihi

Mahmut Akyürekli, Kürt halkının devletle dolayısıyla Türk halkıyla kurduğu ilişkinin tarihsel gelişimine ilişkin başka bir ufuk açmayı hedeflemektedir. Kürt Sorunu olarak adlandırılan olayların tarihine kapsamlı ve iddialı bir biçimde oldukça geniş bir başka boyuttan bakmayı denemiştir. MAHMUT AKYÜREKLİ / KÜRTLERLE TÜRKLER / TARİH KULÜBÜ YAYINLARI

141sebnem

Ağaçtaki Kız

"Bu bir özgürlük ve aşk hikâyesidir. İki hasta gencin hikâyesi. Birisi benim." Böyle söylemesine rağmen bu aynı zamanda manzaraya hasret kalanların, aşkın, âşıkların, arkadaşlıkların, vicdan sahibi insanların, hayallerin, yere çakılmanın, bu hayatın romanı. Genç kız tam da bizi anlatıyor: gençlerini, çocuklarını, kadınlarını sevmeyen ülkeyi. Dallardaki kuşlar gibi cıvıl cıvıl diliyle bir solukta okunan, soluksuz okunan bir roman bu. ŞEBNEM İŞİGÜZEL / AĞAÇTAKİ KIZ / CAN YAYINLARI / 360 sf.

141yagmur

Şu Yağmur Bir Yağsa

Şu Yağmur Bir Yağsa tam da umutsuzluğun, iç hesaplaşmanın, bocalamanın ya da tökezlemenin içinde yeşeren umudu resmediyor. Eksiğini, olumsuzunu, kötüsünü görmeye aşina gözlerin tam zıddıyla karşılaşma ihtimallerini nüktedanlıkla sezdiriyor. Gözümüze sokmadan, bağırmadan yapıyor her şeyi. Tıpkı kendiliğinden yağan yağmur gibi. Öylesine, aniden. Bereketli, ferah. KÂMİL ERDEM / ŞU YAĞMUR BİR YAĞSA / SEL YAYINCILIK / 144 syf.

nihat221

Gözyaşının Çağrısı

Behram'ın ‘şiirözü' diye nitelediği bu yapıtlar bilinen sanat / edebiyat türlerinin hiçbirine benzemiyor. Yazar, en özgün şiirlerinin arkasındaki duygu / gözlem / bilgi birikiminin öykülerini çocuklar ve yetişkinlere masal diliyle anlatıyor. Anlatılanlar ressam Bayram Gümüş'ün renkleriyle bezeli. Öyküleri anlatılan şiirlerin de yer aldığı bu kitaplardaki ‘bilgi notlu görseller' yapıtların bütünlüğü içinde ayrı bir önem taşıyor. Bilgiler düşgücü harmanına bilimsel kaynaklarından derlenmiştir. Bu ‘bilgi notları' hem somut gerçeklikle, hem yapıtın omurgası olan şiirle, söylem / gözlem / yorum bütünlüğü içindedir. Şiirin öz itibariyle düş, duygu, bilgi, sezgi, kültür definesi olduğunu gösteren şiirözü yapıtlarıyla Behram, okura yepyeni bir türle, yepyeni bir zenginlik sunuyor. NİHAT BEHRAM / EVEREST YAYINLARI / sf. 130

ancakcolde141

Ancak çölde yaşayabilirler - Bir soykırımın tarihi

1915’te Ermenilerin Osmanlı topraklarında yaşadıkları, özellikle son yirmi yılda yoğun olarak tartışıldı. Ronald Grigor Suny, ‘Ancak Çölde Yaşayabilirler’de, 1915’e pek çok açıdan yeni bir perspektifle yaklaşarak, soğukkanlı, objektif ve dengeli değerlendirmelerle, yaşananların ardındaki dinamikleri anlamaya çalışıyor. Osmanlı modernleşmesinin getirdiği gerilimleri, Müslüman-gayrimüslim çatışmasını, iç ve dış güç dengelerini, İmparatorluğu çöküşten kurtarmak amaçlı arayışları, İttihatçı düşüncenin evrimini, Ermeni siyasi hareketlerinin doğuşu ve gelişimini, tüm bunların Birinci Dünya Savaşı sahnesinde üst üste binerek yarattığı dehşetli manzarayı titizlikle ele alan Suny, ustaca yazılmış, bütünlüklü bir tarihsel anlatı ortaya koyuyor. RONALD GRİGOR SUNY / ARAS YAYINLARI / sf. 504

surgun-ruhum

Sürgün Ruhum

Türkçeye çevrilen kitaplarıyla büyük ilgi gören Zabel Yesayan, ‘Sürgün Ruhum’da, uzun yıllar yurt dışında yaşamış İstanbullu bir ressam olan Emma’nın memleketine dönüşünden sonra yaşadığı iç hesaplaşmaları ve yaşadığı güçlükleri anlatıyor. Yesayan’ın 1915’ten sonra kaleme aldığı ilk edebi eserlerden olan ve 1922’de yayımlanan ‘Sürgün Ruhum’, yaklaşık 1910’da, özelde Ermenilerin ve genelde tüm Osmanlı vatandaşlarının yaşadığı gerilimleri arka plana alarak, bir memlekete ait olmak, kendini evinde bile sürgün hissetmek, her şeyin siyaset tarafından belirlendiği koşullar altında sanatla uğraşmak gibi temalar etrafında, hem bireysel hem de sosyolojik düzlemde bir Osmanlı fotoğrafı çekiyor. ZABEL YESAYAN / ARAS YAYINLARI / 88 sf.

141

Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi

Biçare Beşir Fuad'ın geçtiğimiz günlerde aziz canına kıyması işte böyle Schopenhauerizm gibi dünyevi insanlık şartları ile asla tatbik kabul edemeyen hikmetler neticesidir. Yakında Beşir Fuad başlığıyla iş bu zararlı hikmetin bir kat daha açıklamaları arz olunacaktır. AHMET MİTHAT EFENDİ / DERGAH YAYINLARI / 88 sf.

cocuklugu-olmayan141

Çocukluğu Olmayan Adamlar

Bu kitap, üzerine titreyecek kimsesi olmayan, hayata çok erken adım atmak zorunda bırakılan yetim çocukların hikâyesi. Antranik Dzarugyan’ın ilk kez 1955’te Beyrut’ta Ermenice olarak yayımlanan ve tüm zamanların en çok okunan Ermenice kitaplarından biri olan Çocukluğu Olmayan Adamlar’ı, Birinci Dünya Savaşı sırasında Felaket’in kucağına itilen, açlığın ve mahrumiyetin gölgesinde çocukluklarını ve hatta insanlığa olan inancını yitiren Ermeni yetimlere odaklanıyor. ANTRANİK DZARUGYAN / ARAS YAYINLARI / 224 sf.

suruc2

Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak

Suruç Katliamı'ndan sağ kurtulan yazar, aktivist Mehmet Lütfü Özdemir’in hazırladığı Suruç Katliamı Dosyası, Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak adıyla kitaplaştırdı. Kitap, Suruç Katliamı’nın öncesini, anını ve sonrasını tanıklarıyla ve siyasi arka planıyla ortaya koyan tarihsel bir belge niteliği taşıyor. MEHMET LÜTFÜ ÖZDEMİR / CEYLAN YAYNLARI / 232 Sf.

cicero

Ölümü Küçümseme

Tusculanae Disputationes, beş kitabın birleşmesinden oluşur. Ölümü Küçümseme, Cicero'yu derinden sarsan kızı Tulla'nın ölümü üzerine kaleme aldığı felsefi bir denemedir ve ilk kitaptır. Başta Akademiacılar, Epikurosçular ve Stoacılar olmak üzere, ölüm karşısında ve ruhun ölümsüzlüğü gibi konularda çeşitli felsefe okullarının görüşlerini değerlendirir. CICERO / DOĞU BATI YAYINLARI / 96 Sf.