'Kusursuz insan sıkıcıdır'

Özkan Özgür'le 23 sorunun konuğu yazar Feridun Andaç...

Özkan Özgür  oozgur@gazeteduvar.com.tr

1. Sizin için kullanılan hitap biçimlerinden hangisi daha çok hoşunuza gidiyor?
Yolda birinin bir şey sorarken, “dayı” demesini sevmem, ama “hocam” sözü çok anlamlı gelir bana!

2. Sizden daha zeki olduğunu düşündüğünüz arkadaşlarınız var mı?
Zekâ yaptığınız işle, edindiğiniz uğraşla ilgili olduğuna göre, elbette. Kimse zeki doğmaz!

3. Arada sırada saçma şeylerle uğraşmak zorunda olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Çöplük bilgim, bana bunu çok iyi anlatıyor, kimsenin hatırlatmasını istemem.

4. ‘Tüm yaşadığım sıkıntılara değdi bu!’ dediğiniz olaylar yaşadınız mı?
Daha çok yüzleştiğim, hayatı ve kendimi sorguladığım zamanlarda… Çünkü olaydansa sonrası durumlar daha çok ilgilendirir beni. İnsan, bundan sonraki durumda asıl ortaya çıkar. Pay çıkarmak, ders almak yerine sorgulamayı yeğlerim hep. Aynı suyla iki kere yıkanılmadığını bilmeniz gerek.

5. Bir evcil hayvanın insanı mısınız? Geçmişte böyle bir deneyiminiz oldu mu, ileride bir gün düşünür müsünüz?
Yayınevinde bir “Tarçın”ımız var, beni görünce delleniyor; ille de sev beni diyor. Onu sevmek için eldiven bile aldım! Zamanımı çalacak diye korkuyorum! Ama kesin ki insana sevmeyi öğretiyorlar, yani karşılıksız sevgiyi.

6. Çocukluğunuzdan kalan ve ilk fırsatta tatmak istediğiniz özel tat var mı?
Bence, “tatlar” demeli; yaşama tadı, masumiyeti çağrıştıran bütün tatlar…

7. Sanatın ya da sanatınızın neresindesiniz?
Şu an biten bir romanımın anlatı şemasının içinde, tasarlayıp yazma sanrısında olduğum tiyatro oyununun da tam ortasında.

8. Ezberinizde şiir var mı? Hangi şairin hangi şiiri?
Birçok şiir var diyemem! Ancak sevdiğiniz birine fısıldayarak okuyabilecekleriniz… Akılda tutulacak olanlar da sevdiklerinizdir elbette. Ama en çok da galiba Attilâ İlhan, Nâzım Hikmet’in Gurbet ve Hapisane şiirleri, bir de Lorca… “Üçüncü Şahsın Şiiri”ni kendimce ezgiledim bile! Çünkü şiir de imkânsızdan doğar.

9. Okuduktan sonra çok etkilendiğinizi düşündüğünüz bir kitap var mı?
Birçok kitap. Ben etkilenmek için okurum, ama çok seçerim. Şu an, birkaç gündür Shakespeare, Çehov ve Stendhal okuyorum bu yüzden, yeniden, yeniden…

10. En son ne zaman tiyatroya gittiniz?
Birkaç gün önce, sevgili Mehmet Baydur’umuzun “Yangın Yerinde Orkideler” oyunu, ondan birkaç gün önce ikinci kez “Popüler Gerçek”i izledim.

11. Belleğinizde yer eden ve tavsiye edeceğiniz bir film var mı?
Elbette, birçok filmden biri; hemen izlenebilecek yenisi Guiseppe Tornatore’den “La Corrispondenza”, ama ötesinde ise Tarkovski’den “Nostalgia”.

12. Size göre ‘yabancı’ kimdir?
Tanımaya çalıştığınız, ama kapılarını size sıkıca kapatan biri; sevmek istediğiniz biri. Ötesine ben “başka”sı ya da “hiç kimse” derim.

13. En son ne zaman haksızlığa uğradığınızı düşündünüz?
Üç maganda Mecidiyeköy’de sulusepken bir havada aracıma vurup kaçtıktan sonra, “ekip”teki “polis”le konuşmalarımızdan çıkardığım; “devletin çivisi çıkmış, ne soruyorsun be kardeşim” sözünü işitince; kimin haksızlığa uğradığını düşünmemdi! Ona haksız sitem ettiğimi düşündüm!

14. Hak etmediğini düşündüğünüz birilerine saygı göstermek zorunda kaldığınız oldu mu?
Bu olur mu bilemem, ama şöyle bir yaşama felsefem var: burnum yere düşse eğilip almam, kimseye hiç “eyvallah”ım olmadı hayatta. Bu nedenle hakkaniyetten, vicdandan yanayımdır, övgü de yergi de yaşama dengesi gibidir. Yaşadıkça öğrenirsiniz bunu da. her insanın “içgöz”ünde bir “insan terazisi” olmalı derim, bu da sizin yanılgılarınızı aza indirir.

15. Günlük hayatta görünce nefret ettiğiniz hareket nedir?
Dilenmek. Dilenene değildir öfkem; onu bu duruma getirenlere…

16. Sizi umutlandıran bir duruma örnek verir misiniz?
Gene de bir insanı sevmek… Hayatı, acıyı, kederi anlayarak karşılamak… Umutsuz yaşanmıyor ki!

17. Hayallerinizin peşinden koştunuz mu? Hayal kurmaya devam ediyor musunuz?
Hayal ve rüya, benim ikinci hayatım. Ama koşmasaydım, gitmeseydim yapamazdım, ayakta duramazdım, belki de yaratamazdım!

18. Rekabetçi olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Eksik olan yanım. Derim ki, kusursuz insan/hayat sıkıcıdır! Rekabet bu sıkıntıdan doğar sanki!

19. Özür dilemeyi ve teşekkür etmeyi ihmal ettiğiniz olur mu?
Sabrı öfkemden öğrendim; teşekkür etmek de bana özrün nerede/nasıl gerekli olabileceğini gösterdi. Gene de yanlışlar yapmamaya özen gösteririm.

20. Neyi ya da kimi özlüyorsunuz?

Geç tanıdığımı düşündüğüm insanlarla daha önce tanışamamış olmayı…

21. Stres atmak ya da kafanızı dağıtmak için ne yaparsınız?
Klarnetim var, ara ara onu üflerim; bir de resim yapmaktır beni sağaltan… Bunlar benim yeraltı hayatımın sırlarıdır.

22. Şu ana kadar geçen hayatınızı özetleyen kelime hangisidir?
Adanmışlık, ama hayata; hayatı anlamlandıran her şeye…

23. Allah geçinden versin, hak vaki olursa, geride kalanların sizi nasıl anacağını düşünüyorsunuz?
Hayatı sevdi, insanlık için çalıştı.10


Özkan Özgür kimdir?

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden mezun. 'Soğanın Cücüğü' adlı stand up gösterisi yapıyor. İletişim ve bireysel gelişim alanlarında danışmanlık yapıyor, eğitimler veriyor.