Sosyalizm ABD’yi kurtarabilir mi?

Amerika’da Demokratik Parti’yi destekleyen sosyalistler önlerinde büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorlar. Peki, Trump Çağı’nda sosyalizmi ABD’li emekçilerle buluşturmak düşünüldüğü kadar kolay mı?
dsa

Jefferson Morley*

Amerikan ekonomisindeki daralma ve Trump sonrası travma, Amerikan sosyalizmi açısından küçük bir sıçramaya vesile oldu. Geçtiğimiz hafta sonu yıllık kongre için bir araya geldikleri Amerikalı Demokrat Sosyalistler’e (DSA) bir göz atalım. Bugüne dek, DSA’nin safları hiç bu kadar kalabalık olmamıştı. Illinois-Chicago kampüsünde gerçekleşen toplantı için beklenen sekiz yüz delege, 2015’te grubun son toplantısına katılanların sayısının dört katından fazla bir sayıyı ifade ediyor.

Üç yıl önce DSA’nin 6500 üyesi vardı. Şu an 24.000 üye var; bunlardan 1000’i Trump başkan seçildikten sonra tek bir günde gruba katılanlardan oluşuyor. Grup 48 eyalette 150 bürosuyla küçük kentler ve kırsal kesimde en hızlı büyüyen yapılanma haline geldi. .

DSA Ulusal Yönetim Kurulu Üyesi ve Temple Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Joseph Schwartz, “1948’de düzenlenen Henry Wallace kampanyasından beri Amerika’daki en büyük sosyalist kuruluş haline geldik,” diyor.

“DİRİLİŞ”
Yeniden dirilen DSA, Amerikan İç Savaşı’ndan bu yana Washington’da görülen en gerici devlet yapılanmasına muhalefet edebilecek ve ona meydan okuyabilecek bir sol hareket yaratmak için çalışan bir grup ve toplumsal muhalefet içerisindeki en uzun ömürlü oluşumlardan birisi. DSA, MoveOn (Harekete Geç!), Our Revolution (Bizim Devrimimiz), Indivisible (Bölünmez), Swing Left and Others (Sarsıcı Sol ve Ötekiler) gibi hareketler Ulusal Demokrat Komite’ye katılmaksızın, Demokrat Parti’yi sol harekete çekmek istiyorlar.

Grup, 1974 yılında Demokrat Sosyalist Organizasyon Komitesi adıyla ve 1962 yılında “Appalachian’ların yoksulluğu” (New York’un güneyinden başlayıp Alabama, Mississippi ve Geogia eyaletlerine dek uzanan coğrafi bölge) ile ilgili The Other America (Öteki Amerika) adlı çok satan kitabıyla tanınan bir entelektüel olan Michael Harrington’ın önderliğinde kuruldu. DSA’nın en tanınmış üyeleri arasında, Amerikan aydınları olan Cornel West ve Barbara Ehrenreich de bulunuyor.

DSA, diğer sol hareketlerin çalışmadığı konularda faaliyetler yürütüyor: “S” ile başlayan kelime (sosyalizm) doğrultusunda azimle çaba gösteriyorlar.
Joseph Schwartz, “Sosyalizm, Hillary Clinton’ı utanç verici bir hezimete uğratan sermaye yanlısı mesajın panzehiri olarak görülüyor. “Değişiklik hususunda ölümüne kararlıyım,” diyor

Schwartz bir telefon görüşmesinde “DSA toplumsal zenginliği kontrol eden kişiler üzerine yoğunlaşıyor,” demişti. “Ekonomik alanda demokrasi olmadan, politik alanda demokrasiye sahip olamazsınız. Ekonomik-demokrasi olmadan ırkçılıkla mücadele edemezsiniz. Bazı insanlar şirketlerin gücüne güvenmekten bahsediyorlar. Bizse toplumsal (ortak) mülkiyetten bahsediyoruz.”

DSA’YA KATILIM ÇOĞALIYOR
Schwartz, “Buna ‘barista çalışanlarının isyanı’ da diyebilirsiniz,” diyor. “En hızlı büyüme, kolej eğitimi almış ama ‘son derece imtiyazlı’ olmayan gençler arasında yaşanıyor. Yüksek düzeyde sosyal birikime sahip fakat iş alanında mutsuz olan çalışanlar, mevcut ekonominin onlara bir gelecek sunmadığını ve bu sistemle bir bağ kurmanın kendilerine yardımcı olmayacağını görüyorlar.”

Grup, DSA’nın “Direniş Büyüyor: Devrim Çağında Sosyalist Strateji” isimli platformunda, halklar ve sektörler arası birlikler, topluluklar ve emeğin örgütlemesi yöntemiyle kapitalizm karşıtı bir politika yaratmayı kendisi için öncelikli amaç olarak benimsedi.

DSA, aynı zamanda Demokrat Parti içinde çalışmak gibi radikal bir yolu seçerek, değişimin içten dışa yönelmesindense, tamamen parti içinde bir değişiklik gerçekleştimeyi hedefliyor. Bazı DSA’lılar yeni bir işçi partisinin kurulmasını talep ederken, Schwartz “çoğu kişinin Demokrat Parti’nin oy pusulasını kullanmayı daha faydalı bulduğunu,” ifade ediyor.

Tarihsel bağlamdan kopan bir parti açısından, DSA ulaşılması muhtemel bir geleceğe dair bir yol haritası sunuyor. Kongreleri, DSA’nın önümüzdeki iki yıllık önceliklerini belirleyecek ve yeniden dirilmeye ihtiyaç duyan bir ulusal partinin ihtiyaçlarını karşılayacak.

Demokratlar bir mesaj vermek istiyorlar. Nancy Pelosi ve Chuck Schumer, “Daha İyi Bir Anlaşma” programıyla ortaya çıktılar; yapılan anketlerdeyse partinin olağanüstü derecede zayıf olduğunu gösteren bir sonuç söz konusu. DSA ise, daha kapsamlı ve iddialı bir mesaj veriyor ve “Herkes için Sağlık Güvencesi”, sağlık güvencesinin evrensel bir toplumsal hak olarak gören, tek ödemeli bir sistem öneriyor.

Danışmanlar ve şirket bağışlarıyla epey hantallaşan ulusal parti (Demokrat Parti), mesajını değiştirmeli ve bunu kapı kapı dolaşarak anlatmak için yerel bağlantılardan oluşan güvenilir bir hareket üssü kurmalı. DSA, tam da bunu yapıyor. Schwartz, “Demokrat Parti’nin aksine, 50 konuda ulusal strateji oluşturduk,” diyor. DSA delegeleri, geleneksel olmayan örgütlenme biçimleri yoluyla, örgütlü emekle ittifak kurma planları üretiyor.

YENİ BİR ANLAYIŞ, YENİ ADAYLAR
Demokratlar, özellikle DSA’nın popüler olabilecek sosyalist adaylardan oluşan bir siyasi kadro kurmakla meşgul olduğu eyaletlerde ve yerel bölgelerde yeni seslere ihtiyaç duyuyorlar. ADS, şu anda 16 üyesinin ülke çapında seçilmiş konumlarda görev yapıyor olduğunu ifade ediyor. DSA’nın toplum açısından en kıymetli hizmeti şöyle olabilir: Bernie Sanders dışında, toplumsal itirazı yükseltmek üzere yeni nesil bir lider ortaya çıkarmak.

DSA’nin ekonomik açıdan sorunlu zamanlarda üzerindeki ölü toprağını atması, Amerikan solcusu ve DSA üyesi tarihçi Michael Kazin’in “sınıf mücadelesi gerçekten önemlidir,” sözleriyle özetlenebilecek sosyalizm görüşünü savunduğunu gösteriyor. Öte yandan, Kazin, grup git gide büyüse de tarihsel standartlara göre hâlâ yeterince büyük olmadığını düşünüyor. 1912 yılında ABD’deki Sosyalist Parti’nin 120 bin üyesi vardı ve emekçilerin hakları, kadınlara oy hakkı verilmesi gibi temel sorunların dile getirilmesi amacını güdüyordu ve siyasete egemen olan partilere karşı, Birinci Dünya Savaşı’na karşı muhalefet etmek amacıyla, iki partili sistem hakkında çekimser bir tavır takındığını açıklamıştı.

Sanders destekçisi solun da gösterdiği üzere, Trump çağında olsa bile hâlâ etkili olmak mümkün. Ancak DSA gibi radikal örgütlerin her görüşünü paylaşmadığı ilerici hareket ve Demokrat Parti, Washington’da giderek daha otoriterleşen rejim karşısında uzun süre iktidardan uzak kalacak.

Schwartz, “Bağımsız bir sosyalist hareket inşa etmediğiniz durumda, tüm ilerici hareketler daha cılız ve daha etkisiz kalır,” diyor.

* Yazının orijinali Alternet sitesinde yayınlanmıştır.