Bahailer kendi vatanında zulüm görüyor

20 Nisan'da Bahailer en önemli bayramları olan Rıvan'ı kutlamaya başlayacak. Temeli Hayfa'da atılmış olan Bahailik inancının milyonlarca takipçisi bulunuyor.
bahai

İsrail’in Hayfa şehri kısmen yoğun bir gün geçiriyor. Hristiyanlar, 16 Nisan’da limanın etrafındaki kıvrımlı yollarda Paskalya’yı kutladılar. Geçtiğimiz gün, bölgenin Yahudileri sinagoglarında Şabat Bayramı (Hamursuz Bayramı diye de bilinir/ç.n.) ibadetini gerçekleştirdiler. 20 Nisan’dan itibaren küçük bir Bahai topluluğu, en önemli bayramları olan Rıvan’ı kutlamaya başlatacak. Hayfa’daki Bahailer yalnız değil. Dinin temeli burada atılmış olsa da dünya çapında milyonlarca takipçisi bulunuyor. Peki kimdir Bahai?

ŞİİLİĞİ TEKRAR YORUMLADILAR

İnançları nispeten yeni denebilir. 1844 yılında, kendisini “Bab” (Arapçada “Kapı” anlamına gelir) olarak adlandıran bir tüccar İran’da vaaz vermeye başladı. Şii İslam’ı yeniden yorumladı ve Tanrı’nın yakında Musa, (İsa) Mesih ve Muhammed gibi yeni bir peygamber gönderdiğini beyan etti. Bahailer, Bab-Baha’u’llah’ın takipçilerinden birini peygamber ve dinlerinin resmi kurucusu olarak görüyorlar. Pers ve Osmanlı imparatorluklarının zulümlerine maruz kalan Baha’u’llah, topluluğun kutsal metinlerini yazdı. Ayrıca Bab’ın gömülme alanını seçti: Hayfa’da Akdeniz’e bakan çok güzel bir yer.

Kökenlerine gelince, Bahailik diğer dinlerin inanışlarıyla etkileşim içindedir. İslam’daki gibi, alkol yasaktır. Tıpkı Müslümanların Mekke yönünde ibadet etmeleri gibi, Bahailer de Hayfa yakınlarındaki Baha’u’llah’ın gömüldüğü eve doğru dua ediyor. Hinduizm ve Budizm dahil olmak üzere, diğer kadim dinler de onurlandırılmaktadır. Pers kültürü oldukça baskındır. Bahailer, İran yeni yılını kutlar ve Zerdüştlüğe büyük değer verir. Bahailer, ırk ve sınıf ayrımlarını aşan “insanlığın birliğine” inanmaktadır. Bu tavrı, yerli Amerikalılar gibi savunmasız toplumlar içerisinde inançlarının yayılmasına yardımcı olmuştur. Pasifik Okyanusu’nun diğer tarafında, Bahai inancı Papua kabileleri arasında da oldukça popülerdir: Bahailer, bazı Hristiyan misyonerlerin aksine, yaşamakta olan geleneklere uyum sağlaması nedeniyle insanları baskı altına almaz. Bu duruma örgütlenme yetenekleri de olumlu bir katkı sağlamaktadır. “Öncüler” dini yurt dışında yayarken, liderleri kadınların eğitim hayatında yer almasını desteklemektedir. Bolivya’dan Çad’a dek dünyanın dört bir yanında yedi milyondan fazla Bahai bulunmaktadır.

 

İRAN’DA ZULÜM GÖRÜYORLAR

Ancak, esneklik inancın yayılmasına yardımcı olsa da kimi sorunlara neden olmaktadır. Birçok İslam âlimi, Bahaileri mürted (dinden dönmüş) olarak kabul eder; ilk müminler, Muhammed’den sonraki peygamberleri reddeden Müslümanlardır. Ayrıca, inancı eleştirenler, Bahaileri büyük bir şiddetle suçluyor ve Hayfa’daki tapınakla Siyonizm arasında bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Neticede, Bahailik Müslüman dünyasında, özellikle de İran’da oldukça fazla zulüm gördü. Son yıllarda yüzlerce İranlı Bahai tutuklandı ve geçen yıl eylül ayında Bahai bir adam Yezd kentinde öldürüldü. Bahailer Yemen’de de hapsedildiler. Bahai diaspora gruplarının baskısı kısmen etkili olabilmekte. Örneğin, artık Mısır Bahailerinin kimlik kartlarında “Müslüman”, “Hristiyan” veya “Yahudi” tercihleri arasında bir seçim yapması zorunlu değildir. Üniversitelerde yasaklanan Bahai inancını öğretmek için özel bir okul açılmıştır. Ancak Bahailer, dinleri başka yerlerde geliştiği için, Ortadoğu’nun kimi bölgelerinde acı çekmeye devam ediyorlar.

Haberin aslı The Economist‘de yayınlanmıştır.  (Çeviren:TarkanTufan)