'Benim üniversitelerim': Melek Göregenli, Nilgün Toker ve...

'Sadece personelleri değil kurumları da tasfiye ediyorsunuz. Üniversiteleri tasfiye ediyorsunuz. Kendinizi tasfiye ediyorsunuz…'
Barış bildirisine imza atan çok sayıda akademisyen KHK'ler ile üniversitelerden uzaklaştırıldı. Barış bildirisine imza atan çok sayıda akademisyen KHK'ler ile üniversitelerden uzaklaştırıldı.

Orhan Gazi Ertekin

-İktidardaki Türk-İslam-Ulusol ittifakı, bugün, “1909 tensikatı”nı bile kat be kat aşan bir tasfiye sürecine girmiş durumda. Bu durum 12 Eylül darbesinin “1402’likler faciası”nı dahi gölgede bırakan bir açık şiddet ve tehdit ortamının derinleştirilmesi anlamına geliyor. Hiçbir savunma alınmadan sadece KHK’lar ile devlet personeli ve üniversite çalışanları ihraç ediliyor, biçimsel hukuki süreçler tamamen lağvediliyor, kurum personelleri hükümet ve müttefikleri ile “uyum-uyumsuzluk”ları temelinde tasnifden geçiriliyor. Farklı politik duruşlar derhal düşmanlaştırılıyor, kriminalleştiriliyor. Ezcümle yeni iktidar koalisyonu artık şiddetini hukuksal sınırlarda geliştirmekten vazgeçti. Hukuku koruyucu şiddet dönemi çoktan bitti. “Dostlarımıza zaten adil davranırız. Yasalar düşmanlarımız içindir” bile demiyorlar artık. Bizi çağıracakları hukuk alanını onlar terk ediyorlar…

-Artık çok açıktır ki “2016 tensikatı”, devlet ve kurumlar alanını açık bir talan alanına dönüştürmeye başlamıştır. İnsanların çalışma alanlarına bütün bir hayat alanlarını tarumar edecek biçimde müdahale edilmekte, “genel müsadere”den lince kadar uzanan hukuk dışı uygulamalar birbiri ardına gelmektedir…

Fotoğraf, Kaos GL'nin sitesinden alınmıştır.

-Bu uygulamaların en son örnekleri Prof. Melek Göregenli, Prof. Nilgün Toker ve adını burada sayamamaktan dolayı utandığımız daha nice derviş öğretim görevlilerine kadar uzanmış bulunuyor…

-Buradan ilan ederiz ki KHK’larınızla ihraç ettiğiniz bu öğretim görevlilerinin öğrencisi olmaktan hep gurur duyduk duyacağız. Onlarla kendi üniversitemizde öğrenmeye devam edeceğiz.

-1909 Tensikatının mimarları olan İttihatçılar kurumları ayakta tutacak bilgi ve geleneği tasfiye etmeyecek kadar akıllıydı. Bolşevikler devrim sonrası geçmişin bilgi birikimi ve disiplinini elinde tutmak için “çifte komiserlik ilkesi”ni devreye sokacak kadar akıllıydı. Siz ise sadece personelleri değil kurumları da tasfiye ediyorsunuz. Üniversiteleri tasfiye ediyorsunuz. Kendinizi tasfiye ediyorsunuz…

Allah sonunuzu hayretsin…

 


Bu metinde yer alan fikirler yazarına aittir. Gazete Duvar’ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.